şükela:  tümü | bugün
  • gayet normal bir eylemdir.can istendiğinde dizi izlemek yerine dünya klasikleri de okunabilir.
  • nedenleri gayet basittir. dizi görseldir, basittir, pratiktir, bedavadır. okur-yazar diyip geçmemek lazım, kitap** açmadan lise bitiren insanlar var. bugün bir üniversitede hoca şu kitabı okuyacaksınız diyince insanların suratı ekşiyorsa eğitim sistemini incelemek gerekir. sonuçta adam televizyon başına oturduğunda kitap mı okusam dizi mi izlesem diye düşünmüyor kendine dayatılanla rahat.

    1 yıl sonra gelen edit: ne lisesi lan adam üniversite bitiriyor.
  • bence bir bilgi çağı durumu. biliyor ve yapabiliyor ayrı şeyler. bildiğini sandığı için yapamıyor olabilir. bu kadar yapılamayan şeylerin elbette bir prestiji olacak. kitap okumaktan bahsediyorsak, kitap alıyorsun, okuyamıyorsun bırakıyorsun. fakat başka bir insan aynı şeyi yapmıyor, o alıyor ve okuyor diye düşünüyorsun. yoo, o da aynı senin gibi alıyor okumuyor. birbirimize bende kitap okumuyorum diye itiraf etsek, kitaba verilen o kadar para da boşa gitmez, gibi biliyor ve birnedenden uygulayamıyor olmak da var.

    bunlara gülüp geçelim. hani sikimin doğrultusu denir ya, genelde olumsuz anlamda olduğundan pek sikimin denmez, sikinin doğrultusu denir daha çok. biryandan ürkütücü, dizi izleyen o diziyi niye izliyorsa, yarın anlatmak için mi izliyor, o zaman dilinin doğrultusu. kanepede uzanmış insan boyutunda bir dil şu kadarmı nahoş bir manzara; klasikleri dizi izler gibi okumak daha egzotik. bilmek yapmak için; ne yaptığını bilmemek bi nevi.
  • model alma meselesidir, kim kimi dunya klasigi okuyorken goruyorda ardindan heves edip, merak salacak, okuyacak. gayet hepimiz aksam yemeginden sonra yaprak dokumunu izliyoruz.
  • bence her iki eylemde bir arada yapılabilir. birçok diziden, dünya klasikleri gibi, birşeyler kapmak mümkün. ben izlediğim filmler olsun diziler olsun veya kitaplar olsun kendimce önemli gördüğüm notlarımı alırım. iş ki siz birşeyler kapmak isteyin.
  • ikisi de aynı şeydir aslında.

    dünya klasikleri yayınlandıkları zamanın dizileri gibi bişeydi zaten. ya da şöyle anlatalım batıda romanlarla ortaya çıkan kurmaca paradigması zamanla filmlere evrilmiş oradan da şu an altın çağında olan dizilere dönüşmüştür.

    ama dünya klasikleri daha sağlamdı derseniz burada sizin bir eseri değerlendirme kıstaslarınız devreye giriyor aslında. ne bileyim camus, faulkner, hemingway, zweig, buzzati falanların boş boş sayıklamaları da klasik kabul ediliyor. ya da ne bileyim daha yakın tarihlerin klasik kabul edilenlerine bakın marquez, coetzee, saramago falan. benim için herhangi bir çerezlik diziyi izlemekten farksız hatta bazen daha kötü bir deneyim, çok daha fazla vakit kaybı bu tip yazarların kitaplarını okumak.

    olay burada aslında. bir eser gerçekten kötüyse kötüdür. kültse de yani sürükleyiciliğini hiç kaybetmeden birden fazla bakışa açık bir şekilde çokkatmanlı bir derinlik sunuyorsa ve esas merkezinde yeryüzündeki en derin şey olan tanrı'ya inanç, ölüm ve vicdan gibi gerçek konular varsa bu ister kitap olsun ister dizi olsun farketmez. o yapacağını yapar ve çekilir.

    bu açıdan dikkatli bir gözle bakan için the sopranos'un dostoyevski kitaplarından hiçbir farkı yoktur, ya da fargo 2. sezondan amerikan edebiyatından birçok farklı tadı da hatta daha fazlasını da yakalayabilir bakmasını bilen.
  • böyle bir hataya düşmemenizi ,bilinçlenmenizi istiyorum.
    nedenine gelirsek :

    ^^klasikleri okuduğunuz zaman kendi tiyatro oyuncularını kendiniz belirlersiniz;dizi izlediğiniz zaman ise başkaları oyuncuları belirleyecek ve bir koyun gibi herkesin düşüncesiyle aynı olacak düşünceleriniz.

    ^^ diziler , insanların daha çok izlenmesi için yapılıyorken,klasikler olsun yahut başka iyi yazarların kitapları olsun birçok kişi tarafından okunsun diye yazılmazlar çünkü onlar kaliteli , gerçek birer yazarlardır.
  • valla diziler öyle bir boyuta geçti ki artık neredeyse her hafta bir klasik eser kalitesinde dizi bölümü izliyoruz. geçen hafta watchmen'in siyah beyazlı bölümü, bir önceki hafta mr. robot'un psikologlu bölümü vs. bir hafta bile boş geçmiyor.