şükela:  tümü | bugün
  • güneş sisteminin 3. gezegeni. yuvamız.
  • doğduğum günden beri bitmeyen bir raksla dönen bizim parçamız isterdim ki sana hiç iyi bakmıyoruz, değerini bilemiyoruz ve bir gün hepimizden bu bize verdiğin suyu, toprağı ve nicesine kepçeyle alacaksın diyemiyorum, zira sen olanca güzelliğiyle devinim halinde uzay zamanda ilerlerken ben en basit insani gereksinimlerimi bile saçma sapan sistem, saçma sapan insanlar yüzünden karşılayamıyorum. sen beter haldesin dünya, ben senden de beter
  • başka gezegenlerde de hayat var mıdır? sorusunu sormamıza neden olan gezegen.
  • o kadar hızlı dönüyor ki , şeyhiyle aynı devirde nefes alabilen yok .
  • https://www.cumhuriyet.com.tr/…en-daha-kisa-1803886
    bilim insanları, dünya'nın kendi ekseninde son 50 yıldır hiç olmadığı kadar hızlı döndüğünü, bu sebeple bir günün artık 24 saatten daha kısa bir sürede tamamlandığını dile getirdi.

    ayrica yercekimi daha da zayif demek.
  • yankı gibi bir şarkı.
    enstrumanlar mistik bir yere çekiyor insanı. iç sesimizi suya aksettiriyor. zaman zaman da taşan sabrımız bize ortalığı tarumar edecek bir güç veriyor. gömleğimizi yırtıp rüzgara karşı yalınayak koşuyoruz. sonunda öylesine yoruluyoruz ki sırt üstü yatarak suya bırakıyoruz kendimizi.
    rüya bitiyor.

    edit: yavuz çetin şarkısı. (erkan oğur ile)
  • 138.mektup

    mevzuu: dünyayı kötülemek ve dünya erbabı ile sohbetten sakındırmak.

    ***

    not: imamı rabbani hz. bu mektubu, şeyh bahaeddin serhendî'ye yazmıştır.

    ***

    irşadı pek tamam oğlum; bu düşük, kendisine buğzedilmiş dünya ile mağrur ve mesrur olmamalıdır. yüce sultan mukaddes hakka ikbal sermayesini yitirmemelidir.

    ***

    düşünmek gerekir: ne alınıyor ve ne satılıyor?.

    âhireti dünya ile değişmek, halkı taleb ederek, hak'tan olmak sefahetten ve cehaletten ileri gelir.

    dünya ile âhireti bir arada tutmak ise.. iki zıddı bir araya getirmeye benzer..

    bir mısra:

    pek güzel olurdu; olsaydı dünya âhiret bir arada..

    amma olsaydı; olabilseydi..

    ***

    anlatılan iki zıddan hangisini istersen onu tercih et. hangisine istersen, nefsini ona sat.

    âhiretin azabı edebîdir; dünyanın metâı dahi az.. dünya hak katında, kendisine buğzedilmiş bir şey olup âhiret dahi kendisinden razı olunan bir âlemdir. bir şiir:

    istediğin gibi yaşa, ölümü tadacaksın;
    dilediğine yapış, sonunda ayrılacaksın.

    ***

    nasıl olsa, sonunda mutlaka, ayali ve evlâdı terk edip noksan sıfatlardan münezzeh hakka bırakacaksın. durum sonunda bu olduğuna göre, şimdiden kendini ölülerden sayasın; onların hepsini yüce allah'a ısmarlayasın. bir âyet-i kerimede allah-ü teâlâ şöyle buyurdu:

    — «zevceleriniz ve evlâdınız size düşmandır.» (64/14)

    bu, kesin bir hükümdür.

    ***

    defalarca dinledin. bu tavşan uykusu, yani:

    gaflet ve gurur ne zamana kadar sürecek?. mutlaka uyanmak, mütenebbih (tembihle uyanmış, ders alıp aklını başına toplamış) olmak lâzımdır.

    ***

    bilesin ki,

    dünya ehli ile sohbet ve onlara karışıp gitmek öldürücü zehirdir. böyle bir ölümle giden sonsuzlara kadar ölü kalır.

    akıllı olana bir işaret yeter.. bu kadar açık konuşmak ve sarahaten anlatmak şöyle dursun..

    ***

    meliklerin yemekleri her ne kadar lezzetli olsa da, kalbin marazını artırır. durum böyle olunca, felah ve necat nasıl umulur?. sakın, sakın, yine sakın..

    bir şiir:

    söylerim sana zîra, ulaşması şarttır;
    yorgunluk verse de faydalı nasihattir.

    onların sohbetinden kaç; hem de arslandan kaçtığından daha fazla.. bunlardan kaçmak, her ne kadar dünyevî ölümü icab ettirir ise de; lâkin âhirette faydalı olur.

    ***

    meliklerle karışıp oturmak, ebedî helaki muciptir; sonsuz ziyan getirir.

    ***
    bunların sohbetinden çok sakın; onların lokmasını yemekten çok korun. hele onların mahabbetinden sakın ha sakın.. hatta onları görmekten bile sakın..

    bir haberde şöyle geldi:

    «bir kimse, bir zengine zenginliğinden dolayı tevazu gösterirse; dininin üçte ikisi gider..»

    düşünmen gerek. onlara karşı bu tevazu, onların zenginlikleri için midir?. yoksa bir başka cihetten midir?. hiç şüphe yok ki: zenginlikleri içindir ve netice: dinin üçte ikisinin gitmesidir.

    durum böyle olunca, hani sende islâm?. necat nerde sen nerdesin?.

    ***

    bütün bu tekrarlar ve ısrarla üzerinde durmalar, şunun içindir: oğlum bilsin, ayrı cinsin lokması ve sohbeti; vaaz sözlerini anlamaktan, nasihatları aklen kabullenmekten kalbi perdeler. o kadar ki: ne bir söz, ne de bir kelime ona tesir edebilir..

    sakın ha sakın; bilhassa onların sohbetinden.. sakın ha sakın onları görmekten..

    ***

    noksan sıfatlardan münezzeh allah başarı ihsan eder..

    yüce rabbımız, bize ve size razı olmadığı şeylerden necat ihsan eylesin. seyyid'ül-beşer hürmetine ki o:

    — «gözü kaymadı; başka yana dönmedi..» (53/17)

    ayet-i kerimesi ile övülmüştür. ona ve âline salâtların en faziletlisi.. selâmların ekmeli..

    vesselam..
  • arthur schopenhauer'ın şu şekilde bahsettiği gezegen gezegen:

    "şu dünyayı tanrı yarattıysa, onun yerinde olmak istemem doğrusu. çünkü, dünyanın sefaleti yüreğimi parçalar. yaratıcı bir ruh düşünülürse, yarattığı şeyi göstererek ona şöyle bağırmak hakkımızdır: "bunca mutsuzluğu ve bu üzüntüyü ortaya çıkarmak uğruna, hiçliğin sessizliğini ve kıpırdamazlığını bozmaya nasıl kalkıştın?"
  • dünya'yı durduran başkası, döndüren insanın kendisiymiş. işte böyle yön gösteren, güç veren bir redd şarkısıdır.
  • söz yok ama çok şey anlatıyor. dinlemeden edemiyorum.
    şayet bilmeden dinlemiş olsaydım, bu parçadan kesinlikle erkan oğur geçmiş derdim. öyle bir erkan oğur esintisi var.

    bu denli usta iki insanın, bir daha bir araya gelemeyecek olması çok üzücü.

    yavuz çetin & erkan oğur - dünya