şükela:  tümü | bugün
  • kişisel tercihler sonucu veya içinde bulunulan düzenin düşünmeye ve sogrulamaya fırsat bırakmamasından kaynaklanan bir durumun sonucudur.

    gerçekçi bir biçimnde olayı ele alırsak, içinde bulunulan düzenin düşünmeye ve sorgulamaya izin vermediğini anlamak hiç te zor değildir. bu düzen, insana belirli konular dışına çıkmaması için her zaman bir formül bulmaktadır. futbol, magazin, güncel haberler, siyaset ve popüler kültür bunların başını çekmektedir.

    insanları, içi değersiz boş düşüncelerle oyalamktansa, onların kendisini gelişitebileceği bir alan yaratmak kesinlikle olması gerekendir.

    düşünmek ve sorgulamak, insanı insan yapan en temel özelliktir. bu zenginliğini kullanmayan veya kullanılmasına izin vermilmeyen bir sistemde yaşayan toplum, ne kadar zorlarsanız zorlayın, gelişim ve üretim de hep geriye gidecektir.
  • 12 eylül darbesinin bir numaralı amacı ve darbecilerin rüyalarını süsleyen ideal toplumdur ve şu günlerde türkiye vatandaşlarının politik duyarsızlığı amaca ulaşıldığının; politik duyarlılık göstermek isteyen öğrenciler, işçiler ve halkın geri kalanının polis terörüne maruz kalması da zihniyetin değişmediğinin kanıtıdır.
  • bi' çoğu telef oldu.
  • koyun gibi güdülmeye ve bundan dolayı gıkını çıkartamamaya mahkumdur.
  • gelisim ve üretim her zaman geriye gitmez düsünemeyen ve sorgulamayan toplumlarda.
    mesela kimi bati avrupa ülkelerinde refah icinde yasayan toplumlar bu kategoriye girer. gelismislerdir ama düsün(e)mezler. bu toplumlarda yasayan cogu insan devletin ve mekanik sistemin kurallarina uyum saglamaktan baska bir sey yapmaz. fonksiyonu neyse öyle yasar ve evet telef olur.
    (bkz: homo economicus)

    heidegger bu cagin (batida) düsünmenin üzerini örttügünü söylediginde tam olarak buna isaret ediyordu. görünürde gelismis ama aslinda karanlikta yasayan, iki dünya savasi ve bir dolu vahset üreten bir cag. ve var-lik'la temasini yitirmis toplumlar.
    (bkz: sein)
    (bkz: düsünmek ne demektir)
  • (bkz: vogon)
  • üniversiteye giden çocuğuna bir takım düşüncelere bulaşmaması için uyaran ailelerin olduğu korkan bir toplumdur.
    düşünmemek çoğu zaman yaşamayı kolay kılar ve endişeleri azaltır. bu yüzden böyle olmaktan şikayet etmeyen bir toplum çıkar ortaya. çocukluktan öğretilir merak etmenin, çok soru sormanın yanlışları. o yüzden daha en başında başlarız düşünülmüş hayatları yaşamayı, sorgulamadıkça da başka düşüncelerde hayal edemeyiz kendimizi. sonuçta empati yapamayan bir toplum çıkar ortaya, kavga etmeden konuşamayan insanlar, ne gördüyse onu uygulayan bireyler...hep beraber doğar, büyür ve ölürüz.
  • bilgiye ve öğrenmeye adeta alerjik reaksiyon göstermemizden ötürü olsa gerek, sığlık denizinde yüzmeyi sevdiğimizden olsa gerek, değerli vaktimizi boş boş tv'ye bakarak geçirmemizden olsa gerek, tam da cuk diye içerisine oturduğumuz toplum yapısıdır.

    daha da kötüsü niyeti iyi olan, kendini geliştirme, fırsatlar kovalama niyetinde olan insanlara da ilham veremeyen, hevesini söndüren, kaçıp gitme hayali kurduran bir toplumdur bu toplum.
  • aynı toplum üretemez çünkü sadece tüketir, çalışmaz çünkü sadece yatmayı sever, kafasını kullanmaz çünkü onun yerine kullananlar vardır.
  • siyaset yönünden ele alınırsa, geneli memur çocuğu olan günümüz gençleri bu grubun çoğunluğunu oluşturur. bilindiği üzere devlet memurları siyaset konusunda çekingendirler, ama sıkı şekilde gizliden de olsa takip ederler. babasından siyasetin tehlikeli bir şey olduğu izlenimini edinen çocuk da ne yapsın? o da görüşlerini gizlemek zorunda kalıyor, ya da tamamen apolitik olup çıkıyor. çünkü bir mitinge veya protesto gösterisine katılmış olsa ve kazara babası onu tv'de görmüş olsa, çok iyi biliyor ki babası çocuğun ağzına s.çacak veya hiç okutmayacak.

    bu durumun baş sorumlusu milleti çatır çatır fişleyen faşist ruhlu askerler; ikinci sorumlusu ise kendinden farklı düşünenleri düşman olarak algılayan partililerdir.
15 entry daha