şükela:  tümü | bugün soru sor
  • geçen hafta bunun hakkında 5 dakikalık bir yazı yazmıştım (blogdaki orijinali ve medium'daki hali), burada daha kolay okunabilmesi için maddeleştirdim.

    1) bunun aslı nudge (okunuşu "nac"). hafifçe ittirmek, çaktırmadan yönlendirmek manasında kullanılıyor, nobel ödülü sahibi thaler tarafından.pisuvardaki sinek favori örneği.

    2) örneğin otoriter rejimlerde iş basittir, kural koyarlar, bekçi dikerler ve tuvalette çişini dışarı taşırana hapis cezası verirler.

    3) klasik ekonomistlerin rejimi ise teşvik (incentive) üzerine kuruludur. mesela tuvalete girişi paralı yapar ve çişini sıçratmayana çıkışta parasını iade eder.

    4) davranışsal ekonomistler bir adım ileri gidip, bariz ekonomik çıkarlara göre değil, psikolojik yatkınlıklara (cognitive bias) göre yönlendirme yaparlar. pisuvara işeyenler, oradaki sinek çıkartmasına fazla düşünmeden nişan alıyorlar. bekçisiz, turnikesiz, ucuza tuvalet temizliği.

    5) daha önemli bir örnek: organ bağışı. avrupa ülkelerindeki potansiyel organ bağışçısı oranları ya çok yüksek (%99 civarı) ya da çok düşün (%10 altı). bu farklar kültürle açıklanacak gibi değil. kök sebep default bias. nedir bu?

    6) bazı ülkeler her ehliyet alanı otomatikman bağış listesine kaydediyorlar, istemeyen olursa listeden çıkabiliyor (opt-out). pek kimse çıkmıyor.

    7) diğer ülkelerse opt-in düzenlemesi yapmışlar: kimse otomatikman bağışçı değil, o listeye kaydolmak için minimum bir çaba gerekiyor. pek kimse kaydolmuyor, bağışçı olmayı doğru bulmalarına rağmen.

    8) insan tembel ve koyundan hallice bir varlık. bir seçim yapmaya zorlanmazsak, sistemin bize önerdiği default seçenekle devam ediyoruz. ben de emeklilik kesintilerimin yatırıldığı fonu değiştirmemiştim yıllarca.

    9) bir de üstüne, sanki o opsiyonu derin analizler sonucu seçmişim gibi sonradan kendime hikayeler uydurdum. geriye dönük rasyonalizasyon sürekli yaptığımız bir şey.

    10) thaler benzer örnekleri 2008'deki nudge isimli kitabında toplamıştı. sistemi akıllıca tasarlayarak, insanları daha mantıklı seçeneklere doğru ittirmek mümkün. tabii abartıp, halk için halka rağmen diyen otoriter rejimlere dönüşmemek lazım. insanların hata yapma özgürlüğü olmalı. bu dengeyi tutturmak için, normalde birbirine zıt iki terimi birleştirip “liberteryen paternalizm” diye bir kavram uydurmuş thaler.

    11) bunun bir nevi manipülasyon olması yönündeki eleştirelere cevabı: evet ama seçimlerimiz normalde de özgür ve objektif değil ki. insan doğasından gelen bazı sistematik hatalar var. herkes aynı hataları, aynı şekilde yapıyor. doğa bizim seçimlerimizi ciddi biçimde manipüle ediyorsa, biz niye ufak ayarlar çekmeyelim?

    12) örnek olarak, organ bağışına dönelim: yeterince "liberteryen" olmak için, milleti otomatikman listelere kaydetmek yerine, illa bir seçim yapmaya zorlamak mümkün: "ehliyet almak için organ bağışı sorusunu cevaplamanız şart, evet mi hayır mı?"

    13) yeterince "paternalist" olmak için de, bu sorunun altına, “organ bağışı listesindeki ortalama bekleme süresi 26 ay. ve yeni ehliyet alanların %92'si organ bağışçısı olmayı seçiyor” bilgisi koyulabilir.

    14) insan sosyal bir hayvan olarak evrildiği için, komşularının davranışlarını öğrenmesi, kendi davranışını değiştirmesinin en etkili yolu. default bias'tan da kuvvetli bir etki bu.

    15) bu da bir çeşit manipülasyon ama bu bilgileri vermezsen, sırf “bağış mı değil mi” diye sorarsan, o seçimin ne değeri var? "%100 özgür seçim ortamı" diye bir şey yok, ve olsaydı da manasız olurdu.

    ***

    not 1: organ bağışçısı olun. kök hücreden yetişmiş kişiye özel yedek organlara veya sentetik organlara daha var.

    not 2: arkadaşlarınızın %92'si beni düzenli olarak takip ediyor, hayır duaları ediyor. siz bilirsiniz artık, ben karışmıyorum.
  • "insanlar gerçeği öğrenmeden, onun etkisinde kalırlar"

    özeti budur.
  • fizik için eylemsizlik ne ise, davranışsal iktisat için de nudge teori odur.
    newton’un hareket yasalarının birincisi eylemsizlik ilkesine göre ;
    tüm cisimler bir kuvvet etkisi tarafından durumunu değiştirmeye zorlanmadıkça düzgün doğrusal hareketini veya durağanlığını korur.
    insanlar da böyledir, bir kuvvet etkisi (dürtme) olmadan mevcut durumlarını koruma eğilimindedirler.
    davranışsal iktisatçılar, bir parça manipülasyon ile mevcut durumun ivmesini değiştirirler.
  • eskiden cogu sitede 1. sayfa, 2. sayfa gibi durumlar vardı. 1. sayfa bittiginde okumak için 2.sayfaya geçmeniz gerekiyordu ve bunun için de bir şeyler yapmanız gerekiyordu fare ile (mesela 2. sayfa linkine tıklamak gibi)

    ancak bunu endless scroll geyiği ile ortadan kaldırdılar. şimdi hiçbir şey yapmadan hasta gibi sürekli bir feed okuyorsunuz. bu da nudge teorisinin kötü kullanımına bir örnektir.