şükela:  tümü | bugün
  • sen beni süründürdün tam bir yıl boyunca,kendi zevklerin için benim sevgimi kullandın.belki şu an değil ama bir gün ben olmasam da birileri seni de süründürecek,üzecek ve o zaman beni anlayacaksın.o ağladığım günlerin acısı çıkacak senden.
  • (bkz: düşün ki o bunu okumuyor)

    neler yazardın ?
  • çaresizliğe bir adet küfür edesim var. hep kendime sormuşumdur, çaba mı yoksa çaresizliğn dibinde eriyip de görememek mi aslında, sana sadece uzaktan bakmak. hani o gün bana öyle içten baktın ya, bende yüzümü çevirmek zorundaydım ya, işte o an dünyanın durmasını istediğim andı, ama zamanı durduramadım. ondan sonrada hep çaresiz bir ışıltı bekledim ama artık gittikçe kararıyor gözlerim. anlatabildim mi?
  • küçücük bir dileğim var: seninle evde de olsa karşılaşıp yakın iki insan gibi birlikte durup konuşmak... böyle bir dileğin nesnesi olmak çok aşağılatıcı ve alçaltıcı bir şey değil midir? geri kalan zamanların ağırlığı ve şiddetini üstlenir, ben tek başıma yaşarım. her insan bir odalık ve bir, yalnızca bir aynalıktır. ancak bu odanın ve aynanın dehlizlerini bilmek önemli. neyse maksat sedimentasyon ya da kontr endikasyon olsun!
    retoriğim de toriğim de yok bu böyle n'apalım!

    ölürken kahkasını bize bırakan,yaşama karşı ölümü seçen :
    nilgün marmara
  • 'seni kimse benim gibi sevemez diyenler olacaktır. onlara benden bahset.'
  • ''ben aşk nedir bilmem,
    eski kafalıyım.
    bir seni bilirim,
    bir de adın geçince sıkışan kalbimi.''

    attila ilhan
  • .
  • bana ulaşmaya çalışan azimli çaylak. entryni gördüm. uludağdan ulaşabilirsin. ne diyeceksin çok merak ettim.
  • senden ayrı geçen zamanı zehra'nın boyuyla, değişen yüzhatlarıyla ölçmek. bana kalan buymuş. bir fotoğrafınız var. balkondan bakıyorsunuz beraber. arkanız dönük. en çok o fotoğraf acıtıyor canımı. baba kız gibisiniz. ben de sizi habersiz çekmişim anne olarak. hep böyle hayal ediyorum o fotoğrafı. sonra gerçeklik yüzüme çarpıyor. hâlâ beklediğim için deli olduğumu düşünüyorum. ama bekliyorum.
  • bana çok büyük yanlış yaptın.

    beni gerçek anlamıyla tanımadan,beni gerçek anlamıyla okuyamadan, çok fevri davranıp,çok acele karar verdin.

    ön yargı ile davrandın.yanlış davrandın.cidden beni benden daha iyi kimse tanıyamaz ve sen beni yanlış gördün,beni yanlış gördüğünü çok iyi biliyorum.beni yanlış gördüğün için de yanlış bir karar verdin.

    bu şekilde olmamalıydı.zaman çok önemliydi ve zamana yeteri kadar şans vermedin.