şükela:  tümü | bugün
  • 'en iyi tek bir cozum yoktur, her problem kendi sartlari icinde ele alinip degerlendirilmelidir' seklinde ozetlenebilecek yaklasim.*
  • i$letmeler acisindan; cevre, personel niteligi, teknoloji ve i$letmenin boyutu gibi farkli durumlarin analizi neticesinde i$letmeyi ba$ariya goturecek en iyi yapinin olu$turulmasi olarak aciklanabilir.
  • isletme derslerinin sinavlarinda can kurtaran yelegidir efendim bu yaklasim. isletmeye giris olur, isletme organizasyonu olur, isletme yönetimi olur, hangisi olursa sorunun gelisine gidisine göre bir yerinde tikandiysaniz hemen baglayacaginiz yer durumsallik yaklasimi olmalidir. bakin ne güzel özetlenmis "'en iyi tek bir cozum yoktur, her problem kendi sartlari icinde ele alinip degerlendirilmelidir" yani ne? hoca evirmis çevirmis soruyu köklemis, sizde isin içinden çikamamissiniz, baktiniz olacak gibi degil hemen durumsallik yaklasimi.. yani, hocam bu sorun klasik bir isletmede klasik yöntemlerle çözülemez, bu durum için benim önerim durumsallik yaklasimi kullanarak su su su sekilde çözümlenmesidir. meali: vallaha bu sorun galiba ikinci ünitede anlatilmisti ama ben orayi nassolsa çikmaz diye atladiydim, simdi burdan kivirdik kivirdik, olmadi finale çalisiriz artik. en sevdigimiz, nereye çeksen gelen kaypak bir yaklasimdir.
  • ilk defa 1967 yılında çevre koşullarındaki belirsizlik ve değişkenliklerin organizasyonlara olan etkilerini tartışan paul lawrenceve jay lorsch tarafından kullanılmıştır.
    "organizasyonlarda tek bir en iyi yol yoktur" kuramına ek olarak, "organizasyonda kullanılan her bir yolun etki ve verimliliği farklıdır" ve "organizasyonun oluşturulması,içinde bulunduğu çevre koşullarına da bağlıdır" tanımları getirilmiştir.
  • 1970 sonrasında ortaya çıkan, pozitif yöntemler kullanan (anket, istatistik, sayısal veri) örgüt yaklaşımı.
  • önderlik olayının oluştuğu koşullara ağırlık veren teorilerdir.
  • yöneticilerin daha iyi karar vermesi ve içinde bulunduğu durumu daha iyi tanıması gerektiği fikri vardır
    durumsalık yaklaşımında:
    organizasyon yapısını etkileyen iç ve dış etkenler vardır.
    organizaston bağımlı değişkendir.
  • sistem yaklaşımının 1970 yılından itibaren yapılan bir dizi araştırmayla yerini bıraktığı durumsallık ya da koşulsallık yaklaşımı adı verilen teoridir. organizasyonun içinde bulunduğu duruma ve çevresel koşulların özelliklerine göre yönetim biçimi ve sistemini etkileyen faktörlerin sayı, nitelik ve etkilerinin değiştiğini ortaya koymaya çalışan bu yaklaşıma göre her örgütün durumu, faaliyet konusu ve çevresi diğer örgütlerden farklıdır. örgütler üzerine etki yapan koşullar ve örgütün iç durumu da farklı olduğuna göre her örgütün yönetim ve organizasyon biçimi ve sistemi de farklı ve kendine özgü olacaktır.

    işletme ve çevre ilişkilerine yeni bir boyut getiren bu yaklaşım tasviri (deskriptif) ve gözlemsel (ampirik) niteliktedir. varsayımlara dayanmayan, işletmenin çalıştığı çevre koşullarının ve durumunun gözlenerek, araştırılarak ortaya konmasıdır. genellemeden ziyade, işletmenin içinde bulunduğu koşullara indirgeme söz konusudur.

    (bkz: yönetim ve organizasyon)
    (bkz: erol eren)
  • hocamızın henüz anlattığı konudur. söylediğine göre bunları şu an yönetici pozisyonunda bulunan birçok insan bilmiyor. aklımda kalanlar ve notlarımdan anlatmaya çalışayım.

    --------

    klasik, neoklasik, modern daha sonra sistem yaklaşımı artık organizasyonların verimliliğini analiz edememeye başlayınca ortaya çıkmış teoridir. ilk defa bu terimi kullananlar ise paul lawrence ve jay lorsch olmuştur.

    bu teoride iç ve dış faktörlerin sisteme etkisinin olduğu kabul edilip her sistemin azami veriminin nasıl alınacağının bu etkenlere göre değişeceği söylenmiştir. en önemli değişkenlerin ise (yapılan araştırmaların yoğunlukları bazında) teknoloji ve çevre olduğu görülüyor.

    yapılan önemli birkaç araştırmadan genel hatlarıyla bahsetmek istiyorum

    woodart araştırması

    bu ingiliz amcamız incelediği işletmelerin verimliliğinin araştırırken kullanılan yöntem ile verimlilik ve teknik arasında ilişki kuramayınca bu sefer işletmelerin kompleks yapılarına göre sınıflamış ve yorumlamıştır.

    1) birim üretim

    müşteriye özel olan, sipariş üzerine ortaya konan üretimdir.

    2)kitle üretim

    benzer ürünlerin çok sayıda üretildiği üretimdir.

    3)süreç üretim

    sürekli devam eden bir üretim vardır, input-output sabittir. mesela elektrik üretimi

    işletmeler bu şekilde sınıflandırıldıktan sonra en verimli olan birim işletmelerde organik yapının olduğu, iletişimin yazılı olarak değilde sözlü olarak devam ettiği, bireyler arasında etkileşimin yüksek olduğu işletmelerde görülmüş. süreç üretimde verimli olan işletmeler incelendiğinde ise işletme içinde yine organik bir yapının olduğunu görmüşler. kitle üretimde ise bunun tersi olarak bulunan emir-komuta-kurmaylık ilişkisinin, herkesin görevinin açık seçik belli olduğu ve bunlara bağlı verimliliğin yüksek olduğunu belirlediler.

    tavistock enstitüsü çalışmaları

    bu çalışmada kömür ocaklarında yapılan teknolojik değişimlerin çalışanlara olan etkisi görülmüştür. eski sistem olan işçilerin 2-8 kişilik gruplarla bölgelerinde tam dayanışma içinde, iletişimin yüksek olduğu shortwall sistemden; vagonların otomatize sistemle taşınması grupların iç dayanışmasını etkileyen longwall sistemine geçişle verimlilik ve kalitenin düşüşü görülmüştür.

    bu çalışmanın en önemli yanı bağımsız değişken olan teknolojinin bağımlı olan işletme organizasyonuna olan etkisini göstermesidir.

    --------

    bunlar dışında bulunan aston, perrow, thompson çalışmaları da bu teorinin önemli çalışmalarından fakat henüz konuda yeni olmam dolayısıyla yanlış bilgi vermek istememem sebebiyle burada bitiriyorum. hataları söylerseniz düzeltmeye çalışırım.
  • literatürde bazı yazarlar koşulsallık ( contingency) yaklaşımı olarak ifade etse de aslında koşulsallık yaklaşımı farklı bir durumu ifade etmektedir. koşulsallık yaklaşımında organizasyonun içinde bulunduğu çevre ile kullanılacak yöntem ve teknikler arasında fonksiyonel bir ilişkiyi içerir. yani koşullarımız t ise bu durumda x, y,z yöntem ve tekniklerinden faydalanılmalıdır. fakat durumsallık yaklaşımında içinde bulunulan durum iyi analiz edilmelidir ve bu duruma göre yöntem ve teknikler geliştirilmelidir. selami sargut "koşul bağlılık" olarak türkçe literatüre sokmuştur bu da kullanılmaktadır.
    durumsallık yaklaşımına bir de örnek verelim. klasik yaklaşımın ilkelerinden olan emir-komuta zinciri ilkesi klasiklere göre her durumda kullanılmalıdır verimliliğe giden yolda önemlidir. fakat durumsallık yaklaşımı olaya şöyle bakar proje işi yapıyorsan proje yöneticisine ihtiyaç vardır haliyle matriks organizasyon kurulacaktır fakat matriks organizasyonda çalışan 2 kişiye karşı sorumlu olacaktır biri proje yöneticisi diğeri de departman yöneticisi. işte emir-komuta ilkesine uyulmalı diye diretip matriks yapıdan vazgeçme z durumsallık yaklaşımını kullananlar.