şükela:  tümü | bugün
  • duyusal bilginin taşınması.
  • dedikodunun outputu.

    yıllar sonra gelen edit: ne outputu hocam, input olacak.
  • kulağa çalınan, kulağa çalınandan baştacı yapılan. baştacı olandan taçlandırılan bir jenerasyon.
    (bkz: söylenti)
  • duyularla araçsız olarak gerçekleştirilmiş bilinç olgusu..
  • izlenim ile algi arasindaki bir olgudur.
  • öz-içgüdüden gelen ses. duyup uyulduğu takdirde, kişiyi hayvandan farklı kılar. duyu ve duygu, malum, içgüdü kaynaklıdır. geçici, sonlu ve sınırlıdır. duyu ve duygularıyla hareket edip duyumdan bîhaber yaşayanlar, aslında hayvan kadar bile olamamışlardır. çünkü nihayetinde hayvan, yaratılışı üzere hayvan gibi yaşamaktadır. insan ise, insan olarak yaratılmış olmasına rağmen, hayvansılığı tercih etmektedir. yani büyük çoğunluk diyelim. bu hayvansılık, bilhassa özgürlük ve modernlik başlığı altında, sanki insandan yanaymış gibi körüklenmektedir. uyanalım, uyandıkça uyandıralım. geçen gün ömürden.
  • göndergeye kısaca değindiğim bir önceki entarim için (bkz: #56249617).

    peki anlam yalnızca göndergeden mi ibarettir?

    eğer tümcelerin anlamları yalnızca göndergelerinden ibaret ise "akşam yıldızı, akşam yıldızıdır" özdeşliği ile "akşam yıldızı, sabah yıldızıdır" özdeşlikleri aynı düşünceyi ifade ediyor olmak zorunda olacaklardı. eğer bu tümcelerin ifade ettiği düşünceler aynı iseler bunlardan biri kabul edildiğinde diğeri reddedilemez olmalıdır. fakat "akşam yıldızı" ile "sabah yıldızı"nın göndergelerinin aynı olduğunu bilmeyen biri bu özdeşliklerden birini kabul edip diğerini kolaylıkla reddedebilir. tümcelerinin anlamları yalnızca göndergelerinden ibaret ise bu durumda astronominin keşifleri bir anlam ifade etmez. öyleyse tümcelerin anlamını oluşturan göndergeden başka bir öğe daha bulunmalıdır. işte bu öğe duyumdur.

    dış dünyanın nesneleri bize kendilerini sunarlar. işte nesnenin bize kendini sunuş biçimine duyum denir. aynı nesne kendini sonsuz biçimde sunabilir. örneğin venüs nesnesi kendini, "günbatımından hemen sonra ilk ortaya çıkan parlak gök cismi (akşam yıldızı)" olarak sunarken "gündoğumundan hemen önce en son görünen parlak gök cismi (sabah yıldızı)" şeklinde de sunabilir. işte bu farklı sunuş biçimlerine sinn (duyum) denir.

    tümcenin terimlerin duyumları birleşip tümcenin duyumunu oluşturur. tümcenin duyumuna da düşünce diyoruz.

    duyumun üç temel işlevi vardır:
    - nesneyi zihnimizde duyumu sayesinde temsil edip onu adlandırırız, örneğin venüs gezegenini düşünebilmek için öncelikle zihnimde onu bir duyum aracılığıyla temsil etmem gerekir ancak bu sayede ona gönderme yapabilirim.
    - bir adın duyumu o adın göndergesi olan nesneyi belirler.
    - duyumlar bir araya gelip düşünceyi (önermeyi) oluşturur.

    duyum ve göndergeyi basitçe açıkladığıma göre artık frege'nin anlam şemasını verebilirim [şemalardaki noktalar önemsiz].

    özel ad ==== ifadelendirir ====> duyum ==== sunar/betimler ===> gönderge
    ||.......................................................................................................... /\
    =================== gösterir/işaret eder =================|

    düşüncenin yapısı:

    ad . . . . + . . . . . . . . . yüklem . . . . . . . . . = . . . . . . . . . cümle
    . | . . . . . . . . . . . . . . . . . .| . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . |
    ifadelendirir . . . . . . . . .ifadelendirir . . . . . . . . . . . . . . ifadelendirir
    . | . . . . . . . . . . . . . . . . . .| . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . |
    \/ . . . . . . . . . . . . . . . . . \/ . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .\/
    adın . . . . . . . . . + yüklem ifadesinin . . . . .= . . . . . . . . düşünce
    duyumu . . . . . . . . . . . . duyumu

    göndergesel ilişkiler:

    ad . . . . + . . . . . . . . . yüklem . . . . . . . . . = . . . . . . . . . cümle
    . | . . . . . . . . . . . . . . . . . .| . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . |
    . | . . . . . . . . . . . . . . . . . .| . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . |
    \/ . . . . . . . . . . . . . . . . . \/ . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .\/
    bir nesne . . . . . . . . . bir kavram (concept) . . . . . . . .doğru/yanlış
    (object) . . . . . . . . /yüklemsel bir fonksiyon . . . . . (doğruluk değeri)

    * cümlenin içlemsel bağlamlarda göndergesi (dolaylı göndergesi) duyumudur.
  • dış çevreden gelen uyarıların reseptörlerce alınıp duyusal nöronlarla beyne ( uyaranın türüne ve frekansına göre onuriliğe de gidebilir. ) aktarılması işlemidir.
  • bir arthur rimbaud şiiridir.

    mavi yaz akşamları, patikalarda dalgın
    gideceğim, sürüne sürüne buğdaylara
    ayaklarımda ıslaklığı küçük otların
    yıkasın, bırakacağım başımı rüzgara

    ne bir şey düşünecek, ne bir laf edeceğim
    ama sonsuz bir sevgi dolduracak içimi
    göçebeler gibi uzaklara gideceğim
    mesut, sanki yanımda bir kadın varmış gibi
  • goldman sachs hayır'ları önde görüyormuş. bu duyumdu; ve fakat tersine, piyasayı .75 oranla evet'i satın aldı diye yorumladığı bir haber var.

    (bkz: 16 nisan 2017 anayasa değişikliği referandumu/@ibisile)