şükela:  tümü | bugün
  • zatım sayesinde oluşmuş bir diyalogtur.

    kış nedeniyle soğuktan eller çatlamıştır ve bunu farkeden iyi niyetli arkadaş
    - ellerine krem sürsene çatlamış. der

    o saniye düşündüğü şeyi bilinçsizce söyleyen ben:
    - boşver bir gün nasıl olsa toprak olacaklar.

    bu iyi niyetli arkadaşın yüzü tam bir facia...
  • kendi semtimiz de olan nadide bir tekstil mağazasında staj gördüğümüz dönemdedir, semt bizim olduğundan bir çok arkada$ın iğrenç espirilerine $ahit olunmaktadır.

    örneğin: bakarmısınız, o kaça, bu kaça, $urası olmamı$ $eklin de.

    günlerden bir gün reonları düzenlemekle me$gul iken giri$ten arkada$ların geldiği görülür ve çaktırılmaz, arka dönük vaziyette i$e devam edilir, derken belirli bir süre sonra bir ses.

    - pardon bi bakar mısınız?

    +(duymamazlıktan gelinir)

    - pardon yardımcı olurmu sunuz?

    + yardım meleğimiyim ben karde$im yardımcı olayım. * *

    arkaya bir dönülür arkada$ diye beklenen bir mü$teridir, dumur olunur ba$tan a$a kaynar suların akı$ı izlenir.aynı gece eldiven varmı diye soran bir mü$teriyede ercan bey çıktı diye cevab verilir ve salak salak bakılır olay çözüldükten sonra bir $ekil de telafi edilir. (bkz: rezillik diz boyu)
  • bigün kasetçideyken iki çocuk girdi içeri:

    çocuklar: abi sizde vuruşlu kaset var mı?
    tezgahtar: ???

    (ben bu esnada kendimi dışarı zor attım ve patladım kapının önünde, tekrar girdim içeri)

    ben: nası yaa :p
    çocuklar: ya, böyle, arabada dinlemek için, dıp tıs dıp tıs, bööle vuruşlu yani...
    tezgahtar:!?!?!
  • odada geçen bi diyalog ders calısmaları gereken insanlar başka bi oda insanından rica eder

    ++hocam kulaklıkla bile dinlemeyeceksin müzik oradan daha bile çok ses geliyor.

    -- yaaa saçamalamayın kulaklıktan nasıl ses gelir yaa.

    ++ ee neden kulaklık takıyosun

    -- sıcak tutuyor ondan ehehehe
  • forum istanbul'u ilk defa görecek ben ve alışveriş merkezi aşığı teyzem arasında.

    - oralarda yoktur böyle yerler.. (oralar: san francisco)
    - evet teyze yok aslında.. (gayri ihtiyari)
    - a a ne gerizekalı bir yer orası. (orası: amerika)
  • baba yaklaşık iki hafta önce iş bankası internet şubesinden ogs talebinde bulunmuştur. bu sabah, kapı çalar, kurye ogs'yi getirmiştir. baba evde değildir anne de eşinde nüfus cüzdanı, kuryenin merdivenleri çıkmasını beklemektedir.

    kurye babanın ismini verir, baba iştedir,
    a: buyrun nüfus cüzdanım, eşim evde değil.
    k: ( azar modu ) hiçbir şartta kesinlikle size teslim edemem bunu, benden bunu istemeyin kesinlikle ( duyan da çok gizli belgeleri verecek zannediyor )
    annenin başı zaten kalabalıktır, sinirlenir ama uzatmaz
    a: peki madem öyle, firmanızın telefonunu verirseniz arayalım, eşim çalışıyor, randevu alalım geleceğiniz gün evde olsun.
    k: ben bilmiyorum telefon numarasını.
    a: firma adını söyleyin o zaman numarayı biz bulalım.
    k: hangi firma olduğunu da bilmiyorum, yeni başladım ben. ( yorumsuz, hala dumurdan çıkamadık, çalıştığı firmayı bilmeyen bir insan )
    anne iyice sinirlenir
    a: peki ne yapmamızı bekliyorsunuz, siz gelene kadar evden çıkmasın mı eşim?
    k: otursun beklesin banane, teslim almak istiyorsa beklemek zorunda, istemeseydi madem, madem çalışıyor, iş adresini verseydi o zaman,
    bu şekilde söylene söylene, cevap vermeye fırsat bile bırakmadan çeker gider.
  • metroya biniyorsunuz.
    iki tip sizi kesiyor.
    takım elbiseli bir genç ve yanında bir hatun kişi.

    genç size bakıp "cık diyor, idare eder."
    kız diyor "beğenmedin mi?"

    bu dialog aralarında devam ediyor.
    siz de yanları başındasınız.

    genç diyor; "benden uzun mudur?"
    baya net,dibinize gelip boy ölçüşüyor.

    siz de gözünüzü ayırmadan gözlerinin içine bakıyorsunuz.(ters ters)
    (bkz: ters ters bakmak)

    genç saatine bakarak diyor ki "dur saatimden konuşalım da o'ndan konuştuğumuzu anlamasın."
    siz bir kızın bir de gencin gözüne bakıyorsunuz.

    ineceğiniz durak geliyor.
    genç size dönüp, "iyi günler" diyor alçak sesle.

    siz de "size de iyi günler" diyorsunuz.
    (gıcık ses tonuyla)

    çocuk şaşırıp arkasını dönüyor.
    bu dumur dialog bir metre karede yaşanıyor.
    bünye gülüyor.

    "memleket deli cesareti dolu" düşüncesiyle terk eyliyorsunuz metroyu.
  • klasik üniversiteli kız(lar)ımızı küçültüp cebe sokma vakası.

    diyaloğa girilen şahıs: d.g.ş
    ben: lu
    1. kız arkadaş: 1ka
    2. kız arkadaş: 2ka
    2. kız arkadaşın annesi: 2kaan

    okuldan çıkmış, yaklaşan sınavın tutuşturduğu götle ders çalışmak üzere 2. kız arkadaşın evinin yolunu tutmuşuzdur, apartmandan girerken d.g.ş ile karşılaşılmış selamlaşma faslından sonra asansöre geçilmiştir. tesadüf budur ki herkes 6. kata çıkmaktadır. ve işte o anlar:

    d.g.ş: aa, siz de mi 6?
    2ka : ivit. siz bize gelmiştiniz galiba?
    d.g.ş: aa, sen 2kaan hamın'ın kızısııın. maşallah, okuldan mı çıktınız?
    2ka :(en hanım hanımcık edasıyla) evet.
    d.g.ş:bu kızlar da okul arkadaşların mı, hepiniz aynı sınıfta mısınız?
    2ka :(devam ediyor aynı eda) evet okuldan çıktık, ders çalışıcaz şimdi de.
    d.g.ş: ne güzel ne güzel, (binası yeni yapılan liseyi kast ederek) hemen şurdaki okuldaydınız di mi?
    ( bi' süre bahsi geçilen okulun lise olduğundan da şüphe ettik, ilköğretim mi acaba diye..)
    2ka :ha yok biz üniversitedeyiz..
    1ka :(gülerek) 1. sınıfız ama, yeni başladık.
    lu :(içten içe hüzünle karışık kopuş)
    d.g.ş: ooo, maşallah maşallah hiç de göstermiyosunuz, daha küçük duruyosunuz.
    biz :...

    6. kata gelinir, d.g.ş 2kaan'la işini halleder, gider ve lu kopar.

    2kaan:(muzip bakışıyla)noldu? naaptınız?
    2ka :biz yapmadık bize yapıldı!
    1ka :az önceki "teyze" bizi liseli zannetti, şurdaki okuldaydınız di mi dedi.
    2kaan:e küçük gösteriyosunuz ama, ne güzel işte.

    19 yaşındaki 3 insana bunu tüm içenliğiyle söyledi kadıncağız. 2kaan teyzeciğim, o dediğin güzellik 30-35 yaşındaki ablalarımız için geçerli. çocuğu küçük gösteren ebeveynler sözüm size, anlayın bunu artık. "ne güzel işte herkesin eline geçmiyo genç görünmek" bıdı bıdı'larına girmeyin rica ederim..

    işin hoş yanı 1ka'nın "teyze" dediği insan 30 yaşından fazla değildi, hiç üzülmedim ama.. varsın gene desin.