şükela:  tümü | bugün
  • türkiye'den herhangi bir hukuk fakültesinin ilk 50'ye giremediği ve beni de şaşırtmadığı listedir. ergenekon ve 17/25 aralık davaları sürecinde gıkını bile çıkartamayıp liyakata değil dalkavukluğa göre ünvan alan, pozitif hukuktan ziyade mahalle hukukuna göre eğitim veren türkiye'deki tüm hukuk fakültelerin ayıbıdır bu liste
  • adliyeler. fakültede okuduklarınız elbet önemlidir ama işinizi asıl öğreneceğiniz yer adliyelerdir.
  • adliyeler oldugunu dusunmuyorum. sebepleri:

    1. her hukuk mezunu isini adliyede yapmaz. ozellikle degisen dunyada hukuki danismanlik yapip neredeyse adliyeye gitmeden emekli olan avukatlar var. noterler, kurumlarda musavir olarak calisanlar vs. bu kesimlerin de adliye ile isi olmaz pek. hukuk fakultesi baska bir yerdir.

    2. adliyede iseniz de adliyeler teorinin pratige dokuldugu yer olarak konunun ikinci bolumunu olusturur. pratik elbet onemlidir ancak hukukun ne oldugu, adaletin tanimi, hukukun felsefesi adliyelerde ogretilmez. fakat sansliysaniz iyi bir hukuk fakultesinde bunlara iliskin biraz bisey ogrenebilirsiniz. adliyede ise tamamen spesifik olaylara odaklanmaniz ve onlari cozmeniz gerekir. hukukun teknik kismi ile daha icli disli olursunuz. turk adliyelerinde hukukun insan ile iliskisi, beseriligi atlanir cogu zaman.

    3. bir avukat, hakim, savci adliyeye yalniz meslegini icra etmeye gider. fakultede ise henuz mesleksizsinizdir. istediginiz alana odaklanabilir, istediginizi okuyabilir, istediginiz konuda kendinizi gelistirebilir ve mesleginize boylece karar verebilirsiniz. hukuk egitimi, bana gore alinmasi gereken bir formasyondur, gerisi kisiye kalmistir. hukuk koca bir deryadir ve siz en cok olayi gordugunuz adliyede bile hukukun temelini kolay kolay kavrayamazsiniz. zira orada asil bulunma sebebiniz mesleginizi icra etmek, evinize ekmek goturmek ve para kazanmaktir. "bunlarin hepsi birer asli maas meselesi" der oguz atay tutunamayanlarda. adliyede yasadiginiz sey, daha cok asli maas meselenizdir.

    konu cok tek tarafli ele alinmis gibi oldu, bitirelim.

    hukuk, dunyanin farkli yerlerinde farkli sekilde ele alinan bir disiplindir ve her ulkenin kendi sistemine gore verdigi egitim de degisir. bu nedenle surasi dunyanin en iyi hukuk fakultesidir demek bana cok gercekci gelmiyor. kendi sistemi uyarinca hukuku, adaleti, demokrasiyi ve diger temel kavramlari ogrenciye ogretebilen, hukukcunun gercek anlamda hukukcu olmasini saglayabilen, farkiliklari kucaklayan ve farkliliklarin kendi kulturunu zenginlestirdiginin farkinda olan, elestiriye acik, kisilerin kendilerini neredeyse en cok universite egitimi sirasinda gelistirebileceginin farkinda olan ve onlara bu vizyonu sunan fakulteler, dunyanin en iyi hukuk fakulteleridir bana kalirsa.

    turkiyeye bakacak olursak, hukuk diplomasinin b sinifi surucu ehliyeti gibi dagitilmaya baslandigi ulkemde ne yazik ki yukarida anlattigim gibi bir kurumun var olmasi mumkun degil diye dusunuyorum.
  • dünya'ya bol bol fitne fesat sokan ulkenin hukuk fakülteleri yine ip gibi dizilmiş dediğim listedir.
  • (bkz: ankara hukuk)
  • budur. daha ötesini tanımam. (bkz: american samoa law school) (bkz: better call saul)