şükela:  tümü | bugün
  • - merhaba abi.bundan sonraki yüz ifadem, sanki istenildiğinde çok iyi süleyman demirel taklidi yaparmış da, yapmıyormuş gibi görünen adam ifadesidir.artık böyle kız tavlayacam.*

    (bkz: umut sarıkaya)*
  • anket degildir. umut sarikaya'nin kemik dergisinin ortasinda çikardigi "sarikaya muhalif mizah dergisi"nde bir bölümdür.

    (bkz: #6764904)
  • italy 90 tshirt ü giyer bu adam.
  • hayatını futbolla bağdaştıran insan tipidir. maçtan 3 gün önce başlar, kadrodaki sakatlık haberlerini dinlemeye. günde kaç idman yapıldığına ve saat kaç uçağıyla deplasmana gidildiğine, sonrasında maçtan saatler önce bir buçuk saatlik maç için gününü öldürür. sonrasında gecenin bir körüne kadar bütün kanallardaki yorumlarını okur. ertesi gün bir de gazeteden inciğini cıncığını okur. ha bir de, sanal ortamlardan girip marş falan paylaşır böyle. saçma sapan bir adamdır kısacası.

    (bkz: bile bile zamanın ötesi)
  • (bkz: fuzuli)
    (bkz: iğrenç espiriler)
  • şu an arkamda oturmaktadır..
    sessiz bir ofis ortamında heavy metal dinleyen arada çalan telefonlarla almanya konuşan ve de konuşurken masamın etrafında fır dönen insandır.
    satışlarına bakınca hiç bir şey olmadığını da görürsün.
    bu haftanın nihayete erdiği bu saatlerde çok pis dalasım vardır kendine.
  • burnu gözlerinin arasında olan garip bir adamdır.
  • beslenme zincirinde yeri vardır bence, küçük görmemek lazım.
  • benim bu adam! dünyaya bir messi, bir tolstoy, bir freddie mercury, bir neil armstrong hüviyetinde gelmemiş olmam benim suçum değil belki ama bazı şeyleri değiştirmek için en ufak bir çaba sarf etmiyor oluşumun yegâne sorumlusu benim. eğitimini tamamlamış, askerliğini 'ölmeden' noktalamış bir yurdum erkeği için sırada ne varsa o bende yok. yani, şimdilik... ilerisini bilemiyorum. peki bende olan ne? emektar bir ps3'üm var mesela; sonra kitaplarım, dizilerim... para kazandırmıyorlar ama az buçuk beni mutlu etmeye yetiyorlar. para kazandıran yerleri de denedim elbet. mutluluk, huzur ve sağlık dışında her şeyi veriyorlar; tabii geride bir şey kaldıysa... işte tam da bu yüzden birlikteliklerimiz 6 aydan fazla sürmüyor. televizyonda bas bas bağırıyor ya adamın teki: "bu değil, bu hiç değil; ben farklı bir şey istiyorum" diye, kızmayın ona, haklı çünkü; kendimden biliyorum. beni hem mutlu edecek hem de para kazandıracak o farklı şeyi bulsam belki de gereksizliğimi başka birine devredebilirim ama öyle görünüyor ki uzun bir süre daha unvanımı kaptırmaya niyetim yok. hele hele etrafımda "sen de bir haltı beğenmiyorsun" diyen robotlardan yığınla varken zor.

    bugün ömrümün 26 senesini geride bıraktığım gün ve şunu rahatlıkla söyleyebiliyorum ki 26 senede 26 adım yol katedemedim. dolayısıyla yanımdaki spot ışığın ve bir kadeh şarabın bana verdiği yetkiye dayanarak kendimi dünyanın en gereksiz adamı ilân ediyorum. sağlıcakla...