şükela:  tümü | bugün
  • son dört beş senede iyice ayyuka çıkmış durumdur. ingilizce bilen her türk gerek internet ortamında, gerekse yurt dışına çıktığında bu gerçekle yüzleşir. türkiye 1999-2008 yılları arasında önyargıları kırmak üzereyken şansını kaybetti. verdiğim bu iki tarih tesadüfi değil. 17 ağustos 1999 dünyada türk imajının insanileşmesi açısından önemli bir tarihti. 2008 ise o yıl düzenlenen avrupa futbol şampiyonasına gönderme yapıyor. tuhaftır ki 2008 yılından sonra her şey türkiye'nin aleyhine gelişmeye başladı. gezi parkı eylemlerinin şiddetle bastırılması, arap baharı'na ulusal seviyede duygusal tepkiler verilmesi ve yanlış ata oynanması türkiye'nin imajını yerle bir etti. erdoğan'ın başkanlık törenine katılan ülke başkanlarına şöyle bir göz attığımızda durumun vehameti daha net anlaşılabiliyor.
  • dünya önce dönsün de kendi götüne baksın. yabancı hayranlığınızdan gına geldi.
  • cebinde tc kimlik kartı taşıyan bazı kimselerin nefret etmesinden daha kötü değildir.
  • olmayan nefrettir. bir nefret vardır ama o nefret türkiye'nin temsil ettiği çağ dışı, ahlak dışı, etik dışı, insanlık dışı bazı değerlere ait nefrettir. bir diğer açıdan dünya çok büyük bir kavramdır, nefret eden kadar sevende vardır bunun istatistiğini yapamayız zannediyorum.

    büyük ve güçlü ülkeler genel olarak nefretten ziyade faydalanmayı uygun görürler. bir avrupa devleti'nin yada amerika'nın nefret etmesi biraz akıl dışı olur. nefret etmek yerine ipleri eline almak gibi bir tercih yapmışlardır. yani amerika nefret etmez, nefret duyacak kadar bir değer barındırmaz türkiye'ye karşı. bir amerikalı için sıradan bir ortadoğu ülkesi, sıradan bir 3. dünya ülkesidir. bir yunan için ise nefret söz konusu olabilir çünkü kendinden seviye olarak çok aşağıda olmayan ve dibinde bir ülkedir. dünya geniş bir kavramdır, bu söz çok fazla genelleyici.
  • nefret değilde bir önyargı var sanırım.
  • nefret etmesi ve çılgınlar gibi kıskanması olarak değiştirilmesi gereken başlık.
  • "dünya" derken hristiyan birliği ni kasteden insan beyanı.
    adamlar hristiyan olmayanı yeryüzünde istemiyor.
    ne yani, bizi sevsinler diye biz de mi hristiyan olalım?
    (bkz: kızlar illa ibne mi olalım)
  • çok da sikimizde. ele geçirip sömüremediklerini hiç sevemediler zaten orospu çocukları.
  • valla da billa da abd halkında olmayan nefrettir. uber için aracıma aldığım tüm konuşkan amerikalılar aslen nereli olduğumu soruyor. türkiye dediğimde de aldığım tepkiler şaşırtıcı. hmm neresi orası diyen 1 kişi olmadığı gibi herkes ya istanbul’a gelmiş ya kapadokya’ya veya herkesin mutlak bir türk arkadaşı var. türkiye’yi ziyaret etmiş olanlar mutlaka klasik amerikan aksaniyla merhaba nasilsinn demeye çalışıyor. geçen gün bir teyze yediği imam bayıldının tadını hala unutamadığını anlattı. ve herkes erdoğan’ın trump gibi kötü bir insan olduğunu biliyor. araçtan inerken de green card almam için iyi temennilerde bulunup mutlak bahşiş veriyorlar.

    tabi bu durum california halkı için geçerli. rednecklerin şehirlerinde bu tarz sıcak bir yaklaşım olacağını düşünmüyorum.