şükela:  tümü | bugün
  • 30'lu 40'lı yıllar halkevi çevresinin ürettiği romantik-pragmatik dövizlerden biri... cumhuriyet kuşaklarına ilham beyanındadır. şimdi hikayesi:

    niyazi berkes hoca anlatıyor unutulan yıllar* kitabında. ankara'da halkevi'nde toplanırlarmış gençken. boş zamanlarında ise gençler [gençler dediğimiz niyazi berkes, vedat nedim tör vs...] odalara kapanıp böyle sloganlar bulurlarmış, mutad yürüyüş ve temaşalar ve dahi nümayişler için.

    işte niyazi berkes o sloganları hatırlarken durmayalım düşeriz vecizesini de anar. müellifi de vedat nedim tör'dür. bir de daima ileri asla geri vardır o dönemden kalan. umut-rejim-cumhuriyet-romantizm-idealizm adına bir satır arasıdır bu sloganlar aslında. şimdi beğenmediğimiz cumhuriyet aydınlarının genç dimağlarından fırlamış birer beklenti. ama tabii olmadı böyle şeyler. en büyük inkisarı da, zaten anılarında itiraf etmiş niyazi berkes yaşamış.
  • bisiklete binmeyi yeni öğrenmiş 2 kişiden arkada olanının öndekine söylediği cümle.hareket halindeyken denge kurmak daha kolay olduğundan dolayı olusabilecek durum
  • türkiye cumhuriyetinin onuncu yili kutlamalari oncesinde butun turkiye slogan ve afislerle donatilmis. bu soz iste o sloganlardan biriymis.

    kaynak : http://www.taraf.com.tr/makale/2501.htm

    aziz nesin'in zubuk romaninda fareler bu sloganin yazdigi bez afisin bir kismini yerler ve ortaya "durmayalim iseriz" gibi süper komik bir cumle ortaya cikartirlar.
  • erken cumhuriyet dönemi sloganı olmakla beraber aynı zamanda burcu aktaş'ın kaleme almış olduğu harika çocuk kitabıdır.
    yokuşpaşa'nın bir garip insanları arasında geçen; aktaş'ın kendi ifadesiyle henüz zihinleri "zapturapt altına alınmış" olmayan çocukların, bizim dünyamızın tuhaflıklarını misket fırlatırcasına yüzümüze fırlattıkları bir güzel hikayedir.

    "soru: çocuklarla oyun oynamak, onlara kitap okumak, konuşmak yetişkinlerin sevmediği işler. ama sen çok seviyorsun, biliyorum. hatta kitaplarını yeğenin güneş’e ithaf ediyorsun. ne yapacağız biz bu yetişkinlerle?
    cevap: orası biraz karışık… çocuklar bu ülkede eksik yetişkinler olarak görüldüğü sürece işimiz çok zor. çocuk için yapılan her şeyin bir pazara dönüşmesi ve para kazanıldığı için çocuklara ait alanlara bir işkolu olarak girilmesi, artık vahşinin de ötesinde bir hal almış kapitalizm üzerinden yürümeye devam ederse çocuklar hiçbir zaman birey olarak görülmeyecek."

    http://www.radikal.com.tr/…yesinde-donuyor-1117912/

    dünya hayalciler sayesinde dönsün; durmayalım, düşeriz.