şükela:  tümü | bugün
  • güzellik yarışmalarındaki kızların soru-cevap bölümünde "dünya'da en çok istediğiniz şey?, boş bir adaya götüreceğiniz 3 şey nedir?" gibi bilimum sorulara vereceği puan kazanma amaçlı cevap. bu cevabı verirken gözlerinizin ışıldaması ve ağzınızı kocaman açıp dişlerinizi göstererek gülmeniz size + puan kazandıracaktır.
  • bir rafet hodo siiri.

    insanlığı yok edecek silahlar
    kardeş kardeşe düşmanca fikirler
    dostu düşmanı bilmeyenler
    dünya barışı ile yok oldular
    iki süper devlet lideri
    nihayet bir araya geldiler*
    konuştular tartıştılar
    dünya barışına karar verdiler

    barışa ilk adım böyle atıldı
    tüm insanların yüzleri güldü
    sonra özal'la , papandreu
    bir araya geldiler
    dünya barışıyla onlarda karara vardılar

    rafetin gönlü diler ki
    tüm savaşlar sona ersin
    tüm insanlar doıst olsun
    dünya barışı neşe mutluluk getirsin
  • tarihin hiçbir döneminde gerçekleşmemiş ve bundan sonra da gerçekleşmeyecek olgu..
  • dünya serifinin gerçeklestirmeye çalistigi bir seydir. yerse..
  • bulent ersoy'un baris isimli birine seslenme sekli. evet hep beraber tahayyul etmeye calisalim: "dunyaaa barisi"**
  • dünya barışından kasıt, insanların birbirlerini gırtlaklamadıkları bir dünyaysa, bunun gelecekte olabileceğine inancım sonsuzdur. üstelik üniversiteli moron komünistler grubunun tekrarlayıp durduğu şekilde kapitalizmin yok edilmesiyle falan alakası da yok. nasıl mı?

    şöyle ki, savaşmak insanın doğasında var olan birşeydir. birşey doğanızda varsa da onu durduramazsınız. e peki nasıl olacak? basit! ne zaman ki dünya dışı bir tehlike başlayacak, dünyalı olmayanlar dünyalılar için bir tehdit unsuru olacak, işte o zaman zencisi beyazı çinlisi bir araya gelip dünyalı kimlikleriyle yek vücut olacaklar ve dünyayı korumak adına birbirlerini gırtlaklamaktan vazgeçip başkalarını gırtlaklamak için savaşacaklar. alın size dünya barışı!

    "her şey karşıtıyla vardır" demiş birileri. savaş olmazsa barış ne ifade edecek ki? (bkz: yin yang)

    edit: geyik yapmak için yazılmamıştır, yazar ciddi birşeylerden bahsetmektedir.
  • eskiden varmış bu, sonra insan ırkı ortaya çıkmış.
  • üzerinde çalıştığım bir rapor için, üniversite mezunlarından oluşan deneklerimin ilki, babamın yanına gittim.

    "baba, şimdi bi soru soruyorum, lütfen samimi cevap ver. dünya barışı mı olsun istersin, yoksa soyak yenişehirden 4+2 bir daire mi?". zor bir soru sormuştum... kafasını kaldırdı, gözlerini kıstı, biraz düşündü. 3-5 saniye sonra soyak yenişehirdeki daireyi tercih etti.

    dayıma gittim; "erol dayı.." dedim. (tek dayım olmasına rağmen erol dayı diyorum kendisine. erol dayım o benim.) "dünya barışı mı olsun istersin, yoksa altına sıfır bir passat mı?" dedim. "passat olsun be sedat, dünya barışı nasılsa olur" dedi.

    annem'e gittim; "annecim birşey sorucam " dedim. "taşa basıyosun, ayağına terlik giy." dedi. terlik giydim geldim. "şimdi sor" dedi. "dünya barışı mı istersin yoksa kendi büyük işini kurmak mı? ". biraz düşündü, "tutacaksa ve büyükse, kendi işimi kurmak" dedi..

    abimin odasına gittim. kapıyı tıkladım. "gel, tamam" dedi. kapıyı ittirdim. iki pantolon, bir kazak, üç kitap kapı arkasına sıkıştı. devrilmiş sandalyeler, yatağın üstünden geçen kablolar, kapıdan sarkan kemerler artık beni şaşırtmıyordu. odaya bi göz gezdirdim, bir köşeden başlayıp; yerlerdeki, koltuklardaki ve yataktaki kıyafetlerin içlerine bakındım. nihayet yataktaki poların içinde mehmet'i buldum. kalın giyinmişti. çünkü mehmet'in odasında ayaz vardı.

    şaka değil, gerçekten... mehmet'in odasında ayaz vardı. oda o kadar soğuk ki bir keresinde mehmet mutfağa dalıp odasında her an yağmur yağabileceğini, odanın kendi hava olaylarını gerçekleştirdiğini anlatmıştı.

    "çok vaktini almayacağım. dünya barışı mı, 50 milyar nakit mi" dedim. "kaç yıl dünya barışı" dedi. "işte şimdi süregiden tüm savaşlar duracak" dedim. "dünya barışı" dedi. "insanlar ölüyor" dedi. gözlerim ıslandı. odasına bir damla yaş da ben bıraktım ve dev raporumu sonlandırdım.

    türkiye'deki insanların %75'i yılbaşında, yıldız kaydığında, kadir gecesinde veya dört yapraklı yonca bulduğunda dünya barışını dilemiyor, dilediklerini iddia etseler de yalan söylüyorlardı.