şükela:  tümü | bugün
  • tam 36 yıl öncesinden, önkuzu'nun cenaze mersiminden bütün ayrıntılarıyla iç burkucu görüntüler... hatırımda hep siyah-beyaz imajlardan ibaret olan o yıllara dair renkli ve hayli net görüntüleri seyretmek çok sarsıcı... işte kanla yazılmış bir romanın ilk satırları:

    http://www.youtube.com/watch?v=alkdkg6eu50
  • ahmet yılmaz, otuz kupona adlı şiirinde, "deniz* türkiye'li, önkuzu* türk'tü" der. türkçülük için önemi burdan anlaşılabilir.
  • önkuzu hey! önkuzu!
    önde gider önkuzu.
    bu bayrak düşmez yere,
    ölmedikçe son kuzu!

    kızıl katiller tarafından şehit edilişinin 37. yıldönümü.

    rahmetle, minnetle anıyoruz..
  • türk kızıllarının elleri temizdir bir kere. kendisinin ciğerlerine hava basılmamıştır, kalemle ağzından azıcık üflenmiştir.
    pencereden atılmamıştır ayağı kaymıştır.
    türk tarihinin o en karışık dönemlerinde bu bolşevik baykuşlar hiç cinayet işlememiştir. kendilerine kurşu sıkana gül atmışlardır.
    dursun önkuzu ve diğer binlerce genç eceliyle ölmüştür.
  • kendisinin komünistler tarafından öldürülmediği, "kargaşa esnasında dengesini kaybedip dustugu" iddiaları var. işin ilginci bu iddialar yalnızca sözlükte var ve bazı yerlerde kaynak olarak sözlük gösterilerek bu iddialar tekrarlanıyor.

    bu konuda talentless jerk ile zamanında bir yazışmamız olmuştu. içeriğini açıklamak sözlük kurallarına aykırı sanırım.

    fakat ben hala bu olayla ilgili çıkacağı iddia edilen ve içinde şu otopsi raporlarının da bulunacağı kitabın çıkmasını bekliyorum. aradan kaç yıl geçti onu da hatırlamıyorum.

    işkence edilmediği ise çok bariz bir yalan. vücudunda bir çok işkence izi vardı. ablası işkence izleri yüzünden vücudunun tanınmaz halde olduğunu söylemiştir.

    türkçü-sentezci kavgasında öldüğü falansa aslı astarı olmayan bir şeydir. bunu iddia edenlerin kendilerinin dahi inandığını sanmam.
  • sol örgütlerin sorumlu olduğu cinayetlerden bahsedildiğinde: "karışık zamanlardı, iki taraftan da çok genç yaşamını yitirdi" diyenlerin kendi kayıplarıyla ilgili konularda: "pis faşistler yoldaşlarımızı katletti, acımadan öldürdüler halbuki biz oturup konuşmak istemiştik. zaten ilk cinayeti de biz işlemedik!" gibi yorumlar yaptığı bir ülkede, 70 olaylarının sayısız cinayetlerinden biridir önkuzu cinayeti...
  • cinayeti "kanlı günlerin ilk cinayeti" değildir. zira onun öncesinde 4 ocak 1968'de site yurdunda şehit edilen ruhi kılıçkıran cinayeti vardır.

    hatta 1 mayıs 1969'da şehit edilen bahattin dedeşan, 5 haziran 1969'da şehit edilen mustafa kahraman, 19 ekim 1969'da şehit edilen kemal ertürk cinayetleri de ondan öncedir. ve yine 21 mart 1970 günü ankara yüksek öğretmen okulu bahçesi'nde şehit edilen süleyman özmen ile 8 haziran 1970'de istanbul üniversitesi edebiyat fakültesi'nde şehit edilen yusuf imamoğlu cinayetleri de ondan öncedir.

    ben de bu "aslında söylemek istediğim bu değil" deyip de sonrasında ondan başka bir şey söylemeyenlerin niyetini sorgulamak isterdim de, samimiyetlerini bildiğim için gerek görmüyorum.
  • 39 yıl önce bugün (23 kasım 2009) işkencelerle öldürülmüş birisi vardı... öldürülmeseydi belki 39 yıl daha yaşayacaktı. belki 9 yıl sonra evlenecek 30 yaşında çocuğu olacaktı...
    (bkz: burası türkiye)

    edit:
    (bkz: siyasi başlıkların zamanın ötesine gitmesi)
  • son günlerde kendisini öldürenler arasında kemal kılıçdaroğlu'nun olduğu ileri sürülen kişi.

    23 kasım 1970'de öldürüldükten sonra, ülkücü gruplar savcılığa onu öldürmelerinden şüphelendikleri "solcu" öğrencilerin isimlerini verir, bunlar şu şekildedir.

    mehmet özdemir, sabri uyar, cemil kaya, adnan altıparmak, mehmet kavaloğlu, fikri aytan ve hüseyin tüy

    olaydan bir kaç gün sonra, akif atasayan ve erdinç gündüz şüpheli olarak yakalanmıştır. birkaç gün sonra da hüseyin alkan aynı suçlamayla tutuklanmıştır. yine sonraki günlerde tutuklananlar arasında ali kalpaklıoğlu ve sabri uyarın da adları geçer. uzun süre sonra tutuklanan bir başka isim de şefik şenoldur.

    soruşturmayı yürüten savcı olay mahalinde bulunan altan altıparmak, mehmet ali kabakoğlu, sabri uyar ve akif atasayan gibi isimlerden bahseder. sanıklardan adnan altıparmaksorgusunda sabri uyar, akif atasayan, şefik şener, mehmet özdemir ve cem uyar'ın isimlerini vermişr. yıllar sonra erol arabacı, önkuzu'yu kendisinin öldürdüğünü iddia edince bir ülkücü tarafından öldürülür.

    görüldüğü üzere içlerinde kılıçdaroğlu yoktur. kendisini pek sevdiğim söylenemez ama dursun özkuzu olayında hiçbir kaydı olmadığı halde suçlanmasını da kabul edemem. yani bugüne kadar hiç kimsenin aklına mı gelmedi bu olay. yapmayın be kardeşim...

    edit: ha yukarıdaki isimlerden biri ise ve sonra adını değiştirmişse, bi zahmet bunu iddia eden de ıspatlayıversin be..
  • şehadetinin yıldönümünde gazeteci-yazar selcan taşçı, şehit dursun önkuzu'nun ailesi ile güzel bir röportaj yapmış.

    http://www.yg.yenicaggazetesi.com.tr/…p?haber=42581

    yalnız şu kısmı buraya eklemeden edemeyeceğim:

    "
    katillerini ödüllendirdiler

    - peki ya fiilen bu katliamı yapanlar;
    katiller?..
    “sözde yakalandılar” diyor samiye
    oktay.
    insanlık dışı olaya karışan 6 kişi hüküm giymiş. ne var ki 1974 affı ile salıverilmiş hepsi de... kardeşinin katillerinin sonraki yıllarda kamu hizmetinde görevlendirildiğini söylerken içinde kopan fırtınayı kestirmek öyle zor ki...
    “ne hissettiniz, ne tepki verdiniz”
    diyorum; cevabı da dursun’un hikayesi
    kadar acı:
    “yüzsüzlerle ve yüzsüzlere pirim veren bir zihniyetle yüzleşmek neye yarardı ki? 'baht utansın' deyip oturduk.”

    milletimize helal olsun

    “biz bugüne kadar hiç kendimizi acındırmadık ama madem böyle sordunuz, şehadetinden yaklaşık 40 yıl sonra yine ilk defa sizin aracılığınızla, ”t.c. ankara yenimahalle sulh hukuk tereke hâkimliği sayı, tereke esas no: 1970/52, müteveffa dursun önkuzu’ya ait eşyalar listesi“ni arz edeyim” diyor;
    “gözlük, dolmakalem, kol saati, ceket, pardesü, bir çift ayakkabı, bir çift çorap ve 15 lira, evet, 15 lira para. bilirkişi, hukuk mahkemeleri başkâtibi ahmet gümüşay imzasıyla tespit edilen tereke bunlar. ağabeyimin üzerinden çıkan 1970 yılının 15 lirası ile ankara’dan zile’ye otobüs yolculuğu yapılabilir miydi, bilmiyorum. bu para da türkiye emlak kredi bankası’na yatırılmış ve herhalde sonra hazineye devredilmiştir. milletimizin hizmetine kullanılmışsa helal olsun!”

    (serdar 24'ün notu: ilginçtir(!), 17 mart 1978 1 mayıs mahallesi katliami faillerinden biri de sonradan devlet memuru olmuştur.)