şükela:  tümü | bugün
  • beyinsizsiniz çünkü araştırmıyorsunuz. allah aşkına söyleyin, dünyanın yuvarlak olduğunu nereden biliyorsunuz? en basitinden bir kez olsun uzaklardan gelen bir geminin bacasından gövdesine doğru göründüğünü gözlemle test ettiniz mi?

    "batıdan doğuya sürekli olarak gittiğimizde başladığınız noktaya döneriz." evet bu fenomen doğru. peki kuzeyden güneye gittiğimizde? bilinen dünya tarihinde bunun bir örneği var mı? böyle bir seyahat vaki mi?

    kuzeyden güneye gittiğimizde hiçbir zaman başladığımız noktaya geri dönemeyiz arkadaşlar. bunun sebebi bizim yer çekimi olarak ifade ettiğimiz şeyin gerçekte yukarı doğru bir ivmelenmeden ibaret olması. yani bir tür şaşırmış gravity. yer çekimini yaratan şey dünyanın sadece kendi ekseni etrafında dönmesi değil, tüm sistemin beraber hareket ettiği bir sıçrama hareketidir.

    bir formula 1 pistini gözünüzün önüne getirin. aracınızla hızla ilerliyor ve tekrar başladığınız yere dönüyorsunuz. şimdi bu pist yuvarlak mı? tabii ki de hayır.

    dünya elbette tamamen düz değil. lakin bir tam daire oluşturacak eğim de söz konusu değil. yakın zamanda teksas ve arizona üniversitesi coğrafya bölümü tarafından yapılan bir araştırma ile kansas eyaletinin bir cetvel kadar düz olduğu sonucuna varıldı.

    1.0 değeri bir cetvel için mükemmel düzlük anlamına gelir. ev yapımı bir kekin düzlük derecesi 0.957'dir. kansas eyaletinin 1000 km boyunca ölçülen değeri ise 0.99997'dir! çevresi 25000 mil olduğu iddia edilen bir küre için bu oldukça küçük bir eğim değil mi?

    sadece bu da değil. dünya üzerinde yapılmış çok uzun köprüler var ve bunlar dünya'nın eğikliği hesaba katılmadan yapılmış. (bkz: danyang–kunshan grand bridge) aynı şekilde çok eskiden yapılmış bina ve köprüler dünyanın eğikliği plana katılmadan yapıldığı halde gayet sağlam ve sorunsuz ayakta durmakta.

    demek istediğimi anlamanız için elinize bir teleskop alıp minik bir ufuk çizgisi testi yapmanız yeterli. kitaplarda öğretilenlerin aksine tüm nesneleri gördüdüğünüzü fark edeceksiniz. oysa küre matematiği bize görmememiz gereken nesneler olduğunu söylüyor. ancak görebiliyoruz! o halde sorgulamalıyız. (matematiği değil, küreyi!)

    ufuk çizgisi kürenin eğimi değildir arkadaşlar. o sadece sizin bakış persfektifinizin yok olma hattıdır. komik olan şu ki bunu hala dünyanın yuvarlak olduğunun ispatı olarak sunuyorlar. oysa uçakla yolculuk ederken bile ufuk çizgisinin düz olduğunu görebiliyoruz. dünya yüzeyinden ne kadar yükseğe giderseniz gidin, ufuk çizgisi daima göz hizanızda yükselir. konyaaltı plajında, ağrı dağında, uçakta 35000 feet yükseklikte.. düz çizgi hep oradadır. (bu arada mısır'dan abd'ye kalkan bir uçak okyanus yerine daima avrupa üstünden geçer. çünkü küre olmayan bir yeryüzü şeklinde en kısayol budur.)

    güneşin ve ayın dünya çevresinde belli bir yörüngede dönmesi gece ve gündüzü, yörüngeden yükselip alçalması ise mevsimleri oluşturur. yani dünya güneş çevresinde değil güneş dünya'nın çevresinde dönüyor.

    nasa ve diğerlerinin verileri bize doğruları söylemiyor arkadaşlar. bakın bunu anlamak çok önemli. yıllardır niçin antarktika buzulu askeri güçler tarafından korunuyor? ve niçin sadece belli bölgelerde araştırmaya izin veriliyor? yuvarlak dünya modeli sona yaklaşıyor olmasın? bu gerçekten planlanmış mıydı, yoksa gizli bir şeyi mi ortaya çıkarıyoruz bilmiyorum.

    öyle ya da böyle ben bu yolculuğa kendimi adadım. böylesi heyecan verici bir dönem yaşadığım için kendimle gurur duyuyorum. oldukça kalabalık bir topluluk var dünyada bu görüşü savunan. konuyla ilgili tübitak ile sıkı bir iletişim halindeyiz. 10 yıl önce bunları ifade ettigimiz için bizimle alay eden bu güzide kuruluş şimdilerde sorularımızı ciddiye alıyor, gerçeği sorguluyor. çok değil 5 yıl sonra farklı bir noktada olacağımıza inanıyorum.

    zaten bilim ve felsefe yapma eğilimi, düşüncenin kendisini eleştirel bir şekilde ele almasından başka nedir ki? insanın bildiği şeyi meşrulaştırmak yerine; nasıl ve hangi sınırlara kadar farklı düşünebileceğini öğrenmeye çalışmasından daha güzel ne olabilir? bir cismin küre olarak gözükmesi başka bir cismi küre ya da basık küre yapmaz ki. uzun lafın kısası dünya küre falan değil. şuna yakın bir şey.

    ekleme: troll demekten başka bir şey yapamıyor olmanıza şaşırmadım. hiçbir karşı argüman göremiyorum. gerçekten vasatsınız. her zaman diyorum; sizler sırf ateist olduğu için kendini bilim adamı ilan eden zavallılarsınız. sizin yazacağınız en iyi yazıyı bi tarafımla yazarım ben. böcek sürüleri sizi.

    ekleme 2: ayrıca dua edin tamamen dümdüz demedim. tam diyecektim bi gülme geldi. hafif eğim verdim.
  • tübitağın başında 10 yıl önce biraz olsun aklı başında insanlar vardı şimdi senin bu mantık dışı sorularını ciddiye alan tübitak muhattabın konudan çok uzakmış. çok merak ediyor nasa verilerine güvenmiyorsan al bir go pro bir gps cihazına bağla uçan balonla gökyüzüne sal ve sonuçları gör.
    buradan başlık açıp tübitak'daki gizli işsizlere soru sorarak bir sonuca varamazsın.
    yada bir uçağa bin dış hatlara da gerek yok iç hatlarda gündüz uçan birine bin görürsün kimin beyinsiz olduğunu diyebileceğiniz yazar süprüntüsü
  • yalan yok, yerli veya yabancı herhangi bi cemaat liderinin iddiası sandım.
  • çanakkale savaşında;

    gömülemeyen ölülerin on binleri bulduğunu, ortalığın kokundan ve sineklerden geçilmediği, domuzun bile yaşamayacağı şartlarda askerlerin savaştığını, ilk ateşkesin dostluk gösterisi değil, şartların her iki taraf için de artık kaldırılamayacak kadar ağırlaştığı için zorunlu olarak alındığını, iki tarafın askerlerinin o gün arkadaşlık yaptıklarını, birbirlerine sigara, yiyecek ve tespih, yüzük, rütbe gibi ufak tefek hediyeler verdiklerini, ortalığı basan sinekler yüzünden hiçbir yiyecek maddesinin birkaç tane sinek yutmadan yenilemeyeceğini, salgın hastalıkların da savaş kadar can aldığını, bir ingiliz askerinin hasta arkadaşını büyük abdestini yapmak için tuvalet çukuruna girerken gördüğünü, oradan çıkmayınca çukura koştuğunu, hasta askerin bayılarak pisliklere batmış olduğunu, arkadaşlarının ise onu yukarı çekemeyecek kadar güçsüz kalmış olduklarını, bu hasta askerin kendi pisliğinde boğularak can verdiğini

    biliyor muydunuz?