şükela:  tümü | bugün
  • asla cözemeyecegim aile baglarindan birinin adi.
  • lakap olarak da kullanılan bir kelime
  • evlatlarini evlendirmek suretiyle (bkz: kiz vermek) (bkz: kiz almak) akraba olan kimselerin birbirlerine karsi aldiklari sifat.
    ornek cumle:
    -oglunuzu evlendiriyormussunuz, dunurunuz kim ahmet bey?
    -eski arkadasim azmi.
  • cocuklari evlendi diye iyi geciniyor olmayi olene kadar surdurmek zorunda kalan ailelerden her birinin adi.
    dikkat ediyorum genellikle boyledir bu.
    yani,
    cocuklari evlenmese, tercihli olarak birbirlerine yakla$ma, dost olma $anslarini kullanmayacak aileler, evlilik vesilesi ile bir "iyi gecinme, hatta can ciger kuzu sarmasi" rolunu oynarlar da oynarlar, evlatlari icin.
  • yaşamın tuhaf bir kuralı da, kendileri geçinsin diye dünür olan -yani çocuklarını birbirine çatan, evlenmelerini ayarlayan- ailelerin (genelde iş ortağı, okuldan arkadaş, akraba falandırlar; ki artık kaldı mı böylesi bir faşizm, bilmiyorum) çocukları, bu evliliğe zorla sokulduklarından mıdır, aileler arasındaki baştaki tanışıklık beklentiyi iyice bir yükselttiğinden midir, hiç geçinemezler. onlar birbirlerini yedikçe zaten dünürlüğün de, bu proje evliliğin de kıymeti kalmaz, evdeki hesap, çarşıya uymaz. oysa, kaderin oyunu birbiriyle karşılaşıp nasıl ailelerden çıkarlarsa çıksınlar, bir araya gelmiş insanların aileleri, baştan temkinli adım attıklarından mıdır, çocuklarını arada bırakmaz hiçbir zaman, gerek yakınlaşıp gerekse mesafe koyarak, ama her daim üzerlerine düşeni özenle yerine getirerek gül gibi de geçinirler. artık ailelerin değil de, kadınla erkeğin evlendiğine dair çevremde gözlemlediğim en sevindirici gelişme, budur.
  • bir de, birbirlerine dünür olan aile bireylerinin karşılıklı olarak hitap şekli vardır. evli çiftin haricinde her iki ailedeki gençlerin diğer aile büyüklerine "dünür anne, dünür baba" şeklinde hiatp ettiği görülmüştür.
    işin hacmini iyice büyütüp, dünür abi, dünür abla, dünür hala, dünür teyze türleri de var mı acaba sorusu gelir aklınıza. gülme tutar... bi daha bırakmaz.
  • ingilizcede birseyi hediye eden, veren, bagislayan manasinda kullanilan donor den turkce kullanima gecmis kelime.
  • bayan olan kismisi yani gelin veya damadin kayinvalidesi olan dünür, saciyla farkini ortaya koyan, kalabaliktan cekip cikarilabilen bir kişiliktir..*

    sac omuz üstü kesilmiş, muhtemelen sari röfleleri olan, uçlari içe fönlenmiştir. ön kisminda kabarik bir kakul vardir.. bu kakul sprey yöntemiyle olaganca gücle kabartilmiş, sagdan sola veyahut soldan saga bir yelpaze edasiyla yönlendirilmiştir. uzaktan bakilinca yan yatmiş bir yarim ay, batan güneş, heybeli ada gibi şeyler cagriştirir insana..

    altin günü hastasi bayan saci modelidir.
    ilerleyen yaşlarda görümcelerin de saci bu şekli alacaktir.
  • birbirlerini ne denli severlerse sevsinler, hep bir adım temkinli yaklaşılması gereken akraba türü.
    ortak paydaları çocukları olan, aile büyüğü sıfatı taşayan anne ve babaların işi gerçekten çok zordur.
    çocuklarının sorunu olmadığı sürece çok iyi geçinirler.
    biri oğluna peri padişahının kızını, diğeri kızına peri padişahının oğlunu bile layık
    görmezken, sıradan bir insan oğlu ya da kızı gelip senin ciğerpareni alıyor.
    şimdi bu oğlanın ( kızın ) ailesiyle çok dip dibe, kıç kıça olunursa işte işin rengi ve kokusu değişir.
    en ufak tavır, hatta tamamen ortadan konuşulan bir konu, başkası söylese hiç dikkat edilmeyecek bir söz
    birden dünür kişisinin içindeki hiç bilinmeyen bir yeri gıdıklar. algılar açılır, antenlerin ayarı düzeltilir, savunma kalkanları * yükseltilir. hatta dil, dikkatlice bileylenir sivri hale getirilir.
    ortak paydanız bir anda yer değiştirir. çünkü evladın * olduğu yerde geri kalan herşey eksi sonsuzdur.
    insan gelinini, damadını ne kadar severse sevsin, bu ilişkide kendi çocuğunun üzüldüğünü gördüğü anda iş bitmiştir.
    şimdi empati yapmak gerek. aynı şey karşı taraf içinde geçerlidir. onun içinde kendi çocuğunun üzüldüğünü gördüğünde iş bitmiştir.
    doğal ve genetik içgüdü, herkesin önce kendi çocuğunu korumasına programlandığı için, insanı; dünürle hadi düşman demeyelim ama rakip hale getir.
    eh bunu bilerek dünür akrabalığına başlamakta yarar vardır.
    daima dikkatli, temkinli, kırk kere düşünüp bir adım atarak, üç düşünüp bir konuşarak hareket edilmeli.
    ve en önemlisi oğlunun ya da kızının evine zırt vırt gidip her şeylerine şahit olmamalı. sorunları olursa aralarına girmemeli, sorunlarını kendileri çözsün diye beklenmeli. eğer kendileri çözemez olur, yardım isterlerse ancak o zaman yardımcı olunmalı.
    kısacası her şeye burnunu sokan tiplerden olunmamalı. ve dünür kişisiyle çok fazla haşır neşir * olunmamalı.
    sözün özü, evladını çok seven kişinin yapacağı gibi hep uzaktan izlemesini bilmeli *
    yoksa dünürle ölüme kadar süren kırgınlıklar yaşanması kaçınılmazdır. *
  • ''canım annem, her akşam bıkmadan soruyor;
    -dünürler aradı mı?
    ''aramadılar'' diyorum. ''galiba sizi hiç sevmemişler..''
    - nasıl ya? diyor.
    - sorun onlarda değil bizdeymiş diyorum. mola mı versek dediler, diyorum. siz daha iyi dünürlere layıkmışsınız diyorum. yiyorlar.''

    kızları gerçekten sevmiş bir kere, gerekirse ailesinin bile gözü kör oluyor.