şükela:  tümü | bugün
  • düzensiz ve disiplinsiz askerlerden ordu kuran, islam dünyasındaki iki başlı yapıyı sonlandıran, savaş öncesi stratejik öneme sahip olan su kuyularını ele geçiren, düşmanı susuz halde savaş meydanına çeken, 3 ülkeyi karşısında birleşmek zorunda bırakan vs.vs
    en büyük değil belki ama adının anılması gerektiğini düşündüğüm;

    selahaddin eyyubi

    çokca yer edinmemiş sevgili sözlükte..
  • sun tzu'dan neden çok bahşedilmemiş anlamadım. iskender bence de müthiş bir dahi fakat aristo ile savaş dehasını ilişkilendirmek ne kadar doğru bilemedim. sun tzu savaşın aristotales'i denebilir aslında.
  • sıralamasız
    1- (bkz: hannibal barca)
    2- (bkz: heinz guderian)
    3- (bkz: napoleon bonaparte)
    4- (bkz: büyük iskender)
    cengiz hanı da hayatını okumadıgım için listeye almadım.
  • ordular tarihin her döneminde değiştiği için genel bir en büyük gösterilemez. belli başlı yıllar arasında, orduların çok değişmediği yıllar, en büyük dehalar gösterilebilir. misal, 1400-1600 arası yavuz sultan selim, eşine rastlanmayacak derecede iyi bir komutandır.
  • iskender,cengiz han ve timur.

    özellikle timurun fillere karşı develeri baglayıp ateşe verip fillerin üzerine göndermesi tüm stratejilere tek atar beyler...
  • mustafa kemal atatürk yazanlar;

    andaval
    romantik ya da
    lise dengi tarih bilgisine sahip kişiler değildir.

    atatürk bir kaç arkadaşıyla beraber gidip afrika da yerli halkı kısa sürede örgütleyip avrupaya karşı savunabilir niteliktedir.

    en büyük özelliği savaştığı ordular kendilerini galip zannederken; atam öyle kritik noktaları ele geçirmiştir ki düşman ancak hamlesi kalmayacak hale gelince kaybettiğinin farkına varır. savaştığı coğrafyanın en kritik noktalarını bilmek, görmek büyük bir meziyettir.

    atatürkün çoğu zaman hata yapacak lüksü yoktu. bahsedilen çoğu diğer komutan büyük kayıplar, kitlesel kayıplardan sonra ders alarak büyümüş ve strateji oluşturmuşken. atam savaşın başından sonunu öngörecek şekilde hamlelerini gerçekleştirir.

    çoğu zaman savaş meydanında düşman ile savaşırken iç siyasette rakipleriyle kapışmıştır. bahsi geçen komutanların iç siyasette pek bir rakipleri yok iken, rakipleri olanlar ise çok büyük harplere girmemişler. büyük harpleri genellikle iç siyasette rakipleri olmadığı zamanlarda yapmışlar.

    atatürkün diğer özelliği kendi ordusunu oluşturmuş o ordu ile savaşmış. harp sırasında odak noktalarına değil stratejik öneme haiz noktaları ele geçirmeye çalışmış. ve ele geçirdi ki şuan türkiye cumhuriyetin de yaşıyoruz.

    tarihin en büyük komutanları iskenderdir, cengiz handır, timurdur. ama mustafa kemal atatürk de çok büyük komutandır. yaşadığı dönemde nitelikli sayılabilecek bir ülkenin komutanı olsa idi; ki bu büyük ihtimal ile avrupada bir ordu olacaktı. slav ve germen birleşik devasa bir ülkenin dünya da hâkim bir süper güç olması işten bile değildi. bu söylediğim rüya değil abartı değil. yaşadığı dönemde ki tüm büyük devlet adamları atamıza olan bakışı ve anısına sunduğu saygı ile kimi zaman söz ile kimi zaman da yakınarak bunu açıkça gösterdiler.

    en iyi komutanda en iyi svaşabilen değil, savaşı en iyi bitiren ve savaşları önleyebilen komutandır.

    (bkz: mustafa kemal atatürk)
  • benim baba tarafı istanbul'lu ancak ben bu konularda göreceliyim.

    adı geçen tüm komutanları, bugünkü şartlarda değerlendirirsek göreceli olmaktan çıkarız diye düşünüyorum aynı zamanda.

    mesela çoğu kişinin favorisi cengiz han, benim gözümde stratejisi hep "yakın, yıkın amuğa goyim!" olan bir komutan gibi. bugün yine komutan olsa bu agresif yönetimiyle kafasına tomahawk, patriot, o da yetmedi nükleeri yer otururdu aşağı.

    ya da bir başka favori napolyon. tarihi kazananların yazdığını unutmayınız ve napolyon'un da çok aks ettirilmeyen "kibirli" tarafını unutmayınız. fransız kibiri diye bir şey var ve bu napolyon'un önü alınamaz yenilgiler almasını sağlardı günümüz şartlarında, diye tahmin ediyorum.

    büyük iskender ve julius caesar günümüz şartlarında büyük dehalar olabilirlerdi. özellikle hangisi derseniz gerçekten karar veremiyorum. ikisi de bugün ordularının başında olsalar, ikisi de moderniteye ve futuristik warfare teknolojilerine büyük önem vererek günümüz şartlarında en güçlü ordu olan abd ordusuna denk ve stratejik olarak mükemmel kararlar alan kurmaylara sahip olurlardı.

    burada atatürk konusuna da ayrı bir yer vermek gerekiyor, tarihin en büyük savaş dehası olarak atatürk'ü görmek bence bir hata veya duygusallık değil. bilakis günümüz şartlarında atatürk teknik ve taktik olarak ordusunun başında olsa, türk ordusu dünyada teknolojik ve taktiksel olarak 1 numara olurdu. atatürk kadar inovasyona önem veren ve bunu stratejik akılla birleştiren komutan sayısı tarih sahnesinde azdır. lütfen çöl tilkilerini falan atatürk'le karşılaştırmayın boş yere. savaşı başarılı yönetmek başka, savaş dehası başka. "hattı müdafa yoktur, sathı müdafa vardır." hükmü bile sayfalarca tartışılır...

    kartacalı hanibal ise, bence bu listede yer bile bulamaz kendine. deha dediğin adam iç mihrakları da hesaplamalıdır. hanibal günümüz şartlarında istihbarat eksikliğinden kaybederdi.

    bunlara ek olarak, sun zi (tzu işte) savaş sanatında, en başarılı komutan ordusunu savaş alanına sokmadan zafer kazanandır diyor. o zamanın şartlarına göre bu zor bir iş olsada günümüzde bunu en iyi okuyan ülke'nin abd olduğunu düşünüyorum. abd savaş işlerinde çok para, asker ve itibar kaybettikten sonra, kendi ordusunu ateşe atmadan kazanmaya kafa yormaya başladı ve sonucu hepimiz biliyoruz. abd şu an süper güç dünyada.

    bu arada sun tzu eğer yaşıyor olsaydı tahminim geri planda abd ya da çin'i yöneten taktik bir deha olurdu.

    son tahlilde tarihin gördüğü en büyük savaş dehası, ileri görüşlülüğü ve teknolojiye olan inancı ile atatürk, atatürk'ün olmadığı bir dünyada ise sun tzu olurdu.

    diğer isimler bu iki ismin getir götürünü yapar diyerek entryme burada son veriyorum. esen kalın.
  • anakronizm e düşmemek çok önemli üstteki bir yazarın da dönemine göre bakmak lazım dediği gibi.
    lakin başlığa baktığım zaman tamamen iskender cengiz hannibal barca gibi isimler yer alıyor.mete han tartışmasız dünya tarihinin o yüzyıllardaki en büyük dehâsıdır.iskenderle karşılaştırılabilir dönemler çok yakın olmasa da yakın.

    mete şu anki ordu düzenini bulmuş adamdır.bir akadlar iki metedir dünya ordu sisteminde.çin kaynaklarına adam gibi ulaşılırsa metenin dehası daha da büyüyecektir şüphesiz zira çin gibi sinsi ve çok olan bir milleti yenmek gavgamela da pers yenmekten daha zordur.tarih kitaplarında çinin gizlemesine rağmen mete çok geçer.mete han dünyanın şüphesiz en büyük savaş dahîlerindendir.
  • askeri tarih alanında çalışan biri olarak şunu diyebilirim ki bu dönemden döneme farklılık gösterir. sayın yazarların değindikleri ya da adlarını saydıkları isimler kendi dönemlerinde savaş meydanlarından muzaffer ayrılmış ya da meydandaki taktik ve stratejileriyle farklılık göstermiş kişilerdir. benim şahsi düşüncem kesinlikle her dönemi ya da bütün bir dünya tarihini kapsayan yegane komutan olmadığıdır. şüphesiz her döneme ve savaş teknolojisine damgasını vuran bir ya da birkaç komutan olmuştur. eski çağlar için milattan önceki dönemlerde 5. yüzyılda themistokles ve thucydides, 4. yüzyılda büyük iskender, 3. yüzyılda pirus zaferi söylemine adını veren meşhur epirli pirus ve yine 3. ve 2. yüzyıllarda hannibal barca ile mete han -bilindiği gibi mete han ya da motun ya da börü tonga, orduda ondalık sistemi ilk kullanan komutandır ve bu gerçekten askeri bir devrimdir- ve 1. yüzyılda iulius caesar. roma ordusunda ondalık sistem çok geç kullanılmaya başlanmıştır, roma ordusundaki lejyonlar ondalık sistemden ziyade kendine özgü olan bir sistem kullanmıştır. bir lejyonda ilk kohort hariç sonraki 9 kohort 555 piyade ve 66 süvariden oluşmaktadır. tabi ki birçok başka general vardır ancak bu saydıklarım savaş alanında imkansızı başaran ya da yeni taktik strateji üretenlerdir. yoksa lusitannilerin variatus'u, cheruskilerin arminius'u ve icenilerin boudicasını unutmuş değiliz ancak bu isimlerin askeri alandaki başarıları sınırlıdır. tuzak kurma ve akınlar düzenleyerek yıpratma taktiği üzerine kuruludur. bu isimler bu şekilde uzar gider. milattan sonraki dönemde de bu şekilde yüzyıl yüzyıl komutan adlarına değinebiliriz ancak bunu çok lüzumlu görmüyorum o yüzden kendi mühim gördüklerimi yazmak istiyorum.

    m.s. 6. yüzyılın en önemli komutanlarından biri belisarius'tur. doğu roma'nın magister militarium'u olarak sasanilere karşı ülkemiz sınırları içinde bulunan dara'daki(mardin'de antik bir kent) müdafası dillere destandır. daha sonra 1. juatinianus'un romayı yeniden kurma çabası ile kuzey afrika'da ve italya'da da birçok askeri başarı elde etmiştir.

    m.s. 7. yüzyıl için de tartışmasız bu isim halid bin velid'dir. yarmuk ve mute muharebelerindeki başarıları dillere destandır. kalabalık doğu roma orduları karşısındaki başarıları kendisini benim listeme yerleştirmektedir.

    m.s. 8. yüzyıl için de tartışmalı da olsa benim listeme girmeyi başaran isim tarık bin ziyad olmuştur. tartışmalı olmasının sebebi o dönemde ispanya'nın içinde bulunduğu otoritesiz durumdur ancak bu tarık bin ziyad'ın kısıtlı lojistik destek ve asker ikmaliyle kazandığı başarıları gölgede bırakmaya yetmemektedir.

    m.s. 10. ve 11. yüzyıllara damgasını vuran komutan bana göre doğu roma imparatorluğu'nun başına geçen en haşin imparator olan 2. basileios'tur. roma üzerinde baskı kuran ve adeta şamar oğlanına çeviren bulgarları öyle bir hezimete uğratmıştır ki adının önüne “bulgar kıran” lakabı getirilmiştir.

    13. yüzyıl komutanlar bakımından epey kalabalık bir asırdır. adını ilk saymamız gereken kişi tabi ki cengiz han'dır. ancak cengiz han'ın komutanlarından yine bu asra adını altın harflerle yazdıran ve benim de çoğu platformda adını mahlas olarak kullandığım büyük general, ulu noyan subutay'dır. yine bu asra damgasını vuran bir başka komutan da memluk sultanı baybars'tır. kendisi her ne kadar ayn calud muharebesiyle bilinse de aslında o muharebede ordunun başında bulunan isim baybars değil kutuz'dur. baybars öncü kuvvetlerin başındadır ve nitekim memluk öncü kuvvetleri savaşı belirleyen isim olduğu için kendisi listeme girmiştir.

    14. yüzyılın muzaffer komutanlarından olan ve benim listeme adını yazdıran isim osmanlı padişahı 1. murad'dır. kendisini bu listeye sokan özelliği muharebe sahasında müstahkem mevki savunması ya da taarruzu olmamasına rağmen top kullanmasıdır. özellikle kosova muharebesinde düşman piyadesine karşı kullandığı toplar fazlasıyla etkili olmuştur.

    15. yüzyıla gelince timur'u atlamak resmen ihanettir. tez kellesi vurulaa dedirtir. timur tarihin gördüğü ender generallerdendir. üzerine yürüdüğü herkesi yerle yeksan edip geçmeyi başarmıştır. bu hususta tam emin olamıyorum ancak sanırım hiç yenilgisi yok, bu onun en ayırt edici özelliği olmakla beraber benim listeme adını yardıran özelliği bilime verdiği değer ve savaş meydanındaki taktikleridir.

    15. yüzyıldan devam edersek eğer bana göre en iyi komutanlarından biri ve buraya adını yazdırmayı başaran isim ingiliz kral 5. henry'dir. 100 yıl savaşlarının bir parçası olarak 1415 tarihinde avrupa ana karasına geçerek agincourt'ta sayıca az olmasına rağmen süvari cambazı fransızlara karşı kazandığı zafer sonraki süreçte bütün kuzey fransa'nın britanya krallığı egemenliğine girmesine sebep olmuş ve fransa ordusunun devrim yapmasını sağlamıştır.

    15. yüzyılın bir diğer önemli ismi şüphesiz osmanlı padişahı 2. mehmet'tir. kendisini bu listeye sokan unsur şahi topu ve istanbul'un fethi değildir. çünkü yukarıda değindiğim ingiliz fransız savaşında zaten surlara karşı top kullanılmış ve aslında büyük toplar terk edilerek yerine küçük toplar kullanılmaya başlanmıştır. nitekim 1443-47 yılları arasınsa fransa, batısındaki ingiliz hakimiyetini bu yolla kırmıştır. meseleye dönecek olursak fatih'i bu listeye sokan ve benim çok kıymetli bulduğum asıl mesele bir askeri savunma devrimi olan ve italya'da 14. yüzyıl sonunda geliştirilen yıldız şekilli surları hemen kullanmaya başlaması ve istanbul boğazında venedik gemilerine karşı denizin yüzey gerilimini kullanarak uyguladığı gülle sektirme taktiği. bu sayede birçok venedik gemisini bertaraf etmeyi başarmıştır. eşi ve benzeri yoktur.

    17. yüzyıla geldiğimizde en önemli komutanlardan biri tabi ki gustavus adolphus'tur. isveç kralı olan 2. gustav öyle bir askeri devrim yapmıştır ki tüfeğin muharebe alanındaki etkinliğini arttırmış ve savaşlara yeni bir soluk getirmiştir. nitekim kendisi bulduğu yöntemle beraber birçok zafer de kazanmıştır. bulduğu yöntem ise örnek olarak verecek olursak 20 en 8 derinlikli bir hat piyadesi düzeni düşünelim. flintlock tüfekler kullanan bu hat piyadelerinda birinci saf ateş ettikten sonra 2. saf 1. safın önüne geçmiş ve ateş etmiştir. 2. safın ateşi ile birlikte 3. saf 2. safın önüne geçmiş ve ateş etmiştir. bu sayede hat öne doğru hızlı bir şekilde hem ateş etmekte hem de ilerlemektedir. düşmana göz açtırmadan bir anda süngü hücumuyla nihai zafere ulaşmaktadır.

    18. yüzyıla geldiğimizde karşımıza çıkan isim bende yeri ayrı olan ve yine listeme adını atın harflerle yazdıran prusya kralı 2. friedrich'tir, nam-ı diğer friedrich der große. kendisi muharebe sahasına yeni bir soluk getirmiştir. oblique order yani eğik düzen çok eski bir taktik olmasına rağmen ateşli silahların ve özellikle tüfeğin tam olarak etkinlik kazandığı ilk yıllarda askeri bir devrim yaratmıştır. bunu örnekleyerek anlatacak olursak eğer birbirine ateş eden karşılıklı iki hat düşünün, hatlardan biri rezerv kuvvetlerini eşit dağıtırken diğeri sadece bir noktada yoğunlaşıyor, dolayısıyla yoğunlaştığı noktada düşmanı hızlıca bozguna uğratıp arkasına sarkarak sarıp imha ediyor. görselde görüldüğü şekildegörsel.

    18. yüzyılın sonu ve 19. yüzyılın başlarında ise bu isim hiç ama hiç tartışmasız napoleon bonapart'tır, ta kendisidir. “vive l'empereur” allah allah, aman aman. yani kendisini ne kadar methetsem azdır efenim. inanılmaz bir komutandır. hangi birini saysam bilemedim, say say bitmez. şüphesiz 1805 austerlitz bunlardan biridir, inanılmaz bir zaferdir. avusturya ve rusya yerle yeksan olmuştur.

    19. yüzyılın bir diğer önemli isimlerinden biri de japon mucizesi saigo takamori'dir. takamori'nin buşin savaşlarındaki başarısı dillere destandır.

    19. yüzyıldaki listeme girme hakkı kazanan komutan ise helmuth karl bernhard von moltke'dir. nam-ı diğer baba moltke ya da der große schweiger. kendisi 1839 yılındaki osmanlı devleti ile mısır valisi kavalalı mehmet ali paşa'nın oğlu ibrahim paşa'nın komutasındaki mısır kuvvetleri arasında cereyan eden nizip savaşında da bulunmuştur. ancak moltke'nin bu listeye adını yazdıran özelliği howitzer yani obüs topunu çok çok etkili kullanmasıdır. bana göre bu askeri bir devrimdir, bugün hala aynı taktik kullanılmaktadır. öncelikle yoğun bir obüs atışı ve ardından gelen ani saldırı. bu taktik 1864'teki ikinci schleswig savaşı'nda danimarka ordusunu dehşete sürüklemiştir. ardından savaşlarda siper ve hendek daha da önem kazanmaya başlamıştır.

    20. yüzyıla gelindiğinde yine komutanlar deryası içinde buluruz kendimizi. şüphesiz bizim gönlümüzü fetheden kişi ulu önderimiz mustafa kemal atatürk'tür. büyük taarruzda birden fazla taktiği aynı anda uygulamayı başarmıştır. topyekün bir harp, hattı müdafa yoktur, sathı müdafa vardır ve o satıh bütün vatandır sözü ile hat stratejisinin tarihe karışması ancak oblique order olarak adlandırılabilecek bir asker kaydırma ve 1,5 saatlik top atışının ardından gelen ve ağırlık noktasını belli etmeyen taarruz, süvarinin düşmanın gerisine sarkması ve ikmal hatlarıyla birlikte iletişimi kesmesi… ne desem bilemedim, yazarken hayranlığımı nasıl tarif etsem az gelecek. anlatılmaz yaşanır diyorum ve meraklılarını büyük taarruzu incelemeye davet ediyorum.

    20. yüzyıl dediğim gibi komutanlar deryasıdır ve içinde boğulmadan yüzmek gerçekten yetenek gerektirir. birinci dünya savaşında siper yüzünden cephelerin kilitlenmesi ve ardından milli mücadelede hat müdafaasından daha etkili olan satıh müdafaası stratejisinin güdülmesiyle gelen zaferle birlikte blitzkrieg yani yıldırım harbi doktrinine gereken altyapı oluşmuştur. işte o altyapı üzerine heinz guderian öyle bir harekat stratejisi inşa etmiştir ki önünde dağlar tepeler duramamıştır. bu harekatı önemli kılan en önemli özellik motorize ordularda işlevsellik göstermesidir. ayrıca havadan destek almadan bu taktiği uygulamak pek mümkün değildir. hafif ve orta sınıf tanklar, motorize piyade ve stukalar. pike sesleri kulağımda yankılandı resmen, cehennemin yeryüzündeki yansıması olsa gerek.
  • sırasıyla büyük iskender, cengizhan (subutay sayesinde), atilla. plase yavuz sultan selim. anglotera kraliçesini de ekleyebiliriz.
hesabın var mı? giriş yap