şükela:  tümü | bugün
  • bozuk olduğu konusunda hiçbir şüphemin kalmadığı buton. önceleri, yanlışlıkla "yolla"ya bastığımı düşünüp salaklığıma hayıflanırken, an itibariyle göz göre göre "durmasın" diyerek sildiğimi sandığım kenar entryimi doğrudan er meydanına* salarak kurda kuşa* yem etti. hayır bu ilk de değil. umarım son olur, yoksa benim sonum olacak.

    önemli not: yetkililerden* alınan bilgiye göre sorun firefox'taki eklentilerden kaynaklanmış olabilirmiş. nitekim google chrome'da yapılan deneyler gayet başarılı geçmiştir. firefox benim için bitmiştir, daha da kullanmam.
  • esvaplarınız nerede dursun? sorusuna verilebilecek en izmaritsi cevap. insan hakkı'nın en sevdiği tamlama. tamlaşılmaz bir dağdağa. veryansın. nasıl necip bir gazetecilik örneğiyse. hiçanlamıyorum bütün lafzı. benim için hiçanlam ifade etmiyor; biri diğerine söylemeyegörsün. varın bakın hele halâ hela kokuyor korkunç merhametleri militerlerin. ey üstün kör! astığın çamaşırları esvap deyip geçme. esvabım esvapsın esvap. nedense militerledim. senden sonra kurşun askerlik yaptım. gece morları, yuvarlağın köşeleri, dımdızlak yayalar.

    kondansatör efendi bize iki elektron kap gel. çocukluğum içinde buhurdan dolaştırılmış odalarda anılmasın hiç. ve çarşı iznine çıkmak isteyen bütün elektronları fikri hür vicdanı hür bir düzlemde güzelce dövün. durmasın yani hepsi gitsin manasında mı?

    k.a.t.e.

    bütün acılar aynı kaynak koddan derlenir. platform bağımsız namussuz. hangi divanın altına girersen gir önüne çöreklenir. hiçanlamamak gerekiyor bütün bunları. bütün bunların düş olduğu memleketlere göçmek gerekiyor. durmasınlar lan.

    iyice istimlak edilmiş ruhları sevgi obezi yapmanın hiçanlamı ne?

    a.k.d. yani amına kodumun dünyası.
  • çok şımarık bir tabir gibi geliyor, her gördüğümde. basarken kontrolsüz olarak omuzlarımın kulaklarıma yaklaştığını fark ediyorum, durmasın işte durmasın, durmasun deyu.

    ekşi itiraf: bazen bilerek herhangi bir başlığa a yazıp, kenarda dursun yazıyorum ki, durmasına basabileyim eheheh.
  • melankolik dışavuramayış butonu. adeta bir "kime anlatıyorum ki ben" feryadı. bir vazgeçiş. yorgunluk. inancını yititmek.
  • ben bunları anlatıyorum da kimse ciddiye almayacak, diye serzenişte bulunup basılan buton. içimde batlasınlar.
  • [şeyh, "yolumuzu vurup kesen şeytan, ne de güzel vurup kesmekte... bizi ne de güzel azdırmakta. söyle, vursun, durmasın." dedi.] feridüddin attar - mantıku't-tayr