şükela:  tümü | bugün
  • borca giren düğün sahipleri,sefasını süren ise gelen konuklar,ulan bu basbaya enayiliktir başka bişey değildir.
    yakınlarda abimin düğünü var gitmemeyi düşünüyorum mesela. ama sadece düşünüyorum o kadar
  • esnafın yüzünü güldürmektir. eldeki birkimin tüketilip dünya kadar borca girmektir.
  • (bkz: takı töreni)
  • facebook, yaz geldiği için düğün fotoğraflarıyla doldu, adeta rüküşlük, kıroluk, görgüsüzlük geçiti. asırlardır süre gelen bu lüzumsuz ritüelin günümüzdeki yapılış amacı %90 lık bir oranla "evlatlarına bir düğün bile yapmadılar dedirtmeyiz elaleme" diyen aileyi memnun etmektir. onların ise asıl amacı bu gösterişi yapmanın yanı sıra yıllar boyu dağıttıkları altınları geri toplamaktır. peki dağıtılan altınlardan daha fazlasını bu gereksiz gecenin organizasyonu için harcayınca geriye ne kalıyor: sıfır.
    peki ya o günün, evlenen kişilerin en mutlu günü olması gerekirken, onları dünyanın en kıro ve gereksiz organizasyonu olan düğün konsepti içerisine zorla sokmak zulüm değil mi? "hadi şimdi salondan içeri girip mal mal dansedin, hadi şimdi inanılmaz eğleniyormuşçasına oynayın, hadi şimdi pasta kesin, hadi masa masa dolaşıp altın toplayın, hadi şimdi de odanıza gidip sevişin" falan.
    oynamaktan nefret edenler içinse daha da bir zulüme dönüşür. tüm gözler üzerindeyken kasıntı ortam ve kıyafetler içerisinde şıkır şıkır oynamanızı beklerler, oynamayınca da eleştirirler çünkü bu sizin en mutlu gününüz ve oynamak zorundasınızdır.

    toplumun hayatımızı yönetiyor oluşunun en zavallı örneğidir düğünler. tüm amacı da toplumun sosyal beklenti açlığının doyurulmasıdır. yemişim en mutlu günleriymiş. ipleri "elalemin" elinde olan kuklalarız hepimiz. bu ve daha bir çok konuda.
  • acıkmış olmalıyım.

    (bkz: yaran yanlış okumalar)
    (bkz: dürüm yapmanın asıl amacı)
  • iyice düğüm olmak içindir.
  • gösteriştir. elâlem görsün diyedir. başka bir amacı yok. gittiğim her düğünde neden sıkılıyorum ben ya? dün de fark ettim tekrar ve tekrardan. bu düğünleri ben sevemiyorum ya, valla. hayır sevdiğimi zannediyordum, ne bileyim hazırlıklar, görüntü, heyecan filan güzel sanıyordum ama her hevesle gittiğim düğünde sıkılıyorum, bende mi bir sorun var?

    gerçi dün bunun nedenini anladım. düğünler artık tamamen "eğlenmek, bir şeyi kutlamak için" değil; elâlem görsün, herkes tarafından yapılan ve teamül haline gelmiş şeyleri sırf gerçekleştirmiş olmak için yapılmaktadır.

    misal insanların artık düğünde eğlendiklerini sanmıyorum, bir düğünde yapılması farz olan şeyleri yapmış olmak için gelin de damat da artık düğüne bir görev bilinciyle yaklaşıyor. bunu da en net pasta kesimi esnasında görebilirsiniz. müzikle içeri giren pasta, oynayan garsonlar, bıçakla gele. garson, kartondan süslü bir pasta, kesiyor-muş gibi yapan gelinle damat, garsonun pastadan bir dilim kesmesini beklemeleri, iki çatal ile karşılıklı yedirme çabaları... yahu bu ne ya? eğlencesi nerde? samimiyeti nerde? şimdi dün gittik lüks bir otelde lüks ve hoş bir düğüne. her şey ince düşünülmüş ve muazzamdı. evet dedi her ikisi de sıra ilk dansa geldi. n'oldu? vals! ders almışlar belli, birileri öğretmiş valsi. ama gel gör ki adam kütük, kız ondan da kütük. yani karşımda resmen iki maymun çiftleşiyormuş gibi hareketler yaptılar. eee ne bu şimdi? belli ki kız istemiş bu kısmı. ama güzel olacağız, herkesin yaptığını yapacağız diye resmen azap çektirdiler millete. yani sende o kumaş yoksa yapma yavrum böyle bi şey. özenme millete.

    desen ki gündelik hayatta aç bi vals müziği dans edelim, aç bi jazz dinleyelim, bir blues konserine gidelim o ne derler ama iş düğüne gelince vals olacak ilk dans! sonra ne oluyor? yine yollar ankara havasına çıkıyor. hah!

    ınsanların, toplumun dayattığı ve yapılması zorunlu gibi görünen, amacını sapmış düğünleri sevmiyorum.
  • gosteristen baska bir sey degildir. sade bir nikah artisi belki yemek neden insanlara kafi gelmez anlamiyorum. anlayabilecegimi de sanmiyorum.
  • genelleme olarak doğru, özelde yanlış tespit. düğün var, düğün var. giyinmeye veya araba seçmeye, ev dekore etmeye benzer düğün. maddi imkanların çerçevesinde tarzını yansıtır. büyük bütçe ile saçmalayabilir, makul bir bütçe ile gayet şık bir "davet" vermiş olabilirsin. bizim ülkemizde davet vermek diye kavram oturmadığından gelenek görenek faşizminin gölgesinde kalır düğün olayı.

    bir düğün organizatörü konuştu.