şükela:  tümü | bugün
  • çok, ama çok tehlikeliler. gördüğünüz yerde koşarak uzaklaşın. yoksa bu insanların nasıl olup da bu hale geldiğini anlamaya çalışacak, hiçbir sonuca varamayacak, boşu boşuna kendinizi hırpalayacaksınız. hayatta böyle bir şey yokmuş gibi davranın. yani ben şahsen ufo'cuları, uzay tarikatçılarını filan bir şekilde anlayabiliyorum. ama mevlana ile uzay meselesini biraraya getirmek; kendi adıma konuşayım, benim boyumu aşıyor. kendinize güveniyorsanız, siz bilirsiniz.
  • ufoların, kayıp kıtaların büyük meraklısı olduğum lise yıllarımın ilk senesinde bir şekilde ulaştığım dernek. ama görmeliydiniz o zaman beni. bir elimde bilim teknik bir elimde mu, atlantis haritası. bir elinde kuran, bir elinde şarap gibi mide bulandırıcı bir sentezdi. neyse ben bu elemanları duymuştum. bizim validenin de küçükken ateşli hastalık geçirip akl-i dengesini kaybeden çocuklar gibi akıl melekelerini yıllarca çıkamadığı menepoz nedeniyle kaybeden bir arkadaşı vardı.
    bir ara bizim valideye sardı bu teyze. görseniz ama bir yalakalıklar, bir davetler, fasikül vermeler falan. fasikül de kutsal kitap adını verdikleri bir zamazingonun fotokopiyle çoğaltılmış bölümleri.
    ağdalı bir dilin bilimsel terimlerle yedirilmeye çalışıldığı bu fasiküllerde, dünya'nın yörüngesindeki gemisinden mesajlar ileten kaptan riviera ve altın çağı ile açılacak alfa kanallarımız hakkında söylenenler hafızamda sağlam yer edindiler kendilerine.
    biraz saçma gelmeye başlamıştı ki bir fasikülde karşılaştığım "papatya düzeni" gibi bir şey beni tam uyandırdı. plana göre, titan türü bir örgütlenme ile grup üyeleri açılacak ortak hesaba para yatıracaklar. paranın çekiliş şartlarında da sanırım rütbe olayının bir güzelliği vardı. mevlana, kardeşlik derken para olayı maskelerini düşürdü zaten.
    zaten papatya dediler mi kıllanacaksın aga. semra özal'ın papatya kadınları, teoman'ın "oğğ papatya" şarkısı derken bir de bu 3 etti.
    zaten nerde var kuş kafa kız; sorsan hepsi "en sevdiğim çiçek papatya" diyor. "pahalı bir güldense bir demet taze kır papatyası benim için daha güzeldir" diye nkızdan korkarım ben arkadaş. papatya gibi çimenden hallice bir çiçeğin arkasına saklanıp kendisine temizlik, zariflik imajı pompalayan insan ayakta siker adamı, ruhu bile duymaz. neyse ya.

    ben ve benim gibi meraklı bir arkadaşım baktık bu elemanlar yalancı dolancı, o anda bitirdik muhabbeti demek isterdim ama lise 1'deydik arkadaşlar. o yaşta bir ergenin aklının yarısının sürekli ne düşündüğü malum. biz de "olum burs ayarlarlar, ne bileyim şaraplı partiler vardır" gibi bahanelerin yanına en amiyane tabirle "sikiş de vardır aga. sosyete tarikati bu. offf şahane olur. grup seks falan ahıhıh" gerekçesini öne sürerek bağlantı kurmaya karar verdik.
    bizim aile dostu deli teyzeye yanaştım usulca. hafiften zarflayarak ilgimi belli ettim. teyzeye değil lan! derneğe ilgimi belli ettim. töbe töbe. neyse annem de "aa bizim oğlan da meraklıdır böyle şeylere" diyerek oğlunu onaylayan tipik anne görevini yaptı. teyze de antalya/soğuksu taraflarında yerlerinin adresini verdi pek sevinerek. arkadaşla bir kaç kere gittik. genç menç yoktu. paso sıkılmış ev hanımları, öğretmen emeklileri. bir tane üniversiteli ağabey vardı. onun da kendine hayrı yoktu. "neyse bigün içeriz di mi abi?", "ee hiç kız arkadaş yok mu burada?" gibi sorularımız duvardan sekti döndü. pek ısrarcı, hırslı bir insan olmadığımdan dolayı da bu hikaye burada bitti. bitti.
  • maalesef yakınlarımdan birinin de üye olduğu, inanılmaz ucibik inançları olan ve kendilerini kutsal bir görevdeymiş gibi düşünen bir tarikat. sürekli buluşup aura bütünlüğü, 74. boyut gibi şeylerden konuşurlar.

    üyeleri tarikat değil dernek olduğunu söyler.
  • bilgi kitabi vardir bide. sacma sapan seyler.
    -dun gece bir mayhosluk hissettinmi boyut degistirdik-dedi biri bana bir keresinde.
  • beni tamamen aşan topluluk.
    "dostlarımız; realite yolunda hizmet veren bütün dünyalı görevli dostlarımız, direkt omega boyutundan sisteme hizmet vermektedirler."
    "yarınlarda sizlerin özel frekanslarınızın evrimsel yansımaları ile devreye alınacak olan bir evrensel bütünlük kadrosu oluşturulacaktır."
    "bilgi kitabını ilk okuma turunda okuyan bireyin frekansı, bilgi kitabının tüm harflerine işık – foton tekniği ile yüklenmiştir."
    bunun gibi bir sürü şey var. ufacık bişey bile anlayamadım ben.
  • ta 90'ların başındayken 2000'de altın çağa gireceğiz diyorlardı, uzaylar ufolar bilinç frekans mrekans böyle şahane olaylar olacaktı. ama inanç olayında böyle bir güzellik var işte, deli saçması şeyler iddia etmek ve hiçbirini tutturamamak kesinlikle sorun olmuyor. iman denen şey insana o saçmalıkları rasyonalize edip yutmanın ve bununla gurur duymanın bir yolunu bulduruyor. bir sonraki basamakta da dünyadaki binlerce benzeri arasından sadece kendi inandığının gerçek olduğunu düşündürecek kadar beyni pelteleştiriyor.

    ama sonuçta safsatalarının 1500 - 2000 yıllık safsatalardan tek farkı yeni olmasıdır. nasıl ana akım dinler daha eski dinlerden ve efsanelerden alınmış hikayelerdeki isim ve mekanların değiştirilmesiyle oluşturulmuşsa bunlar da benzer bir şey yapmış işte. biraz bilimden, biraz dinden, biraz yeni çağ akımlarından beslenmişler. çok feci bir salata çıkmış ortaya tabi. ama kendini dindar sayan biri bunlarla dalga geçmeden önce çuvaldızı kendine batırsın derim. çuvaldız, dini olmaması bakımından ideal bir uyandırma aracıdır.
  • her biri şizofren derecesinde değerlendirmeye alınması gereken üyelerden oluşan bu vakıfla kurulacak ilişki "bunlar ne halt karıştırıyorlar, bir bakayım.." merakından öteye geçmemelidir..

    (bkz: güneş öğretmeni)
    (bkz: spiritüel pornografi)
  • 80 küsur yaşındaki çok aşırı tonton bi teyzenin kurucusu olduğu dinsel, ruhsal oluşum. babaannemden bile daha az hurafe duydum.

    (bkz: #43155272) şu entryde bahsettiğim toplantıya gittim ve duyduklarıma inanamadım. gerçekten atatürk'ün che guavera'nın yunus emre'nin uzaylı olduğuna inanıyorlar. söylediklerine göre dünya uzaylıların ( kaptan neptün, yüce meclis vs vs.)'nin ve aragon ve dragon gezegenlerin laboratuvarıymış. dünyaya uygun bi program belirleyip dünyalıların bunlar karşısında ne tepki vereceklerini gözlemliyorlarmış.

    bilgi kitabı adını verdikleri yaklaşık 900 sayfalık bilim kurgu serisini de, her dile çevirip vitrinlerine koymuşlar. kuran, tevrat, zebur, incil uzayın alfa kanalından irtibatla yazdırılmış ve bilgi kitabı da bu yolla bülent çorak'la temasa geçilip yazdırılmış. ama bilgi kitabı kutsal kitap değilmiş, bülent çorak da peygamber değilmiş (!).

    bilgi kitabı dedikleri şeyi fasiküllere ayırıp her toplantıda birini okuyorlar. ben 9. fasiküle yetiştim. hatta bi kopyasını alacaktım unutmuşum, çıkınca beni davet eden kadına almak istediğimi, sonra "aman neyse internette vardır bulur bi ordan okurum" dedim. o da "sakın internetten okuma bizimkiler enerjili kopyalar, ben sana veririm onu oku" dedi.

    gerçekten dünyayı uzaylıların kurtaracağına tüm benlikleriyle inanıyorlar. hadi biz de uzaylıyız nerden baksan ama gemilerle gelip istila şeklinde kurtaracaklarını düşünüyorlar. toplantıyı dudaklarımı ısırarak dinledim 1 saat boyunca. her metnin altında kim tarafından söylendiği yazıyor imza gibi, aklımda kalanlar; yüce meclis ( her söylendiğinde aklıma jedi konseyi geldi), merkezi sistem, kaptan neptün, altın çağ kalemi alfa, mustafa molla vs.

    kitabın çelişkilerle dolu olduğunu söyleyince, zaten bilincimizin açılması için bilerek çelişkilerle dolu yazıldığını söyledi.

    bu da bülent çorak'ın ufolarla nasıl temasa geçtiğinin yazdığı site.

    --- spoiler ---

    ben mi sizi arıyım siz beni arar mısınız? *
    --- spoiler ---

    not: bence bülent çorak hanımefendi bilememiş tam, oysa bunu bilim kurgu diye sunsaydı ne ursula k. le guin kalırdı ne asimov. vay anasını yea.
    not2: bunlar da fasiküller http://fasikul.tripod.com/
    not3: abi dayanamıyorum söyleyeceklerim bitmiyor resmen. nasıl bi boşlukta ki insanlar bunlara inanıyor dimağım almıyor.

    ayrıca,
    bilgi kitabını elle yazarak ıstırap çekenlere güzel gelebilen bi oluşumdur muhtemelen. alton akıl fikir versin.*

    amerika'da avrupa'da benzerlerinin olması güzel bi oluşum olma kriterini sağlamaz. ordakiler de aynı saçmalıkta. tek düzen insanı olmak istemeyi de anormal karşılamıyorum fakat bunun için gerçekleştirilen ritüelleri, tapınma ayinlerini ve akıl hastalarına prim verilmesini hoş bulmuyorum. ve bunu tamamen para için yaptıkları bu denli ortadayken.
  • insanlarin inanma ihtiyacini ve bunu gideremeyenlerin bosluklarindan faydalanarak toplum icinde bir yer maddi manevi cikar elde etmeye çalışan insanların kurdugu tarikat. tüm dinlerin birlesimi oldugunu ve inanlarin yuce insan katogorisine terfi edeceğini idda ediyorlar.
  • sirius gezegeninden gelen uzaylıların alfa kanalı* ve çeşitli frekanslar sayesinde bize* mesajlarulaştırdıklarına canı gönülden inanan dernek*. uzak bir akrabanın sayesinde elime verilen fasikülleri okumam olayın gayet ilerlemiş olduğunu gösterdi: 1987 yılı ikinci ayında* yazılan 20. fasikülde, merkez, konsey ve kaptan rivier tarafından dünyamıza yollanan mesajlar bulunur. mesajların ağız dolu iken okunması çevreye zarar verebilirken, kaptan rivier'in kim olduğu da merak edilir.