şükela:  tümü | bugün
  • düven; harmanda ekinlerin sapı ve tanelerini ayırmak için kullanılan, önüne koşulan hayvanlarla çekilen, alt yüzünde keskin çakmak taşları dikine çakılı bulunan, kızak biçiminde araç.
  • bir meyan kökü
    (bkz: çüven)
  • fazla mızlanan çocukları üzerine bindirip dönme dolap gibi gezdirdikleri sapla samanı ayıran alet. çocuklar için tam bir eğlencelik.
  • çocukluğumda yaz tatillerinde dayımın öğretmenlik yaptığı köye gittiğim zaman oyalanayım diye bindirildiğim, harman yerindeki samanlarla buğdayları birbirinden ayırmak için kullanılan en ilkel araç. önce çok heyecanlanmıştım, ahanda bu ne süper bir eğlence demiştim. önde bir kocabaş kuvvetlisinden bir öküz. arkasında ise dikdörtgen bir tahta ve altında çakmak taşları olan bir düdüt diye düşünmüştüm. sonra elime bir plastik bidon verdiler. ama bunun yarısı yoktu, böyle ilkel bir kürek gibiydi. iki örüklü saçımla şaşkın ve bir de o kadar ebelek baktığımı hatırlıyorum. lan bu bidonu niye kestiniz de verdiniz? içine nasıl su koyucam diye bakınırken, beklediğim cevap gecikmeden geldi.
    dayım: ‘ bak akıllım, sen şimdi öncelikle bu düvenin üstünde ayakta duruyorsun ve daireler çizerek kocabaşla dönerek samanları ezeceksiniz ki buğdaylar altlara dökülsün’
    ben: e tamam ben onu anladım zaten, herşey yolunda süper olacak herşey.
    dayım: yalnız birşeye çok dikkat etmen gerekiyor
    ben: acaba ne ki, ne ki?
    dayım: şimdi bu kocabaşın arada sırada kakası gelebilir ki onların da samanlara düşmemesi lazım.
    ben: nasıl yani? düveni durdurup hemen sağa mı çekmeliyim?
    dayım: gülerek kahkahayı basar ve ‘hayır’ der. sen şu elindeki plastikle tam onlar samana düşmeden plastiğe alacaksın.
    ben: hadi canıııım....
    ama o zamanlarda ben hiçbirşeyi yapamam modunda olmadığım için. paşa paşa o kocabaş’ın her sıçtığını plastik bidona almışlığım vardır....
    şimdi beni görenler hayatta buna inanmazlar ama, yaptım işte. hem de kendimi en kahraman kalemiti ceyn zannederek. bütün samanları mikroplardan korumuş zannederek....
  • anteplice de dükkan anlamına gelir.
  • tripofobisi olan insanlar için bunun altı pek korkunç bir görüntü.
  • döğmek/dövmekten döğen/döven/düven.

    (bkz: düvenek)
  • kapadokya'da bir otel adıdır. turistleri üğütüyorlar mı ?
  • muğlalılar kumaş parçaları dokunan tezgaha derlermiş.

    (bkz: marmaris ağzı ve terimleri sözlüğü)