şükela:  tümü | bugün sorunsallar (1)
  • frank herbert'in muhteşem hayalgücünün yarattığı evren, ve bu evrenin merkezindeki gezegenin adı.

    okumaya karar verip de "lan çok kitap var, nereden başlayacağım? hangi sırayı takip edeceğim?" diyip kafası karışan kardeşlerim, kitapların şu sırayla okunması gerekir.

    klasik dune serisi:

    1. dune (çöl gezegeni dune) - 1965
    2. dune messiah (dune mesihi) - 1969
    3. children of dune (dune'un çocukları) - 1976
    4. god emperor of dune (dune'un imparator tanrısı) - 1981
    5. heretics of dune (dune'un kafirleri) - 1984
    6. chapterhouse dune (dune rahibeler meclisi) - 1985

    hanedan üçlemesi:

    7. dune house atreides (dune atreides hanedanı) 1999
    8. dune house harkonnen (dune harkonnen hanedanı) - 2000
    9. dune house corrino (dune corrino hanedanı) - 2001

    cihat üçlemesi:

    10. dune the butlerian jihad (dune butleryan cihadı) - 2002
    11. dune the machine crusade (dune makinelerin seferi) - 2003
    12. dune the battle of corrin (dune corrin savaşı) - 2004

    klasik dune serisi'ne ek:

    13. hunters of dune - 2006
    14. sandworms of dune - 2007

    dune kahramanları:

    15. paul of dune (henüz tercüme edilmedi) - 2008
    16. the winds of dune (henüz tercüme edilmedi) - 2009

    bu sıra dune evreninde geçen olayların kronolojik sırasına uygun değildir. ancak olayları ve kavramları anlayabilmek için şahsi görüşüm bu sıranın takip edilmesi gerektiği yönündedir.
    oğul brian herbert ve kevin j. anderson tarafından kaleme alınan 13 ve 14'üncü kitaplar, frank herbert tarafından yazılmış ve ucu açıkta kalan ilk 6 kitabın hikayesini sona erdiyor ama o kitapta bize sunulanları tam olarak anlayabilmek için özellikle 10, 11 ve 12'inci kitapları okumuş olmamız gerekli.

    --copy paste değil alın teri bu arada.--
  • basılmadan önce 23 kez reddedilmiş ve en nihayetinde, otomobil kullanım kılavuzları basan küçük bir yayınevi tarafından basılmıştır.

    sonuç: dünyanın en çok satan bilimkurgu romanı olmuştur.

    meali: elinizdeki şeyin kıymetine inanıyorsanız asla vazgeçmeyin.

    dipnot: okumadıysanız muhakkak okuyun. dune, kendi türünün ötesinde bir başyapıttır.
  • derler ki bu eser, kitabı okunmadan sadece filmine bakarak yüzeysel olarak her yorumlandığında arrakis'te bir kum solucanı can verir.

    -prenses irulan'ın yazdığı muad'dib'i anlamak eserinden-
  • tekrar tekrar okunulasi bir saga. okudugum en iyi bilim kurgu kitab(lar)i. arapca kokenli kelimeler, col dunyasi, upuzun bir kronolojisi ile cok cok siradisi bir kurgu. hele ucuncu kitabtan sonraki felsefi, sosyolojik cozumlemelerin haddi hesabi yok. filmini cok sevmedim, boyle buyuk kurgu dunyalarin filmi cevrilmemeli bence, guzel olmuyor cunku.
    okuyun, okutturun.
  • kendi kendime bir kitap ayracı yapmıştım, siyah karton üzerine beyaz kalemle hani şu meşhur benegesserit rahibelerinin "korkmamalıyım, korku akıl katilidir, ....." şeklindeki öğretilerini yazmıştım. annem bir gün benim kitaplarımdan birini okurken arasında bulmuş, yanıma gelip yarım saat "canım kızım neden korkuyorsun ne oldu nen var dırdırdır cırcır" diye başımın etini yemişti, sonunda kitabı açıp göstererek elinden kurtulmuştum.
  • dune kişiyi hapseden olay örgüsünün yanında barındırdığı özlü sözler ile de dikkat çeken bir kitaptır... gerçek olmasını istemediğiniz bir evren (bkz: #1366360) ve gerçek olması gereken karakterle beraber gerçek hayat da kullanabileceğimiz pek çok tavsiye içerir... bunlardan bazıları:

    • başlangıç dengelerin doğru olduğuna dair en hassas ihtimamın gösterileceği zamandır.

    • soyluluk kurnazlık gerektirir.

    • popüler bir adam güçlerin kıskançlığını uyandırır.

    • besin-güvence-özgürlük yalnızca içgüdü ile elde edilmez.

    • hayvani bilinç ne verilen anin ötesine geçebilir ne de kurbanlarının soyunun tükenebileceğinin fikrine erişebilir.

    • hayvan yok eder, üretmez.

    • hayvani zevkler duyu seviyelerine yakın kalır ve algısal olandan kaçınır.

    • insan, üzerinde evreni görebileceği temel bir koordinat sistemine gereksinim duyar; isteyerek odaklanmış bilinç senin koordinat sistemini oluşturur.

    • tüm maddeler-hücreler-varlıklar geçicidir. içlerinde sürekli akış için çaba harcar.

    • hayvanlar bir kapandan kurtulmak için bacaklarını ısırarak kopartabilir. bir insan ise kapanda kalır; acıya dayanır ve avcıyı öldürüp kendi türüne yönelen tehdidi ortadan kaldırma umuduyla ölü taklidi yapar.

    • nefret; asla unutmamamız gereken gerçeklerden dolayı. sevgi ise yalnızca temel gerçek.

    • imkansızlar; yalanı bilmeden doğruyu görmeye kalkışmak ve karanlığı görmeden de ışığı.

    • gençlik ve güzellik gittiği vakit fark edilecek ki ikisi arasında bir zamanlar denge ile dolu olan o yer maharet ve becerilerin tükenmez bir kaynağı haline gelir.

    • oğlunu çok fazla korursan, herhangi bir yazgıyı gerçekleştirecek kadar güçlenemez.

    • boyun eğen hükmeder.

    • dünya dört şeyle ayakta durur; bilgenin ilmi, soylunun adaleti, cesurun yiğitliği, haklinin duaları. ama tüm bunlar hiçbir şey değildir, yönetme sanatını bilen bir yönetici olmadıkça.

    • bir yönetici zorlamayı değil ikna etmeyi öğrenmeli. en iyi adamları etrafında toplamak içinde ortaya en iyi kahve ocağını koymalı. ve bulunduğu yerin dilini kavrayabilmeli.

    • yaşamın sırrı çözülecek bir problem değil tecrübe edilecek bir gerçekliktir.

    • bir süreç durdurularak anlaşılmaz. anlama sürecin akışıyla birlikte hareket etmeli ona karışmalı onunla birlikte akmalıdır.

    • hangi duyularımızın eksikliği dört bir yanımızdaki diğer dünyayı görmemize ve işitmemize engel oluyor?.

    • oğul babanın uzantısından başka nedir ki?

    • tuzağın nerede olduğunu bilmek, ondan kurtulmanın ilk adimidir.

    • adamların sadakati; üstün olduklarına dair inançlar, gizli antlaşmaların gizemi ve acıyı paylaşma duygusu körüklenerek sağlanabilir.

    • akil vücuda emreder ve vücut itaat eder, akil kendisine emreder ve dirençle karşılaşır.

    • kökünden sökülmüş bitkiyi öldürmek kolaydır, özellikle düşman ellerde.

    • hızlı öğrenmenin ilk koşulu ‘’nasıl öğrenmeli?’’ yi öğrenmek.

    • öğrenebileceğine dair kendine güven. her tecrübe kendi dersini taşır.

    • dağın tepesinden dağı göremezsin.

    • komutanlar daima kendinden emin görünmelidir; tehlikeli bir mevkide oturup asla bunu belli etmezken, bütün bu güvenin yükü omuzlarına biner.

    • savaş teorisi hesaplanmış riskten ibarettir.

    • göz ve pençeyle yönetmeli... tıpkı başka kuşların arasında atmaca gibi.

    • babanın insan , etiyle kanıyla insan olduğunu keşfettiğin andan daha korkunç bir aydınlanma ani muhtemelen yoktur.

    • hiç bir şey bir lidere şov havasından daha fazla bağlılık kazandırmaz.

    • zaptetmek için insan öz saygısına mal olabilecek kararlarla karşı karşıya kalabilir.

    • güç ve korku, devlet yönetiminin araçları.

    • asla olasılıklardan bahsedemezsin yalnizca olanaklardan söz edersin.

    • hediye, bahşedenin lütfüdür.

    • büyüklük geçici bir tecrübedir , asla kalıcı değildir.

    • bolluk insani tehlikeli bir tedbirsizliğe iter.

    • her genç organizma için en büyük potansiyel rekabet kendi türünden gelir.

    • büyüme; en az miktarda bulunan ihtiyaç maddesiyle sinirlidir. ve doğal olarak en az elverişli koşul büyüme oranını kontrol eder.

    • boğulmakta olup ta kendisini kurtarmak için sizin omuzlarınıza çıkan adam anlayışla karşılanabilir. böyle bir durumla oturma odanızda karşılaşmadığınız sürece.

    • atalarımızın uyguladığı şiddetin karşılığını öderiz.

    • kişisel problemlerle karşılaştığımızda, en derin kişisel şeyler mantığımızın incelemesi için dışarı çıkarmakta en çok zorlandığımız şeylerdir. gerçekten kafamızı meşgul eden o en derindeki asil şey dışında her şeyi suçlayarak onun çevresinde debelenmeye eğilimliyizdir.

    • güç iki tarafı da keskin kılıçtır.

    • insanların ruhsal kaslarını geliştirmek için zor günlere ve baskıya ihtiyaç vardır.

    • merhamet insafsız olmalıdır.

    • insani insanlardan ayrılmak üzer, bir yer yalnizca bir yerdir.

    • karşılaşacağın her şeyin değerini bilmeye hazır ol.

    • karanlık kör bir hatıradır, burunlar görür, kulaklar görür.

    • doğruluğa gösterilen saygı dürüstlüğün temeli sayılır.

    • tek çıkışı olan mağaraya kaçan herkes ölmeyi hak eder.

    • zamanın görüntüsü geniştir ama içinden geççiğimizde, zaman dar bir kapıdır.

    • bir planın başarısı içeriğine olduğu kadar uygulanışına da bağlıdır.

    • eğer sadece gözlerine bel bağlarsan diğer duyuların zayıflar.

    • korku akil katilidir. korku toptan yok oluşu getiren küçük ölümdür. korkumla yüzleşeceğim. üzerimden ve içimden geçmesine izin vereceğim. ve geçip gittiği zaman geçtiği yolu görmek için içimdeki göze döneceğim. korkunun gittiği yerde hiç bir şey olmayacak. yalnizca ben kalacağım.

    • devlet yönetiminin araçlarını daima keskin ve hazır tutmak gereklidir. güç ve korku... keskin ve hazır.

    • bir şeyin yokluğu varlığı kadar öldürücü olabilir.

    • yumuşadık ve üstünlüğümüzü kaybettik.

    • bir hinci vaktinden önce almak için her şey tehlikeye atılmaz.

    • bir düşünce dile getirilse de getirilmese de gerçek bir şeydir ve bir gücü vardır.

    • zihnin baskı anında hangi yöne gideceğini eğitim belirler.

    • bir sistemde ne kadar çok yaşam varsa, yaşamak için o kadar fazla yer vardır.

    • doğa felaketleri telafi etmeye, onları gidermeye yada azaltmaya kendi yöntemiyle onları sistemin içine dahil etmeye eğilimlidir.

    • birinin hata yapmasını engellemek, cennetten çıkmış hediye gibidir.

    • körpe kamış kolay kırılır. başlangıçlar çok tehlikelidir.

    • sağ kalabilmek yabancı bir suda yüzebilmektir.

    • ilerleme kavramı geleceğin dehşetlerine karşı bizim için bir koruma mekanizması görevi görür.

    • hayran olduğun bir düşmanın seni korkutması daha kolaydır.

    • bir adamı insan üstü yapan şey dehşet vericidir.

    • suç, başarısızlık hissi şeklinde başlar.

    • ihtiyat liderlik edecek bir adama yakışır bir özelliktir.

    • insan dengiyle yada dengine yakın olanla pazarlık eder.

    • korkulacak adam duyguları olmayandır.

    • baskı dinlerin gelişmesine neden olur.

    • mükemmel olanı ararken tehlikeyle karşılaşma olasılığı vardır.

    • bilinmeyenler endişeyi beraberinde getirir.

    • aristokrat evliliklerin sevgiden farklı sebepleri de vardır.

    • bir şeyi onu yok edebilenler onu kontrol eder.

    • altındaki tüm adamlar mevkine göz koyarlar.

    • bilgelik sevgiyi azaltır.

    • güvenli yola bakan göz sonsuza kadar kapanır.

    • adetler değişir.

    • zor görevler zor yöntemler gerektirir.

    • keder zaferin belirtisidir.

    • ümitsiz insandan tehlikelisi yoktur.

    • ihtiyatlı olmak adına yapılan hata eleştirilemez.

    ayrıca;
    (bkz: dune messiah/#9625607)
    (bkz: children of dune/#9625680)
  • banyo yaparken "lan bu kadar suyla bir fremen ailesi 1 yıl yaşar, ne yapıyorum ben" düşüncesine gark olmama sebep olan, süper kitap / seri / destan
  • nedenini bilmiyorum ama bu kitabı okumamış birisinin dünyayı ve beni tam olarak anlayamayacağı fikrine kapılıyorum..
  • ozellikle politika ve din felsefesi uzerine derin tespitleri ile aslinda herkes icin kulaga kupe olmasi gereken tavsiyeler ve uyarilar veren 6 ciltlik dev eser (oglunun yazdiklari pek iyi degildir). spoiler yok ama yine de okuyup okumamak sizin karariniz;

    -"din ve politika ayni arabaya bindiginde, arabayi surenler yollarinda hicbir seyin duramayacagina inanirlar. paldir kuldur gitmeye baslarlar. gittikce hizlanirlar, hizlanirlar, hizlanirlar. karsilarina engeller cikabilecegi dusuncesini akillarina bile getirmezler ve gozu kapali kosturan bir adamin cok gec oluncaya dek ucurumu goremeyecegini unuturlar."

    -"muhafazakar bir dinle politikanin karsilikli etkilesimleri onlenemez. bu guc mucadelesi, muhafazakar toplumun egitimine, ogretimine ve yetistirilmesine siner. bu baski nedeniyle boyle bir toplumun liderleri kacinilmaz olarak su nihai tercihle yuzlesmek zorunda kalirlar; yonetimlerini surdurmenin karsiligi olarak tam bir firsatciliga/cikarciliga teslim olmak ya da muhafazakar ahlak ugruna kendilerini feda etme riskini goze almak."

    size de tanidik geldi mi bu manzaralar?

    daha da ilginci ozellikle muhafazakar'ligin baskin oldugu yoksulluk/yoksunluk gibi seylerin ezici yukunun hissedildigi topluluklarda bir lider'in guclendikce etrafinda olusan ve onu muhafazakar topluluklarin hep mujdelenen ve beklenen kurtarıcıya donusmesi beklentisinin tavan yaptigina dikkat ceker. eger cok dikkatli olunmazsa cevredeki en sağduyulu elestirmenin, en acı soyleyen gerçek dostun bile zamanla kendisini bu olusan akil disi cilginliga kaptirip lideri elestirmeyi bir kufur kabul eden sapkin-hayranliga donusecegini gozler onune serer.

    -"bir dostun bir kula dönüştüğünü görüyorum diye dusundu. paul yalniz kalmisken odaya hizla goz gezdirdi; muhafızlarinin kendisinin huzurunda ne kadar duzgun ve teftise hazir hale geldiklerini farketti. aralarindaki gizli rekabeti ve ön plana çıkma çabalarıni hissetti; her biri muad'dib tarafindan fark edilmeyi umuyordu."

    bu manzara tanidik geldi mi peki? basit bir is yerindeki patrondan en yuksek mevkideki sivil/resmi gorevlilere kadar herkesin cevresinde bu cemberin olustugunu, başindan sonuna kadar topluma sirayet ettigini farkedebildiniz mi?

    iste bu sebeple gercekten ders kitabi olarak okutulmasi gereken bir evrendir dune.

    tabii bu yukaridaki uyarilari dikkate almasi gereken, kendisindeki yanlis yonleri, yanlis yonelimleri, tehlikeli girisimleri farkedip öz eleştiri yapmasi gereken asil muhattaplarin birakin dune okuyabilecek bir entellektuel birikimi, cin ali'yi bile algilayabildigi son derece supheli oldugundan bosuna kurek cekiyoruz.
  • genellikle insanlari 2 kutuba ayirmasinin sebebi anlatim dili ve yontemidir bu muhtesem mitosun.

    bu iki grup sirayla "abi cook iyi yaaaa, biliyosun fear is the mindkiller" diyenler ve "hih hic de bekledigim gibi cikmadi, adeta kendimi zorluyorum okumak icin" diyenler olarak ayrilir. sonra kendi aralarinda kavgaya tutusup "o kadar odul almis kitaplari nasil begenmezsin dümbük" "almis da bana mi almis, kotu kitap iste dingil" diye birbirlerine girerler.

    bu kiyametin kopma sebebi tipki a clockwork orange'daki gibi hicbir isindirmaya girismeden bodoslama sekilde bilmedigimiz bir dunyanin bilmedigimiz terim ve adetlerini siralamaya baslamasidir.

    yani daha basit bilim kurgularda gorulen uzay eriği muhabbetlerine girmeyip "gladonx'larimizi dogagad adetlerine gore yedik" (isimleri salladim) diye anlatmasi, ve bu tarz isim ve konularin bir anda okuyanin beynine yigilmasi sonucu okuyanı vazgeçirme eşiği yüksek olan kitaplarin icinde esigi en yukseklerden biri olmasidir. ozellikle dikkat daginikligi yuksek olan, sabir esigi dusuk olan kisiler dune serisini okurken cok zorlanirlar. cunku kitaplarin evrenine girmek biraz zaman almaktadir.

    o yuzden eger dune serisini okumak istiyor ama her seferinde cayiyorsaniz ilk 200 sayfayi yogun dikkatle, gerekirse defalarca okursaniz bu esigi asarsiniz. cunku o noktadan sonra o dil ve karakterler/olaylar/adetlere alistiginiz icin o anlamsiz kelimeler ve sacma gelen seylerin olusturdugu bariyer ortadan kalkip muhtesem bir kurgu evren onunuze serilir, bir daha da birakamazsiniz okumayi.

    nereden mi biliyorum? cunku dergide resimlerini gorup cok begendigim, amiga icin disketlerini cektirdigim dune oyunuyla (ilki, yani adventure'imsi olan) tanismistim bu evrenle. ne yazik ki amiga icin cok guzel grafiklere ve detayli oynanisa sahip olmasina ragmen oyunun ne halt hakkinda oldugunu anlayamamistim bende cogu kisi gibi. ornitophter'dan carthag-tuek'den, stillsuit'den, thufir hawat'dan ve daha bilimum ne oldugu anlasilmayan ivir zivirdan bahsediyordu. daha sonra kitabini gorup "aaa bu o muymus" diyerek okumaya calismis, basta zorlanmis, bir kere alisinca da birakamamistim. dune evrenini bildikten sonra oyunu tekrar oynayip yine bir halt anlayamamistim cunku sacma sapan bir oynanisi vardi aslinda.

    dune 2 konusuna girmiyorum zaten, o ayri bir dunyadir, gencligimizi yemistir, bizim gibi turn based manyagi adamlari real time strategy turunde maymun etmis, sinir hastasina cevirmistir. hatta dune 2 ve warcraft sevenleri tekme tokat birbirine giristirmis cok arkadasliklar yiktirmistir o donem; (bkz: dune ii warcraft savaşları)

    hepsi bir yana dune evreni, siyaset, guclunun yanina toplanan yalakalar, ayni masada birbirinin yuzune gulerken arkadan kuyu kazmalar, ince laf sokmalar, insan idaresi, toplum idaresi, yonetim, yonetim zaafiyeti, tuccarlarin gizli yoneticiler olup idarecileri parmaginda oynatmasi, gizli ve acik guc savaslari, kaynak kullanimi, icten pazarliklar, diplomasi, savas, baris gibi konularda adeta bir ders kitabidir.

    hatta senelerdir soylerim eger memlekette duzgun bir okul olsa tursusu cikmis adamlarin kagit uzeri sacma kuramlari yerine tum siyaset bilimcilere, siyaset analizcisi olanlara, yönetici adaylarına zorla okutup ezberletilmesi gerekirdi dune serisinin. o kadar muhtesem ve guncelligini surekli koruyan bir eserdir cunku dune mitosu.

    eger ki okumayaniniz varsa yanlislardasiniz benden soylemesi. vakit gecirmeden dune evrenine dalin, aileler arasi iktidar mucadeleleri surerken yoksullarin her zamanki gibi ezilmesine, buna ragmen gercek gucun yoneticilerde degil sessiz ve caresiz cogunlukta olduguna, bambaska bir dunyanin catismalarinin aslinda tam olarak bu dunyanin gelecegindeki su savaşlarına denk gelmesine, gozunuzun onunde canlanacak collere, col solucanlarina, okurken bile hissedeceginiz susuzluka, kisacasi muthis bir hayal gucunun hem olabildigince gercek disi hem de alabildigine gercekci evrenine taniklik edin.

    bir de filmi vardik ki onu bos verin, beni dinleyin bos verin, direkt bos verin, o kadar kotudur yani.

    neden su serinin dogru duzgun yuksek butceli bir film serisi yapilmaz, neden dogru duzgun bir en olmadi animasyon filmi olmaz, niye bu evrene tam manasiyla nufuz edebilecegimiz guzel yeni teknolojili bir oyunu yapilmaz bunca senedir anlamadim gitti.

    neyse ne kadar igrenc bir espiri de olsa arrakis yoresinden su turkuyle bitirmezsem olurdum bu entry'yi;

    penceresi cam cama muad'dib
    penceresi cam cama muad'dib
    selam söyle amcama muad'dib
    selam söyle amcama muad'dib