şükela:  tümü | bugün
  • amerika, new hampshire'da bir universite sehri..pek hos bir ortami var..ortasindan bir main street geciyor, sagli sollu dukkanlar..sirin yani..
  • daha buyugu north carolina eyaletinde. duke university'ye evsahipligi yapiyor..
  • amerika,nh eyaletindeki kampus kasabasi diyelim..5 dakikada downtown tavaf edilio...sirindir..herkes birbirini tanir..filmlerdeki hesap...
  • toplu tasimacilik kavraminin bitik oldugu, taksi ile havaalanindan 10 dakikada alinan yolun otobus ile 3 aktarma yapmak suretiyle bir bucuk saat surdugu bir tipik universite sehri. artik sehir mi dersiniz kasaba mi orasi size kalmis.
  • ingiltere'nin kuzeyinde bir sehir newcastle'in hemen altindadir. tam ortasindan river wear gecer; ayrica jude filminin buyuk bir bolumu veya tamami burada cekilmistir.
  • ingiltere'de bulunan durham universitesi de bu şehre yayılmıştır adeta. öyle ki, bu sevimli tarihi şehrin insanları bile "afedersiniz hatfield college'a nasıl giderim?" sorusuna cevap verecek durumda değildir çünkü neredeyse üç binadan birinde durham üniversitesi bünyesindeki bir college, bir bölüm, vs. bulunur. bu durum da tabii ki, "durham'ın içinden olanları" bile çileden çıkarmış, artık buradaki halkın da "aman be, salla üniversiteyi" şeklinde tepki vermesine neden olmuştur.

    1093 yılında yapılmış bir de katedrali vardır ki bakımı için haftada 40,000 sterlin harcandığı katedral eşrafı tarafından iddia ediliyordu.

    bir de newcastle'a trenle 15 dakika uzaklıktadır.
  • durham'i dolaşmak yaklaşık 25 dakika sürer. yönünüzü her zaman katedrale bakarak bulabilirsiniz çünkü tepenin en yukarısına kurulmuş olan bu katedral ve yanındaki kale, bütün şehirden görülebilmektedir. harry potter'in buralarda çekildiğine şaşılmamalı çünkü şehir merkezi starbucks'larla dolmasına rağmen hala bir ortaçağ kasabası. ingiltere'nin en kötü 2. pub'ı burda bulunmaktadır (ama en kötüsü kapandığı için şu an listelerde 1. sıradadır.) sadece bir maden kasabası olarak görmek yanlış olabilir durham'ı. çünkü köprüden geçip, otobüs istasyonuna doğru giderken sol tarafınızda kalan barlar ve publar geceleri (özellikle cuma geceleri) oldukça dolu olmakta ve durham'ın tüm gençlerini, durham üniversitelilerini ağırlamaktadır.

    herhangibir yerde internet cafe bulamazsınız. internet kullanmak için şehir kütüphanesine gitmelisiniz. şehir kütüphanesini görünce şaşıracaksınız çünkü kitaptan daha çok, playstationlar (çocukların kullanımına açık), cd dinleme odaları, vcd, dvd izleme odaları bulacaksınız. şehir kütüphanesi aynı zamanda bizim halk eğitim merkezi gibi bir işlev görüyor olacak ki, her gittiğinizde etrafınızda 60-70 yaşlarında 10larda nineyi ve dedeyi bilgisayarın nasıl kullanılacağını öğrenirken bulabilirsiniz.

    durham'daki kasaba pazarı belki de en çok gezilebilecek yerlerden. onun dışında kafa dinlemek istiyorsanız güzel ama iki hafta bile olsa yaşayayım diyorsanız iki dakika bile durmamanız gereken bir yerdir.
  • bu yil eudc*2004e ev sahipligi yapan sakin otesi kasabacik..yas ortalamasi universiteler kapaliyken sanirim 60 filan..

    biraz detaya inmek gerekirse:

    1) aksamuzeri 5 'ten sonra tum dukkanlarin kapanip tum insanlarin evlerine dolusmasiyla terkedilmis kasaba izlenimi veriyor,

    2) gorkemli katedralinin asiri gaz bi zangocu vardir, kilise caninin abartisiz bir saat boyunca durmaksizin caldigi tarafimizca duyulmustur,

    3) kasabanin adinin telaffuzu konusunda halkin da ciddi tereddutleri var. dorhım, dorhem ve dwammm(hafif bi kusma efektiyle) sadece bikac ornek..
  • kasabanın adının telafuzu konusundaki farklılıklar sebebiyle, kasabanın adının telafuzu konusunda nasıl köyün imamına danışılıp onun telafuzu, bilgisinden yararlanılırsa; ben de kasaba katedralinin papazının "darım" demesi üzerine kasabanın adının telafuzunun "darım" olarak kabul edilmesi taraftarıyım.
  • h harfini telaffuz etmeden okumak sevaptir. varyasyonlarina: durım ve dürım da ekleyebiliriz.