*

şükela:  tümü | bugün
  • bu acayip zararli bir aliskanlik, kesinlikle terkedilmesi gereken bir yasam tarzidir. bu konuyu, ukteyi vererek onumuze getiren arkadasimiza tesekkuru bir borc biliriz. soyle ki: durbakalimheleci bir insan yasaminda gelisen her olayda, her karari ve girisimi baslatacak ilk adimi ertelemeyi sanki birincil odeviymis gibi uygulamaya koyar. hemen karar verilmesi gereken durumlarda bile "dur bakalim" , bakariz gibi tepkilerle o an icinde bulundugu karar verme asamasindan kendini cikarir ve stresten uzaklasir . ancak bu erteleyisin sonu -tecrubeyle sabittir ki- husrandan baska birsey degildir. o an cozulmesi gereken problem daha da buyumus bir halde tekrar karsisina geldiginde daha zor anlar yasar; veya tren coktan kacmistir artik, kossa da yetisemez pesinden.
    bir de vurdumduymazlik vardir tabi bu yaklasimin icinde.

    -patron benim dugun cumartesi biliyorsun..(3 gun sonra)
    -eeee?
    -abi gecen hafta konusmustuk ya birmilyar avans kullanacaktim, hallederiz demistin?..
    -tamam bakariz.
    ....dugun gunu, sabah saat 10:00....
    -patron, benim cikmam lazim, bugun evleniyorum biliyorsun.
    -ha, evet tamam.
    -su avans?
    -tamam halletcez ya..
    -abi ben bugun..
    -tamam ben saat iki gibi gonderirim sana.
    -sen gelmiyor musun?
    -dur bakalim hele..
    ...
    (bkz: allahim neydi gunahim)
  • (bkz: du bakalim)
  • turkler tarafindan pek sevilmeyen bisi..yada turk atalari tarafindan pek sevilmeyen bi davranis..yoksa adamlar bugunun isini yarina birakma,sona kalan dona kalir,siktir lan yarraim gibi atasozlerini nie soylesinlerdi ki .dimi ama
  • acele ise seytan karisira yurekten inanmis, acele etmemek lazımcıların dusturudur.
  • aksamin hayrindan sabahin serri iyidir gibi ifadelerde hayat bulan tavirdir...
  • "babamla öğretmenim arasındaki tartışmalar, kültürle olan ilk temasımın zevkli hatıralarıdır. benim aracılığım ile yapılan ve tartışmacıların pek farkına varmadıkları bu konuşmalar benim için sinsi bir keyifti.ilk gün koşa koşa eve gelmiş ve hemen babama yetiştirmiştim.baba sen yanlış biliyormuşsun öğretmenimiz söyledi:biz mektebe değil okula gidiyormuşuz. babam okuduğu gazeteden başını kaldırdı yorgun ve ilgisiz nazarlarla baktı yüzüme."dur bakalım hele" dedi.babamın sonradan daha iyi farkettiğim karakterinin eşsiz bir özetiydi bu cümle. "dur bakalım hele." hem kendi durur, hemde herkesi durdururdu bu cümleyle. benim hızımı, annemin hırçın ve telaşlı atılmalarını hep bu amansız cümlesiyle keserdi. "dur bakalım hele." dünya tefekkür tarihine "durbakalımhelecilik" geçmez ise babama yapılmış en büyük haksızlık olacaktır bu."

    tutunamayanlardan bir kesit

    tutunamayanlar
    oğuz atay
  • bir de oişöyleolmazcılık hali vardır. şöyle gelişir;
    baba-kız arası

    - baba şunu hemen iki dakkada halledelim ya bi gel tut ucundan zaten kolay hemen olcak
    - o iş öyle olmaz... sen şimdi bi dur bakalım.
    -babacım, canım, sen yap falan demiyorum, yardım et şunu şu tarafa çekelim, gerisini ben halledicem zaten.
    -o iş öyle olmaz...

    ya da

    anne-baba arası

    -üç haftadır söylüyorum bi vida sıkacaksın alt tarafı sana söyleyen bende kabahat niye kendim yapmıyorum ki!
    -o iş öyle olmaz!
    -ne nasıl olmaz?! sifonun musluk vidası gevşemiş. vida tornavidayla sıkılmaz mı?
    -hmpgffff! **o-iş-öy-le-olll-maz dedim.
    -nolursun boşanalım!

    ona göre hiç bi iş "öyle" olmaz. hep bi durulmalıdır.
    iyi de ölücez birazdan o nolacak?

    edit: hepsinin çıktığı yer *tir bu arada. bunların tüm sülalesi aynı yere çıkar ve bahanedirler.