şükela:  tümü | bugün
  • dünya dışındaki gök cisimlerinde var olan yaşam. dünyamız üzerinde kendiliğinden ortaya çıktığı hakkında güçlü kanıtlar bulunan hayat sürecinin, başka gezegen ve ortamlarda da ortaya çıkmış olması güçlü bir ihtimaldir. bu nedenle konunun bilimsel bir perspektif ve duyarlılıkla ele alınması gerekmektedir. detay
  • jübiterin 2 uydusu ganymede ve europa ile satürünün uyduları enceladus ve titan ın bizim sistemin içindeki ikinci yaşam kaynağı objeler olması olasıdır.
  • arayışlarda bu aralar ortalık hareketli: merkür'de su var gibi (bkz: #31129181), mars'ta yüzeyin altında kanallar (oley, yeni!) bulmuşlar (bkz: #32681528), 2016'da mars'a insight (bkz: #29892891) gidecek - gerçi bu jeoloji amaçlı ama ekmek çıkar belki.

    kısaca artık elimiz ayağımız iyice etrafa yetişiyor, ölmeden önce europa'yı delip altındaki okyanuslarda hayat bulduğumuza da şahit olursam, vallahi gözüm açık gitmem bu dünyadan.
  • bu arada vostok gölü de umut veriyor ki dünya'da olduğu halde dünya ile pek alakası olmadığından burada yaşam bulmak kritik.
  • ancak kalintilarina sahit olacagiz gibime geliyor. ben isterdim ki direk canli kontaginda bulunalim. gelecek nesiller gorecek sanirim. gozumuz acik gidecek usta. suymus kanalmis isim olmaz, o uzayli picler buraya gelecek. hakkimi helal etmem.
  • insanın ne kadar harika varlıklar olduğunu bilmeyenler tarafından, insanlığın en büyük eserlerinin uzaylılar tarafından yapıldığı iddia edilebilir. ancak bundan 4-5 bin yıl sonra insanlar camilere bakacak ve insanlar bunu nasıl ve neden yapmış diye soracaklar. meğer aşırı gelişmiş uzaylılar güneş sisteminin bir modelini çıkardılar, o zaman orada niye sadece 4 gezegen modellenmiş diye sormak gerekir, o taşlar insanların bilim/din için yaptığı taşlardır. astroloji adındaki dini yaşayabilmek için gök cisimlerini iyi izlemek gerekliydi, bu taşlarsa gök cisimlerinin hareketlerini sınıflandırmak üzere dikilmiş taşlardı. çemberin merkezindeki yapının 21 haziran günü gün doğumuna bakması tesadüf değil.

    insanlar eskiden dünyanın yuvarlak olduğunu da, güneşin çevresinde döndüğünü de biliyorlardı. lanet olasıca dinlerin yayılması sonucu bu bilgiler unutuldu, iskenderiye kütüphanesi yakıldı falan. https://www.youtube.com/watch?v=yni7e3nkd8u
    eratosthenes'ten önce de biliniyordu dünyanın yuvarlak olduğu, güneşle ilgili kusursuz gözlemler yapılmıştı ve bu gözlemleri yapabilmek için büyük deneyler gerekliydi. bu deneyler sayesinde insanlık için astroloji astronomiye dönüştü. garip bir inanç bir bilime dönüşmüştü.

    sanat ve bilim birbirlerinin omuzlarına basarak ilerler diye düşünebiliriz ama öyle değildir. aslan kayasında görülen insan çizimleri kusursuz olmadığı gibi, uçarak temsil edilmiş olmalarının ardında kesinlikle uzaylı iması yoktur, srilanka aslan dağı m.ö. 5. y.y. falan denk geliyor, eğer o dönemin antik yunanına bakarsanız geri bile kalmış oldukları söylenebilir. uçan kadınların erotik veya dini anlamları olması çok muhtemel. bugün bile tanrıları bulutlar üzerinde uçarken resmediyoruz.

    insanlık çok büyük bir güçtü en azından dinleri bile belli bir gelişme sürecine mahkum ediyordu insanı babil kuleleri'nin nasıl bir şey olduğuyla ilgili birbirlerini tutan çok fazla tasvir var ve görünüşe bakılırsa bunlar muazzam mega yapılardı. peki amacı neydi, babil kulleleri üst tabakayla alt tabakayı birbirlerinden ayıracak şekilde tasarlanmıştır ve en tepesinde bir rahip yaşardı, bu rahibin görevi yıldızları izlemek ve kehanetlerde bulunmaktı. bu kuleler sayesinde insanlığın elinde ta o dönemden ayrıntılı yıldız haritaları vardı. 4 temmuz 1054 yılında çin'de süpernova gözlemlenmişti, ne kadar yakın bir zamandan bahsediyor bile olsak bu muhteşem bir gelişme. http://en.wikipedia.org/wiki/sn_1054

    küre meselesine hiç değinmek bile istemiyorum, zira aydınlatma gibi karmaşık bir teknoloji bile farklı yerlerde aynı anda bulunduysa, küre gibi temel bir geometrik şeklin aynı dönemlerde farklı coğrafyalarda yapılmış olması çok da şaşırtıcı olmaz. gene antik yunandan örnek vermek gerekirse:

    yunanlılar ve mısırlılar birbirlerinden habersiz geometri üzerine çalışıyorlardı, yunanlılar geometriyi bir ölçüm birimi olarak kullanmışlardı. her şeyi çember, üçgen gibi temek geometrilerle çözebileceklerine inanmışlardı, felsefeleri bile bunun üstüne dayalıydı. mısırlılar ise geometriyi yunanlılara göre daha çok uygulamışlar astronomik gözlemleriyle birleştirerek devasa piramitler dikmiştirler. mısırlılar aynı zamanda pili icat etmişlerdi ve açık beyin ameliyatı yapıp başarılı olmuşlardı. bunların hepsinin nedeni mısırlıların dinlerinin bunları yapabilmeyi sağlamasıydı.

    gel gelelim başlığın gerçek amacına;
    dünya dışı yaşam kesin sayılabilecek bir fenomendir, ancak mesele dünya dışında bir hayat olması değildir, bize yakın* akıllı canlılar olmasıdır.

    peki bu dünya dışı akıllı varlıklar neden bizi ziyaret etmiyor/etmedi. bu kadar uzun sürelik mesafeleri hiç bir akıllı canlı laf olsun diye gelmez, öncelikle bu seyahati yapmaya ihtiyaçlarının olması gerekiyor, ışık hızında bile çooook uzun sürecek yolculuklar mars'a gitmeye benzemez. kendi gezegenleri yok olmuş olabilir, voyager'i yakalamış olabilirler ve bizimle tanışmak istiyor olabilirler. hiçbir durumda şöyle bir bakıp gidelim demezler. zaten bir yapay yerçekimi yaratmaları gerekecektir. insanlık bunun için iki yöntem biliyor;
    ya küçük boyutlu bir karadelik yaratıp bunu kontrol altında tutacaksın ya da gemiyi döndürüp merkezkaç kuvveti yaratacaksın. ilk ihtimal dünyayı yok ederdi ve ikinci ihtimale uyan bir ufo görüntüsü göremedik. uçan dairelerin aerodinamik olarak uçmaları imkansız tabii.

    neyse vardırlar ama biz daha görmedik. belki yol üzerinde bizi görüp sallamamışlardı. kim bilir?
  • (bkz: #51985235)
  • bugüne kadar hep merak etmişimdir, ta ki şu fotoğrafları görene kadar. koltuğunda oturup o fotoğraflara bakan benim veya senin için o insanların uzaydaki başka bir gezegenden olması veya bilmem kaç kilometre ötede dünyanın bir ucunda olması hiç fark etmiyor. halkların bağlantı kuramadığı kopuk iki yaşam. pankart açmışlar kim bilir ne dertleri var, duyun sesimizi diyorlar. insan aynaya bakmayı bıraksa dünya dışı yaşamı iki adım ötesinde çok rahat görecek zaten.
  • inandığım yaşam.
    dünyanın biraz dışına çıktığınızda emin olun çok özel minik sevilesi öpülesi ısırılası yaşamlar var.
    keşke gelip bizi kaçırsalar ve üstümüzde akla hayale gelmeyecek deneyler yapsalar.
    mesela beni süper kahraman özellikleri ile donatsalar.
    gözlerimle sizi içinizi dışınızı zerrelerinize kadar görsem.
    sonra hiç acıkmasam.
    sonra parmaklarımdan alevler çıksa.
    eşyaları ordan oraya fırlatsam birbirine çarptırsam.
    sonra savaşları bitirecek bir isteğim daha var düğme gücü mesela öyle bir düşünce gücü ki siz onay vermedikçe yok olmadıkça asla o düğmelere basamasalar veeeeee rokettt atıldı birazdan patlayacak nidaları hiç duyulmaz sizce de hoş olmaz mı bakın bu düğmeye basma eyleminde seçimlerde de sizin karınıza oluyor çünkü hile yapamıyorlar bir nevi insan-tanrı oluyorsunuz.
    hadi bakın ben duru görü medyum bi insanım bence bunları kıçımdan sallamadım. kesin uzayın bir köşesinde bunları keşfeden minnoş tatlı uzaylı kardeşlerimiz var <3
  • koskoca evrende mutlaka güneş benzeri en az bir başka yıldız keşfedilecek, o yıldız etrafında dönen ve yaşam oluşana kadar dünyanın geçirdiği süreçlere benzer süreçler geçirmiş en az bir gezegen daha keşfedilecek. asıl soru biz bu gezegene ulaşabilecek miyiz, ulaşabilirsek o gezegen dünya kronolojisine görece hangi evrede olacak, ve ben bunu görebilecek miyim :)