şükela:  tümü | bugün soru sor
  • olum korkusu bas gosterdiginde herkes imana gelir anlaminda bir soz.
  • normaldir.
    ucuga binen ateistler, ucak du$erken gravitist olurlar.
    gravitist: yercekimine tapanlar.
  • bir kitapta böyle bir hikaye okumuştum.
    minibüs benzeri bir araçta insanlar gidiyor. arada muhabbet ediyorlar, konu din, allah gibi mevzulara geliyor, yaşlıca bir adam var, dindar olduğunu öğrendiği bir gence "bırak yahu bu işleri, bu devirde böyle şeylere mi inanıyorsun? din, allah, peygamber bunlar boş işler." anlamında bir şeyler söylüyor. o sırada minibüs yalpa yapmaya başlıyor, yanıbaşındaki uçuruma ha düştü ha düşecek, herkes korkuyor, bu arada az önceki dinsiz amca da başlıyor allah'a yalvarmaya..
    neyse tehlike geçiyor, insanlar sakinleşiyor. meğerse az önceki konuşmaları duyan şoför bilerek minibüsü tehlikeli kullanmış ki yaşlı adam imana gelsin. zaten o da bu olay üzerine hatasını anlıyor bir daha münafıklık yapmıyor.
  • düşen ucakta döt korkusuyla bir yerlere sığınma gereği duyan insanların yalvarmalarını, allah'ın varlığının kanıtı olarak gösterecek tek insanlar da din hocalarıdır herhalde. üstelik neden bunu kanıtlama gereği duyarlar ki.. isteyen inanır, kanıta ihtiyacı olmadan. ayrıca:

    (bkz: bütün genellemeler yanlıştır)
  • esasında cingözlük yaptığını düşünen din hocalarını haksız çıkartmak için de kullanılabilecek bir önerme, şöyle bir çıkarsama yapılabilir bu kabulden: din aslında dünyevi bir ihtiyaç değildir, ölüm korkusunun insana monte ettiği bir mevhumdur. sorun tanrının varlığı değil, insanın varlığının tehlikede olmasıdır
  • allah a inanc geni bulundu geyikleri sırasında aklıma gelen erica jong'a ait bir önerme. gen vardır yoktur bilemem fakat ateist olduğunu iddia edenlerde ölüm korkusunun tetiklediği istemdışı bir imana gelme olayı sık gözlenen bir hadise olup genelde tehlikenin geçmesi akabinde kişi tarafından bu durum hasır altı edilir..şüphesiz yaratan bizi bizden daha iyi bilmektedir;

    "size denizde bir sıkıntı (tehlike) dokunduğu zaman, o'nun dışında taptıklarınız kaybolur-gider; fakat karaya çıkarıp sizi kurtarınca yine sırt çevirirsiniz. insan pek nankördür." (isra suresi, 67)
  • din hocalarinin inancsizlik savini curutmek icin ortak olarak kullandiklari kalip.
    ateizm, insanlarin bir yaratici guce ihtiyac duymasini inkar eden anlayis degildir. insanbilim, toplumbilim veya yan dallari hakkinda -tarih bile olabilir- az biraz bilgi sahibi olan insan, insanlarin yerli kabilelerden bu yana birseylere tapinma ihtiyaci icinde oldugunu bilir. dusen ucaktaki ateistin durumunun basit bir psikolojik zayifliktan baska ispatlayacagi birsey yoktur. zaten o durumda imana gelen adamdan da pek bi dindar olmaz saniyorum...
  • din hakkindaki edebiyatlarini, sadece korku, afet ve felaket uzerine kuran insanlarin cikarimidir. onlara da, oyle ogretilmistir zaten. tanri sadece kirar, yikar, parcalar ve boylece kendini gosterir. tanri, sadece gazabini vererek insanlara dogru yolu gostermeyi amaclar, elinde baska bir yol yoktur.

    (bkz: korku edebiyati)
    (bkz: 7nokta4 size yetmedi mi)
    (bkz: tsunami dalgasinda allah yazisi bulmak)
    (bkz: daha gider bu)
  • düşen bir uçakta, panik anında kendisini her ne kurtarabilecekse ona sarılabilecek bir ruh halindeki bir insan bahsedilen.

    ben tanrı olsam, bu konumdaki bir adam tam da o anda bana inansa "çocuk mu kandırıyorsun" der kızarım.
    ben tanrı olsam, benim varlığımı yüceltmek, beni ispat etmek adına bu kadar çaresiz bir adamı örnek gösterseler örnek gösterene de "beni mi aşağılıyorsun" diye kızarım "sağlıklı düşünen bir adamın bana inanmasının hikayesini anlat, bunu değil" derim

    eğer tanrı inancı sadece "nolur nolmaz ölünce başıma bir şey gelmesin" diye bir nevi "ben onun sırtını kaşırsam o da benimkini kaşır" mantığıyla varılan bir şeyse eğer, zaten iddia edildiği gibi samimi, içten gelen, ulvi bir şey değildir ki. beni dövmesin diye mahallenin kabadayısına "saygılar abi, haklısın abi" demekten farkı yok çünkü.