şükela:  tümü | bugün
  • milliyetçiliktir. türkiye henüz bu konuyu derinlemesine konuşmaya hazır olmadığı için sömürgeler tarzı şeyler söylenir, bu bir sebeptir hatta buyuk bir sebeptir ama asıl sebep bu değildi. almanya'nın en büyük sömürgeci olan ingiltere'yle hiç sorunu yoktu. hatta 1. dünya savaşı öncesi olası bir savaşta ingiltere'nin tarafsız kalacağını düşünmüştü. alman milliyetçiliği fransız ve rus düşmanlığı üzerinden yürüyordu. zaten milliyetçilikler her zaman kendilerini tanımlayabilmek için ötekilere ihtiyaç duyar, her milliyetçilik bir düşman yaratır.

    almanya'nın 1. dünya savaşı'nda da hedefi önce fransa'yı işgal etmek sonra rusya'yı işgal etmekti, aynı 2.sindeki gibi. bu yüzdendir ki 1914'de rusya avusturya-macaristan'a savaş açtığında, almanya savaşla ilgisi olmayan fransa'ya savaş açmıştır.

    almanya ve italya her geç milliyetçileşen toplum gibi yayılmacı siyaset izlemekteydi. geç milliyetçileşen toplumlarda "lider" külürü de olur. koyun gibi lider takip etmek ister bu ülkelerin vatandaşları. almanya ve italya 2. dünya savaşından sonra bunu büyük ölçüde (özellikle almanya) atlattı. italya "mare nostrum" diyerek roma'nın hayalini kurarken almanya ise kutsal roma cermen imparatorluğunun topraklarını alma derdindeydi. bu iki ülkenin de milliyetçiliklerinin ne kadar ileri gidip faşizme dönüştüğünü söylemeyi bile gereksiz görüyorum. yöneticileri kuru milliyetçilik yapar mıydı? bunu mussolini ve hittler'e sormalı daha çok. bu iki manyağı takip eden zamanın medeni(!) toplumları şovenist duygularla 2. dünya savaşı'nı çıkardı zaten. bu arada zamanın büyük adamları gümbür gümbür gelen bir 1. dünya savaşı'nı önleyemedi. avrupa diplomasisinin yüz karalarından biridir bu da.

    türkiye'nin savaşa girme sebebi ise kaybettiği balkan topraklarını almaktır. çünkü osmanlı anadolu değildir, balkanlardır. balkan savaşları sonrası devlet adeta kimliğini kaybetmiştir. ittihat terakki o dönem ülkeyi en son yönetmesi gereken oluşumdu. çünkü duygusaldı, çoğu balkan doğumluydu ve çocukluk mekanlarını kaybetmişlerdi, bir daha asla göremeyeceklerdi. ülkeyi ne umutlarla yönetmeye başlayıp hemen ardından balkan savaşları sonrasında ülke ellerinde ölmüştü. ayrıca rusya osmanlı'ya vurdukça osmanlı bir şey yapamadı, hep allah onların belasını versin dedi ve ardından bir ülke (almanya) çıktı ve adeta bütün osmanlı düşmanlarına meydan okudu. işte o nesildeki alman sevdasının sebebi de budur.

    sonuç olarak milliyetçilik dünyamıza nur topu gibi iki dünya savaşı getirmiştir.
  • (bkz: para)
  • baştan aşağı saçmalıkla dolu yazı. türkiye'de uzun süredir bir "resmi tarih yalandır" safsatası alıp başını gidiyor arkadaş. milliyetçilik kitleleri uyutmak için kullanılan bir afyon gibidir. eğer türkiye'de yalan bir tarih anlatılacak olsaydı eğer, savaşların sebebini milliyetçiliğe bağlarlardı emin olun.
    sebebi ise, yukarıda söylediğim gibi, milletçilik küçüklerin işi olmasıdır, koskoca devletleri yöneten adamlar, kalkıp milliyetçilik uğruna tüm dünyaya savaşa sokup, milyar dolarları bu uğurda harcamazlar. ulan aklınız alıyor mu, bu uğurda bu kadar büyük paralar harcanır mı hiç. eğer bir ülke savaşı kazanmak için milyar dolarlar harcıyorsa, sonucunda daha büyük kârlar elde edeceğini düşündüğü içindir.
    özet: resmi tarih gerçektir, savaşlar sömürgeleri ele geçirmek adına yapılmıştır.
  • (bkz: güç arzusu)
  • para ve daha fazla kaynağa sahip olarak daha rahat yaşama isteği... din, etnik faktörler, milliyetçilik vs. aslında halkları savaşa ikna etmek için kullanılan öğelerdir, hiç biri gerçek sebep değil.
  • sınırlı kaynaklar üzerinde sınırsız hırs.

    bütün bu vahşeti meşru kılmak için din, mezhep, ırk , görüş ve aklınıza gelebilecek herşeyi anında günah keçisi ilan edebilme yeteneğine sahip taraf o kaynaklardan nasiplenecek taraftır.

    bizse elimize verdikleri yukarıda saydığım değerler üzerine tartışmaya devam ederek bir nevi kendi vicdanlarımızı rahatlatacağız, dünyayı kurtaramayacaksak da kendi küçük dünyalarımızı kurtaracağız.
  • her savaşın nedeni insanoğludur. başka sebep aramaya gerek yok. küçücük bir toz zerresi üzerindeki önemsiz canlıların, tamamen ilkel yaratıklar olmasından kaynaklanan hadisedir.

    en trajikomik olan ise bu canlıların kendilerini çok "ileri", "medeni" görmeleridir.
  • diger milletin tarihini kıskanma durumlari da bir etkendir.
  • (bkz: enerji)
  • savaşmak ve mücadele etmek, insanoğlu için fıtrî bir histir; kimi zaman şan, şöhret kazanmak için olur bu, kimi zaman hedef toprak ve arazidir, bazen uğruna can verilecek yüce bir ideal, din veya ideoloji; insanoğlu tarihin bir parçası olduğu her an bir kavganın içerisindedir zaten, doğayla birbiriyle.

    bugün yaşadığımız an da tarihin dışarısında değil, biz de bir parçasıyız bu dünyanın.