şükela:  tümü | bugün
  • sampiyonlar liginde futbol sadece futbol ve paradir, dünya kupasinda ise futbol sadece futbol ve paranin otesinde anlam tasir (veya tasirmis). maradona'nin ingiltereye yaptigi tacizin arka planiyla sampiyonlar liginin hic bir macinin hikayesi karsilastirilamaz.
  • dünya kupasının 4 yılda bir yapılıyor oluşu, tüm maçların tek maç olması, sürprize açık olması, bir de daha duygusal olması dünya kupasını daha insancıl yapmaktadır.

    hollandalılar, almanlar, ingilizler diyebiliyorsun, ama gidip de real madridliler diye bir tabir kullanamıyorsun, bu bile dünya kupası için özel bir anlayış.

    edit:
    şampiyonlar ligi futbolu şöyle ezer, böyle ezer gibi tabirler gördüm, anlaşılıyor ki, herkes şampiyonlar ligine katılan tüm takımları; real madrid, barcelona, bayern; dünya kupasına ise kamerun, yunanistan, ekvator gibi takımlardan oluştuğunu zannediyor.

    şu hollanda'yı, almanya'yı koy şampiyonlar ligine bunlar da en az yarı final oynarlar, dünya kupasındaki futbol da en az(hatta daha fazla) şampiyonlar ligi kadar kalitelidir.

    şampiyonlar ligi için; neyin çabası anlamıyorum, her sene aynı takımların yarı final-final oynaması bir insana nasıl sıkıcı gelmez insan gerçekten hayret ediyor.

    bir de dünya kupasının değerini 1990 altı doğumlular daha iyi anlar, yani 1990 ve üzeri doğumlu birinin dünya kupasını beğenmesi için söyleyeceğim tek sözcük: anlayamazsınız.
  • şampiyonlar ligi dünyanın en iyi futbolcularını bir araya getirir.dünya kupasına ise katılamayan bi ton yıldız oyuncu vardır.ayrıca futbol kalitesi olarak şampiyonlar ligi her türlü ezer.
    şampiyonlar liginde ciddiyet ve çekişme ön plandayken dünya kupası daha cok karnaval şeklinde geçer.tek maçlı elemeden ne bekliyorsun ki zaten.
    şampiyonlar ligi maç sonu basın toplantısı gibiyken, dünya kupası maç sonu kupa seremonisi gibidir.
  • dünya kupasında şampiyonlar liginde olamayacak benim de dün akşam farkına vardığım şöyle bir durum var.
    kalite olarak baktığımızda elbette dünya kupası şampiyonlar ligi seviyesinde değil zaten takımlarının en iyi futbolcuları şampiyonlar liginde oynayabiliyor baktığımızda çoğu takımda sadece 1-2 oyuncu çeyrek final veya yarı final oynayan bir takımın formasını giyebilir ancak dünya kupası bize japonya-fildişi gibi iki farklı oyun tarzının birbirinden mental ve fizik olarak farklı iki takımın iki ayrı dünya insanını rekabete sokuyor onların maçını izleme şansı sunuyor, bu durumda biz futbolseverler açısından farklı ve güzel bir deneyim oluyor.
  • dünya kupası fifa, bizim anladığımız haliyle şampiyonlar ligini uefa düzenler.

    dünya kupası milli takımlar düzeyinde dünyanın en prestijli organizasyonudur.

    şampiyonlar ligi ise kulüpler düzeyinde yine dünyanın (avrupa ülkeleri arasında düzenlense de) en prestijli ve takip edilen turnuvasıdır.

    bir futbolsever olarak aralarında ayrım yapmak güç olsa da; 4 yılda bir yapılıyor olması ve çok farklı kültürleri aynı çim saha üzerinde karşı karşıya getirebiliyor olması dolayısıyla dünya kupası daha değerlidir.
  • kıyaslamak şaçmadır.

    dünya kupasında ülkeler, milletler kapışır. anlamı büyüktür.
    bir ingiltere arjantin maçlarını düşünün. falkland adaları savaşını akla getirir iki millete de. o yüzden bu maçlar çok önemlidir iki millette de.

    şampiyonlar liginde ise aynı şehrin iki takımı bile final oynayabilir. ülke vatandaşlarından ziyade, o futbol takımının fanatiklerini ilgilendirir.
  • şampiyonlar ligi de paradır dünya kupası da. öyle olmasaydı yarak gibi bir tabela taşımazdı 4.hakem. futbolun amına koyim kim sikliyor futbolu.
    (bkz: endüstriyel futbol)
  • şampiyonlar liginde sadece kendi takımının maçlarını yada büyük takımların arasında yaptığı maçları izlersin. bazen kendi tuttuğun takımın maçını bile izlemezsin rakip zayifsa hatta sorarım kaç taneniz leverkusen maçlarını izlediniz?

    ama dünya kupası keyiftir futboldan uzak birçok insani kendine rahatça çeker ve futbolcular daha duygusal daha icten olduklarından en iyi oyunlarını oynarlar (kamerun hariç paragöz bunlar) ve sen japonya maclarinida iran maçlarinida oturur keyifle zevkle izlersin.
  • lüzumsuz bir kıyas daha.

    2010-2014 bende pek yer etmemiş olsa bile 1982 dahil, 86-90-94-98-2002-2006 izlediğim tüm dünya kupalarının final maçları, belki yarı final maçları dahil önemli müsabakalarını hatırlıyorum. futbolu seven herkesin de genellikle 4 yılda bir düzenlenen bir kupada izlediği maçları ve finalleri hatırlıyor olmasına karşın, şampiyonlar liginde kimin hangi sene ne yaptığı; üzerinden bir iki sene geçtikten sonra çok nadir hatırlanır.

    hani hatırlansa bile de ancak kendi takımının veya kendi ülke takımının çok kayda değer bir başarısı varsa onu hatırlarsın. mesela izlemişimdir çoğunu ama 5-10 sene önceki final maçlarının hiçbirini hatırlamıyorum şimdi. özellikle bizdeki gibi, yani türk futbolu gibi şampiyonlar liginde gruptan çıkmanın veya ilk 16'ya kalmanın; ötesinde çeyrek ve yarı finalin milyonlara heyecan verdiği ülkelerde. veya gittiğin bir maç vardır fi tarihinde onu hatırlarsın ve yine veya işte mesela bulunduğun şehirde final maçı oynanmıştır da, tutup onu hatırlarsın.
    (bkz: 25 mayıs 2005 milan liverpool maçı)

    yani şampiyonlar ligi elbette büyük bir kupa, büyük paraların döndüğü, büyük heyecanların yaşandığı ama dünya kupası ile kıyaslanmamalı, kıyaslanamaz da.

    misal tutup lionel messi'ye sorsalar; barcelona ile şampiyonlar liginde final mi, arjantin ile dünya kupasında final mi kazanmayı istersin diye vereceği cevabı düşünmek de yeterli aslında bu kıyasın lüzumsuz olduğunu ifade etmek için.

    dipnot: bu kıyası hatırlattığı için nuhun gemisinde aşure tarifi alan arkadaşa teşekkür.