1. çok önemli bir şey yazacağım, umarım iki gün sonra bu yazıdan çalıp da kullanmaz biri:

    dünyayı saran halk isyanlarının esas nedeni bireyin özgürlük alanının teknoloji sayesinde genişlemesi ve giderek devletin kapsadığı alanla kesişmesidir.

    bu nedenle "birey" devletin yapısında değişim talep ediyor.

    devlet küçülsün istiyor.

    bu isyanlar esas olarak sınıfsal değişim talepleri değil, "birey"in gücünü ve özgürlük alanını arttırma çabasıdır.

    işte bu nedenle isyanlara birçok değişik görüşte insan katılıyor. tek ortak yönleri ne görüşte olursa olsun özgürlük alanlarıyla devletin alanının kesişmesinden doğan gerilim.

    ek: isyana karşı çıkan kitlelerin teknolojiye ve yeni dünyaya uyum sağlayamamış kesimler olması da bu açıdan tesadüf değildir. özgürlük alanı genişlemeyen kişiler bu talepte bulunmuyor.
  2. globalleşme, teknolojik toplum, hızlı yaşamın getirdiği düzensizliğin, bireyselleşmenin sonucu olabilecek nedenlerdir.
  3. iletişim teknolojilerinin değişimi/gelişimi, bilgiye erişimde kolaylık, özgürlük anlayışının değişmesi, devletin birey için olduğunun farkına varılması, savaşların devletler tarafından kabul edilebilir sebeplere bağlanamaması ve bireyselleşme.
  4. genelleme yapmanın yanıltıcı olabileceği konu. teknolojinin getirdiği nimetler araçtır. fazlasıyla kolaylık sağlarlar. lakin işleri geçmişte olduğundan farklı bir konuma taşıdığını sanmıyorum. araştırma, soruşturma yapan kişiler zaten bunu farklı kaynaklar aracılığıyla yapıyor, bir şekilde hayatlarına yön verebiliyordu. öğrenmeyi sevmeyen kişilere ise soruşturmadan bilgi tüketmenin daha da kolaylaştığı bir dünya açıldı. hatta belki gerçekliğe, rasyonelliğe bu yolla darbe bile vuruyor olabilir.

    bana kalırsa buna en büyük örnek televizyondur. eğer bir kesişim kümesinden ve yarattığı çekişmeden bahsedeceksek bu internet ve tv olabilir. internet, tv'ye göre daha fazla emek isteyen bir yapıdır. bu açıdan bakıldığında bilgi edinimi konusunda bir gelişim olduğu görülebilir. zira kaynaklar bollaşmıştır. neredeyse tekel olan tv için açık bir tehdit vardır.

    öte yandan arap baharı yaşanan ülkelerde halk hareketinin gerçek manada tabandan geldiğini söylemek ne kadar doğru olur bilemiyorum. hatta bunun bir organizasyonel yapı olduğunu söylemek bile zor olabilir. elbette bu konuda araştırma yapan kişiler kanıtlarla, çıkarımlarla elle tutulur sonuçlara ulaşmayı sağlarlar.

    gelişmiş memleketlerde gerçekleşen isyanlarsa zaten senelerdir varlar. kabaca fransız devriminden beri desek yanlış olmaz herhalde. belki daha fazla ilgi çekmesinin nedeni derinleşen ekonomik buhran ve arap baharının getirdiği algıda seçicilik olabilir.

    ülkemizdeyse baskıya karşı, özgürlük yanında bir arayış olduğu fikrine katılıyorum. bunun yanında sosyal açıdan doymuş insanların insanlık namına bir şeyler yapma çabası olarak da bakmak mümkün yaşananlara. maslow'un piramidinde yukarı tırmanma arayışı belki.
  5. yanlış nedene bağlamlanmaya çalışılmış sonuç.

    bu nedenle mi bir yığın insan bir yığın insanla bağlantılı face ve twitter sayfalarını kapattı... bu isyana kapılmayan milyonlarca teknolji kullanan insan var... hepsinin face, twitter hatta ekşi gibi sözlük yazarlıkları var...

    gerçek şudur.

    binlerce yıl önce konfüçyus gerçeği fısıldamıştır.

    "değişim rüzgarları eserken kimileri yelken diker kimileri de duvar örer."

    isyan edenler yelken dikenlerdir.

    o yüzden nazım "oğlum benden ilerde" der.

    ben de aynı şeyi söylüyorum.

    30 yıl sonra oğlum benim söylediklerimi söyleyecekse iyi bir çocuk yetiştirememişim demektir.

    ama karşı taraf söylemine bakarsanız,

    babalarının, dedelerinin ağzını kullanıyorlar.

    hala.

dünyayı saran halk isyanlarının nedeni hakkında bilgi verin