şükela:  tümü | bugün soru sor
  • oncelikle belirtmek gerek ki dusunce ozgurlugu her insan icin gereklidir. hic kimsenin tam olarak ozgur olduguna inanmasam da, insanlarin ozgurluk fikrine sahip olmalari ve belirli toplumsal sartlardan, bir takim bagliliklardan dolayi tam olarak kullanamasalar bile "isteseler" tam olarak ozgur olma imkanlari oldugunu dusunmeleri, hem psikolojik acidan rahatlatici hem de herhangi bir baskiya maruz kalma durumunda seslerini duyurabilecek aksiyonlarda bulunmalari acisindan onemlidir.

    dusunce ozgurlugu problemleri ise, ozellikle icinde bulundugumuz iletisim caginda sosyal medyanin da patlamasi neticesinde, kendi fikir soyleme imkanlarini hor kullanan bazi kisilerin adeta bir cevre katliami gibi dusunce kirliligi olusmasina yol acmasi ve bunun ardindan gelen cesitli sosyal problemlerdir. bircok farkli platformda bu tarz problemlerin orneklerini bulabileceginiz gibi, eksisozluk'te de bu problemlerin en agresif orneklerine rastlamak mumkun.

    dusunce ozgurlugu problemlerinin ne oldugunu acikladiktan sonra belirtmeliyim ki bu problemlerin cozumu icin herhangi bir sekilde, herhangi bir kesimin veya bireyin dusunce ozgurlugunu kisitlama onerisinde bulunmayacagim. gozlemlerime gore dusunce ozgurlugu kisitlanan bir kesim onunde sonunda yukselip cok daha vahsi bir sekilde baskalarinin dusunce ozgurlugunu kisitlayacaktir. bunun orneklerine hem turkiye tarihinde hem de dunya tarihinde rastlamak mumkun.

    dusunce ozgurlugu problemlerinin bazi ornekleri ve sonuclari ile devam edelim. ılk olarak dusunce ozgurlugu kavraminin yanlis anlasilmasi ve ego catismalari karisimindan dogan problemlere deginmek istiyorum. dusunce ozgurlugu size istediginiz dusunceye sahip olma, yani istediginizi dusunme imkanini verir. bir dusunce ne olursa olsun aklinizda istediginiz kadar tutabilirsiniz. fakat, bir dusunceyi disa vurdugunuz zaman, bu dusunce uzerinden aksiyona gectiginiz zaman toplum icerisinde beraber yasadiginiz insanlar bu dusunceyi tasvip etmeyebilir, ve bu gayet normaldir. yine de, dusunce ozgurlugu sayesinde bu fikrinizi, kriminal olmadigi surece, disa vurmakta ozgursunuz. bu da demektir ki, insanlar da kendi fikirlerine bagli olarak muhalefet etmekte ozgur. bunu kavrayamayan insanlar, karsidan gelen muhalif bir dusunceye karsi tehditkar bakabilmekte. bunun nedeni oncelikle sadece kendilerinin ozgur oldugu iluzyonuna kapilmalari, digeri ise dile getirdikleri bir fikrin yanlis olmasi durumunda yarattiklari buyuk egolarinin cokuse ugrayacagi tehlikesi. egosu tehdit altinda olan insan dogal olarak kendisini tehdit altinda hisseder. buyuk egolari olan insanlarin egolarini tehdit ederseniz saldirganlasirlar (ki siz aslinda sadece, tipki onun yaptigi gibi, kendi fikrinizi dile getiriyorsunuzdur). ınsanlar genellikle bir fikre gercekten cok bagli olduklari icin degil, yanlis olmaktan korktuklari icin fanatik olurlar. bunun orneklerini futbol takimlarinda da, politik fikirlerde de, dini inanclarda da gorebilirsiniz. egosu tehdit altinda olan insanlar ile tartismak dusunce kirliligine yol acacaktir, cunku saldirganlasan insanlarin temel amaci konusmak degil kazanmaktir. burada ayrica belirtmek ihtiyaci hissediyorum ki egosu buyuk olan ama buna ragmen tehdit altinda olma hissini bastirabilmeyi basararak gercekten medeni tartismalar yapabileceginiz insanlar mevcut. fakat, bu insanlar kolay kolay rastlayabileceginiz insanlar degil.

    peki, bu dusunce kirliliginin zararlari nelerdir?
    aslinda, diger cevre kirliliklerinin zararlari neyse onlar. yuksek stres, nefes almakta zorluk cekme, ait olamama hissi, depresyon... kisacasi, sizi yavas yavas olduren kalitesiz bir yasam. cogunluk dusunceleri uzerinden kavga ederken siz disaridan bu kavgayi anlamsiz bulup baktiginizda sanki anormal olan sizsiniz gibi gelebilir. fakat dusunceler birini tehdit etmedigi surece kavgaya donusmez. bu tehdit pek ala gercek, mantikli ve tehlikeli de olabilir. bunlar size alenen saldiriyorsa karsi durmak, savunmak ve gecislerine izin vermemek gerekir. fakat, toplum icindeki insanlarin, futbol takimlari uzerinden veya kisisel zevkler uzerinden birbirleri ile can dusmaniymiscasina kavga ettigini gorunce bunu anlamlandiramayabilirsiniz. bu tarz tartismalarda kendiniz de bir dusunce grubunun icinde olmaniza ragmen kavga etmek istemeyebilirsiniz, ama bir anda kargasanin icine kapilip gitmek de cok kolaydir. siz de fikir beyan etme ihtiyaci hissetiginiz zaman, karsidan biri gelip size saldirabilir ve bir anda siz de kendinizi ona saldirirken bulabilirsiniz. yine eksisozluk'te -ozellikle futbol, siyaset ve dini inanc konulu basliklarda- bunu cok goruyorum. benim de basima cok geliyor dogrusu. tartismalara hic bulasmayinca bir yerden sonra kendinizi toplumdan izole edilmis hissedip depresyona girebilir, tartismaya bulasirsaniz da kendinizi yogun kargasa icerisinde bosu bosuna bir stres ve yorgunluk hissi ile, kargasa bitisi de "ne gerek vardi?" sorgulamarini yaparken bulabilirsiniz. bu en sik karsilastigim dusunce kirliligi orneklerinden biridir.

    bence isin en kotusu ise tartisilan konu hakkinda gercekten bilgili insanlarin, tum bu kirliligin arasinda kaybolup gitmeleri. bu insanlar ya "ayar vermek" ihtiyaci hisseden bir arkadas tarafindan sacma bir sekilde, agresifce yeriliyor -ve insanlar gercekten ayar verildi saniyor- ya da ugrasmaya degmez deyerek uzakta kaliyor. kaybeden de bilgiyi alamayan bizler oluyoruz.

    sonuc olarak, sosyal medyanin patlamasi ile, herkesin herkese ulasabildigi, her konuda fikir beyan edebildigi, ve kendinizi bir anda toksik bir ortam icinde bulabileceginiz bu ortamda yasam kalitenizi dusurmeden hayatta kalabilmeniz icin cok guclu mental ozelliklere sahip olmak gerekiyor. soguk kanli, celik gibi sinirlere sahip ve yeri geldiginde bosverip camura batmadan isin icinden cikabilecek psikolojik rahatlik ve ozguvene sahip olmak lazim. aslinda dusunce ozgurlugu problemlerine verilebilecek diger ornekler de var. mesela kendi kesimlerine avantaj saglamak icin alenen yalan yanlis bilgiler yayarak algi yaratmak gibi. tabi eskiden beri yapilan bir taktik bu, ama sosyal medya ile cok daha buyuk sayilara ulasti. eskiden sadece gazete ve televizyonlar yaparken simdi internete girebilen her insan yapabiliyor. simdi bu ornege de girersek zaten uzun olan yazi daha da uzayacak.

    son olarak bu dusunce kirliliginin potansiyel cozumleri ile ilgili;
    acikcasi milyonlarca insanin yasadigi ve her konuda bircok farkli fikirler beyan edilebilen bir ortamda dusunce kirliligine birebir, kesin cozumler bulmakta zorlaniyorum. fakat, "ne yapmamak gerekir?" sorusuna ustte de belirttigim gibi kesinlikle soyleyebilirim ki insanlarin fikir, dusunce beyan etme haklari kesinlikle ellerinden alinmamalidir. bunu bir kenara koyup dusunursek aslinda sorunun dusunceleri disari vurmakta degil, bu disa vurumun tarzinda ve karsi verilen reaksiyonlarda oldugunu gormek mumkun. evet, insanlar hicbir sey bilmedikleri konularda ahkam kesmekte ozgurdurler, zaten bir konuda cahil oldugunu fark edebilmek de pek kolay degil, ama sorun bu ahkam kesmeyi vahsice yapmalari ve farkli olanlara saldirmalari. yani dusunce kirliligi aslinda cok fazla dusunce ve fikir olmasindan kaynakli degil, bu dusunceleri "kirli" bir sekilde yansitmak ile ilgili. bunun uzerinden gidecek olursak sanirim insanlarin tamamen hayat tarzlari ile ilgili sosyolojik bir problem ile karsilasiyoruz. cok klise olacak ama sanki cozum yine ve yeniden egitimden geciyor. bu matematik, fizik, kimya egitimi degil tabi. bu biraz anne-babanin, biraz da umrunda olan ogretmenlerin topluma yararli olabilecek, hayatta baska insanlarin yasadiginin farkinda olan, iyi insan yetistirme egitimi. bu tarz insanlar azinlikta olursa kargasanin arasinda ya ezilir, ya da ayirt edilemez. kargasa arasindan cikip sivrilebilmeyi basaranlar da dunyayi degistiren ozel liderler olmuslardir. birbirine saygili olan insanlarin, birbirine kufur eden insanlardan fazla oldugu bir toplumda oyle dusunuyorum ki radikal degisimler yapacak liderlere ihtiyac duyulmayacaktir (olaganustu politik durumlar haric). sahsi fikrime gore, dusunce kirliligine karsi alinabilecek en onemli tedbir saygili insanlardir; kendini ezdirmeyecek, savunma ile saldiri arasindaki farki bilen, saygili insanlar.