şükela:  tümü | bugün
  • burayı o kadar kanıksamışız ki buranın bedenimizden çok ruhumuz için bir tuzak olduğunun farkında değiliz.fakat her hapishaneden kaçmak mümkün olduğu gibi bu tuzaktan da kurtulmak mümkün. yeter ki yol haritasını bul ve gardiyanlarla bekçilerle işbirliği yap. işte okült öğretilerin bir kısmında bunu gördüm. dünya denen tuzaktan kurtulmaya çalışıyorlar. bunun için enteresan yollar izliyorlar.
  • kesinlikle tuzak. sen dünyaya bağlanıyorsun, en güzel okullarda okuyup, en güzel işlerde çalışmayı hayal ediyorsun ama dünya sana o kadar bağlı değil. geleceğe dair müthiş hayallerin varken ansızın bir kazada o çok değer verdiğin fani bedenin paramparça oluyor. insan denen mükemmel varlığı aşağılarcasına kötü bir sonla birden bire bitiyor hayatın.

    uzun süredir bu dünyaya az bağlı yaşamaya çalışıyorum. bu dünyanın çekiciliği tuzağına düşmemeye çalışıyorum. ama çok zor. böyle yaşayınca başkalarının yaptıklarıyla mutlu olmayınca onlara ayak uyduramıyorsun, yalnızlaşıyorsun, dışlanıyordun. onların eğlendikleri sana çocukça ve saçma gelmeye başlıyor. üstüne beklentilerini ve bağlılığını azaltınca hayat boş geldiğinden ne yapsan kar etmiyor, sıkılıyorsun her şeyden. bu gerçekten koyuyor adama ama bir şeylerin ayırdına varıp aydınlanırsan bir daha dönüşü yok. fani dünyanın cazibesine bir daha kapılamıyorsun...
  • en büyük tuzak hormonlar. hormonlar yüzünden milyarlarca insan perişan.
    yok aşkmış, yok sevgiymiş, tüm bunlara bağlı buhranlar, ıstıraplar, acılar. bunlar hormonların ittiği dolaylı acı vericiler. nedir bu üreme isteği. b*ktan dünyaya evlat getirme yarışı. kendimizin beslediği tuzaktayız. acılar ya karşı cinsten ya evlattan, ya oedipus'tan veya elektra'dan.
    çıbanın başı belli testesteron/östrojen. en büyük tuzak bunlar işte. herkesi hadım edersek bu tuzağı çökertiriz.