şükela:  tümü | bugün
  • minnoş, oğlum!.. 1990 mart ayında, ben evde olmadığım bir zamanda öldüğünü öğrendim. çok üzgünüm be oğlum, ölüm anında yanında olamadığım için... seninle vedalaşamadık, bir şeyler eksik kaldı.
    18 yaş bir kedi için uzun bir zaman dilimi... seninle çok güzel anılarımız oldu, biliyorsun... aradan 31 sene geçti, inan bana seni hiç mi hiç unutmadım. ee ben de 61 yaşıma geldim, benim de fazla zamanım kalmadı...
    bu satırları okuyorsan, bekle beni!.. yanına gelip seni öpücüklere boğmayı çok ama çok istiyorum. umarım tanrı ikimize torpil geçer, sevenleri kavuşturur... seni çok sevdiğimi, rüyalarımı süslediğini bilmeni isterim...

    edit: minnoş... (doğum tarihi: 1971 güz - ölüm tarihi: 1990 mart)... seni çok özlüyorum, yakışıklı minnoş'um... debe için teşekkürler...
  • doğurmadığım tüylü çocukum, evden çıkmam gerektiği zaman gözümün içine bakıp kafanı yana eğip acıların çocuğu gibi bakma lan bana. 24 saat seni seversem ne yicez olum, sen yan gelip yatıyon birimizin çalışıp mama parası kazanması gerek. yoksa o yaş mamaları, krakerleri noel baba getirmiyor.
  • bugün ölümünün üzerinden tam bir sene geçti. öyle çok seviyordum ki oğlum, benim sevgimi bana zarar vermeden kabul eden tek canlı olduğun için teşekkür ederim. sen de az değildin çok tırmalıyordun başta beni, kollarım çizik içinde gidiyordum işe. kollarımdaki façalarla ünlü olmuştum sayende. hiçbirinin izi kalmadı. sonra güvendin bana. bazı geceler sen ayak ucumda uyurken kalkıp sana bakardım sanki beşiğinde uyuyan bebeğe bakarmış gibi. koca kafana bakardım, pudralı beyazlı tüylerini severdim, purrlamanı dinlerdim. çok garip, hayatımda o kadar mutlu olduğum başka anlar var mı bilmem. ayak dibimde huzurla uyuyabilmende az bir katkım olduğunu bilmek, benden istediğin şeylerin sadece mama, minik lastik top, kucaklanmak gibi basit, tanımlı ve belirli şeyler olmasının verdiği huzurla bir canlıyı rahatça sevmek. bir canlıyı sevdikten sonra büyük bedeller ödemek ve karmaşaya dalmak zorunda kalmamak. verdiğimiz bu sevginin bacaklara sürtünme veya kucağa zıplama yoluyla faizli geri dönüşü. dünyanın en yormayan, en güzel sevgisiydi.

    hayatıma girdiğin için şanslıyım. pek çok insanın çocukken kavuştuğu hayvan sevgisine belki geç kaldım, gerçi ölen iki balığım yeşim ve maviş için cenaze töreni yapıp pencereden baktığım bahçedeki mezarlarına ilkokul bitene kadar dua eden bir çocuktum. ortaokulda yurtta kalmaya başlayınca bırakmak zorunda kalmıştım balıklarıma dua etmeyi. orada yarım kalmış bu sevgi tekamülü. cidden küçük yaşta bu sevgiyle tanışmalı, devamında bu sevgiyi kaybetmekle yüzleşmeli zira çekmekte geç kaldığımız bir acı katlanarak artıyor; kulunçları evcil dost sevgisiyle yumuşayarak büyümeli insan. açıkçası insan bile insana bu kadar lazım değil.
  • - cüzdanımda vesikalık fotoğrafın var.
  • kedisin sen kanser olmak ne demek oğlum. olsun bunuda ataltıcaz babacığım, annenle beni bırakıp gitmek yok. önceki atakları nasıl atlattık ise bunuda atlatıcaz.
  • çok güzel ve tatlısın, oyuncak kediye benziyorsun, ama maalesef yarım akıllısın! her an gözüm üstünde olmak zorunda, yoksa başını derde sokman kaçınılmaz. bir parça naylon yedin, beş gün bağırsakların tıkandı, ağzına sabah akşam zeytinyağı sıkmasam hayatın kaymıştı. ve hala naylon yemeye çalışıyorsun. iki buçuk yaşına geldin, artık akıllanma zamanın gelmedi mi?

    kızkardeşin çok zekiydi, seni bile kolluyordu, ama maalesef bünyesi zayıftı, yaşayamadı. büyük ablanız zeka küpüydü, hayatımda gördüğüm en akıllı hayvandı. evdeki gaz kaçağını burnuyla yakalayıp beni uyardı, evi de bizi de kurtardı. ama sevgili kızım, senin kendine bile hayrın yok, ömrübillah izleyip kollamam gerekecek. ama sen iyi ol da, ben razıyım peşinden koşmaya. umarım uzun süre sen ve kardeşlerinle birlikte oluruz, nerede olursak olalım...
  • gece at gibi koşturmayın, rica ediyorum.
  • özledim seni sıpa, çok özledim hem de. geceleri sağa sola koşturmalarını, gündüzleri pineklemeni, bir köşede durup da öylece izlemeni, sinirlendiğinde çıkarmış olduğun tırnaklarını, kar beyazı tüylerini, küçücük pembe burnunu ve masmavi gözlerini.

    7 yıl bize kardeş olmuştun ve 7 ay önce bu dünya’ya veda ettin. güzel uyu evlat, arada rüyama giriyorsun ve hasret gideriyoruz.

    seni andım bu gece, kulakların çınlasın.
  • bir keresinde seni evde tek bırakmış ve o gün eve epey geç dönmüştüm. döndüğümde yemek kabının üstünün kapalı kaldığını farkettiğimde ve senin o delice yemeğe saldırışını gördüğümde inan çok çok pişman olmuş ve üzülmüştüm. bildiğin yanına çöküp ağlamıştım ulen.

    diyeceğim o ki, öbür tarafta hakkımda atıp tutmayasın e mi.
  • tek sorum var; 5 cdlik yeni türkü best of albümümü kumuna nasıl götürdün? neden üstüne işeyip kuma gömdün?
hesabın var mı? giriş yap