şükela:  tümü | bugün
  • erkeklerin bir numaralı belası.
  • duygu'yu da çağıralım grup yapalım dediğim dediğim kadın. *
  • biz duygularımızla mı sevişiyoruz sanki diye bir önerme ile abandone olabilir.
  • "seni beğenmedim" demek istiyordur.
  • doggy stiline karşıdır.
  • seviştiği kadına duygu hissettiremeyen erkeklere dert olmuştur. elinizi sikin kadınları uğraştırmayın
  • iki bira gerekli duyguyu sağlayacaktır.
    (bkz: çare iki bira)
  • küsküyü içine alana kadardır.
  • sanılanın aksine sevişmek duygu olmadan yapılabilecek bir eylem değil. sevmediğiniz ve aşık olmadığınız birinin size dokunmasının yolda veya bir toplu taşıma aracında tacize uğramaktan farkı olmadığını düşünüyorum. şahsen ben sevişmek için birini beğenmeyi dahi yeterli bulamam. aşık değilsem sevişemem çünkü. hani hep diyorsunuz ya, "yakışıklı erkekleri kızlar geri çevirmez" vallahi çeviriyoruz. gittiğim spor salonunda biri çok uzun boylu çok yakışıklı olmak, diğeri de daha kısa boylu, ama yakışıklı olmak üzere iki spor hocası var. ikisi de hoşlanıyor benden, belli, ama umurumda değil. yani çok konuda yanılıyorsunuz. bir erkeğin yakışıklı olması da zengin olması da bir şey ifade etmiyor. ne aşk ne de sevişmek o kadar ucuz. sözlük'te de hayatta da sevişmenin nasıl laçkalaştırıldığını görebiliyorum. bu, seksin son derece sıradan bir eylemmiş gibi gösterilmesinden, tek eşliliğin kötülenmesinden, seksin neredeyse bir saygısızlık aracı haline getirilmesinden, kadınlara güdülen düşmanca tavırlardan, o kadar özel bir eylemin ağızlarda adeta bir sakız haline getirilmesinden belli. sizler güzel kadınlarla bol bol sevişmek istiyorsunuz; ama bunun için ya yalancılığı ya şark kurnazlığını ya kötülüğü kullanıyorsunuz. bir kısmınızın sevişmek için kendini olmadığı biri gibi gösterdiğinden, seviyormuş-aşıkmış gibi davrandığından, bir kez seviştikten sonra da "tamam, seviştik işte bitti." modunda takıldığınızdan eminim. bu o kadar belli ki. yalnız bu sırf arap/müslüman kafa yapısı. duygu yok. yani o çok güzel bir kadın olsa bile güzelliğinin yanında başka güzel özellikleri bile olsa ne tanımak için çaba gösterirsiniz ne de anlamak. ateist bile olsanız o tiksindirici müslümanlık genlerinizde.

    batılı adamlar sevmeye, aşık olmaya açıklar. bunu yapabiliyorlar. kalplerinde sevgi var. istedikleri şey sevişmekse de bunu baştan söylerler. ergenlikte gittiğim, o zamanların istanbul'unun(akp iktidardaydı ama din kokulu icraatlarına henüz başlamamıştı) nezih bir rock barında irlandalı bir akranımla tanışmıştım. adam o kadar yakışıklıydı ki insan durup bir düşünüyor. bir erkek nasıl bu kadar yakışıklı olabilir diye. omzunun altına kadar uzun, kıvırcığa yakın dalgalı saçlar, mavi gözler, kumralla sarışının sınırında ve uzun bir boy, kızıllığını kaybetmemiş dudaklar, dümdüz ve çok güzel bir burun. bir turist. iki gün sonra ülkesine dönecek. misafir konumunda olduğu için ona bir bira ısmarlamıştım. biz sohbet etmeye çalıştık, ona türkçe birkaç kelime öğretmiştim, ben de o zaman ingilizce'yi çok da iyi konuşamıyordum, ama birbirimizi anlamaya çalışmak çok tatlı ve gerçek bir muhabbete neden olmuştu ve o zaman ben konuşmanın çok da önemli olmadığını anlamıştım. o bar sabaha karşı dörtte kapanan barlardandı, dörde kadar kaldık. dokunmaya veya öpmeye kalkışmadı. giderken beni evime bırakmak istedi, düşünsenize evime bıraksa geri dönemez ki. bilmiyor. meğer yakında bir yerde oturduğumu düşünmüş. yer beyoğlu. dolmuşlara kadar yürüdük, sarı dolmuşların sabaha kadar çalıştığı bir semtte oturuyordum. yarın için beni tekrar görmek istedi. yarın oldu ve yine buluştuk. onu yıldız parkı'na götürdüm, bu kez de türk kahvesi ısmarladım. türk kahvesine bayıldı ve bu kahveyi yapmayı bilip bilmediğimi sordu. o küçük fincanları çok beğenmişti ve eğlenceli bulmuştu. her gün iki kere yapıyorum, nasıl bilmem? akşam da aynı bara gittik. çok güzel dans ediyordu, yani şu kadın gibi çok fazla kıvırarak dans eden erkeklerden değil de erkek gibi dans etmek. ağır, kendini kaptırmadan ama tutkulu. o dans esnasında en yakın anımızda elimi veya belimi tutuyordu. beni yine dolmuşlara bıraktı. sözde yarın irlanda'ya dönmesi gerekirken bir hafta daha kalmaya karar verdi. o bir haftada üç kez daha görüştük. aynı barda ve bir de istiklal'e tepeden bakan balkonları olan bir bara götürmüştüm onu, orası da bir rock bardı. şansa balkonu boş bulmuştuk ve manzaraya bayılmıştı, ağaçlar henüz kesilmemişti. son gecemizde beni irlanda'ya çağırdı. gözlerinden ve yüzündeki anlamdan uzun süreli ya da kalıcı olarak çağırdığını anladım. kısa bir süre sonra da olsa gelişimi heyecanla bekleyecekmiş. bar kapandığı için çıktık, artık son gecemiz. sonrası gitti. havaalanında uğurladım. beş paket türk kahvesi, bir tane fincan ve cezve alıp kahvenin nasıl yapıldığını da bir not kağıdına yazdığım hediye paketi olarak giderken kendisine verdim. ben belli etmediğim halde çok üzülüyordum, o da sanırım üzülmüştü ki hiçbir şey aklımıza gelmedi. beni kaldığı otele bile davet etmemişti, direkt irlanda'ya davet etti ve uzun süreli bir şeyler istediğini, ciddiyetini, gerçek anlamda benden hoşlandığını da bu yolla anlamamı sağladı.

    ben bu adama inanmamıştım, çünkü türk erkeklerinde böyle bir tavır görmemiştim. değişikti, çok değişikti. sırf bu kadar değişik olduğu için güvenip inanmalıydım, ama inanmamıştım. geçmişte yaşadığım ilişkilerin(zaten fazla değil) hiçbirinden acı çekmiyorum, ama her şeyi bir anda bırakıp irlanda'ya gitmeliydim belki de. giderdim de. o kadar da gözü kara biriyim ama asıl sorun güvenmemek de değildi, asıl sorun beni buraya bağlayan bir hayalimin olmasıydı. hep gittiğim bir bardı ve her gidişimde gelmiştir belki diye etrafa bakıyordum. ertesi sene tanıştığımız zamanlarda yine o bardaydım, yine gelmedi. birkaç sene sonra da belki akp daha da güçlendiği için o bar kapanmıştı. akp'den iğreniyorum. o barda benim anılarım vardı.

    yani siz türk erkekleri sevişme isteğini duyguların, o kadını tanımanın önüne aldığınızda kadınları kırıyorsunuz. farkında değilsiniz, ama etrafta bir sürü kırılmış kadın var. mesajlarınıza neden cevap vermiyorlar, neden sizlerle sevişmiyorlar, hatta neden sevişirken bile sevişmiyorlar, neden tipi veya parayı öne sürüyorlar sanıyorsunuz? bir de şöyle bir tavrınız var ki sizler gibi duygusuz seks yapabilen kadınlar da var. duygusuz seksler yapmaya hazır olduğunu belli eden tavırlar içinde olan evli kadınlar bile var, ama sizler bu duygusuz seks yapan kadınlardan da uzak durup masumiyetini ve bir erkeği sevmeye inancını hâlâ taşıyan, belki de kendi dünyasına çekilip her şeyden vazgeçmiş kadınları gözünüze kestiriyorsunuz. böyle kadınları elde etmekte de özgüven benzeri ya da psikopatça bir his buluyorsunuz, diğer yandan o özgüveni bulamıyorsunuz ki arayışınız devam ediyor. amacınız da bütün kadınların orospu olması gibi bir şey. sevmek, aşık olmak değil, bunların kapasitesi yok zaten sizlerde, sırf seks. öylesine açsınız ve kimse, özellikle benim gibi kadınlar böyle erkek istemez. farkında değilsiniz de belli bir bilgi ve kültür seviyesine ulaşmış, kadınlık olarak da hiçbir eksikliği bulunmayan kadınları bile beğenmiyorsunuz, çünkü amacınız hep seks. hayır, asıl iyi kadınları harcayıp kötülerle, yemek yapmayı, kocasına nasıl davranacağını bilmeyen, sizle evlense bile ortalıkta egosunu okşamak için dolaşmaya devam eden kadınlarla evlenip seçimlerinizin pişmanlığını yaşıyorsunuz. dediğim gibi, kapasiteniz o kadar.

    şu an bir ilişkim var ve o kişiye de aşığım, ama olur da ayrılırsak tercihim türk erkeklerinden yana olmayacak. elbette türk erkekleriyle birlikte olmaya muhtaç değiliz.

    bu ortadoğu zihniyetinden tamamen kurtulup arınmanız gerekiyor. mutlu ilişkiler ancak o zaman mümkün. biz ortadoğu ülkesi değiliz, ben bunu kendi ergenliğimden biliyorum. o zamanlar bir avrupa ülkesinde yaşıyormuşum ve şimdi pis bir arap ülkesi gibi. ergenliği şimdilere denk gelenler gerçekten çok şanssız. tavsiyem, internetin başından kalkıp hayata karışmanız. taksim bitirildiyse tutup geri alınabilir ya da evlerde, sahillerde hatta sokaklarda toplanılabilir. ülkeyi ancak hep beraber ayağa kaldırabiliriz ve yeniden bir avrupa ülkesi haline getirebiliriz. ama bunu kadınlar erkekleri ve erkekler de kadınları kırarak, birbirine düşmanlaşarak yapamaz. duygusuz seksi sırf kadınlar değil erkekler de yapmamalı. erkekler duygusuz seks yapacaklarsa da eskortlar var, onlarla yapmalı. seksten önce tanımak ve aşık olmak gerekir çünkü. tanımak da "aman, şimdi birkaç soru sorup tanıyormuş gibi yapayım. köprüyü geçene kadar ayıya dayı diyelim"" demek değil. kadınlar bunu anlayabiliyor. sizden neden tip ve para bekleyip kezbanlaşıyorlar sanıyorsunuz? siz sevmedikçe onlar da sevmiyor. biraz da yaratıcı olun. arabesk takılmayın, şu yerli şairlerin kaderci şiirleri gibi yaşamaktan vazgeçin.

    duygusuz seks gerçek bir saçmalıktır. bizimki gibi ülkelerde cinsel devrime falan neden olmaz, ancak dinciliğin daha da yükselmesine neden olabilir. tek tek özgürlükleriniz elinizden alınır ki şu an yapılan bu. bizlerin aşk devrimine ihtiyacı var.
  • ben bunun erkek modeliyim...