şükela:  tümü | bugün
  • lozan'ın 100 yıl olduğuna inanan gerizekalıların kabul edebileceği teori türlerinden birisi
  • eğri oturalım doğru konuşalım ya böyle birşey olabilir mi allah aşkına yıl olmuş 2020 hala yok dünya düzdür yok terstir düz olsa şimdiye kadar çoktan bilinmezmiydi bu soruyorum size.
  • dünya düz ise ay neden hilalden dolunaya doğru yay şekilleri çizerek görünüm değiştiriyor günden güne?

    aydınlattım, dağılabilirsiniz.
  • dünya düzdür, düz olmayan dünyanın ben devri düryanını iskeyim üleyn
    (bkz: viski)
  • diğer gezegenler neden yuvarlak? nasa'ya ve nasa'ya rakip onlarca uzay istasyonu ve uydusu olan ülkenin kendi aralarında anlaşıp gerçeği sakladıklarını mı düşünüyorsun gerçekten?
    cevabın evetse kendine güzel bir teleskop ya da aşırı zoom yapma özelliği olan telefonlardan al ve gözlerinle gör. hem böylece biz de üç beş erken dönem orta çağ kekosundan kurtuluruz.
  • burada düz dünyacılara bir çok soru sorup göt ettiğini düşünen bir güruh var.
    acı haberi vereyim; bütün sorularınıza newton fiziği tabanlı bir cevapları var bu adamların.

    bu hipotezi çürüten tek şey quantum fiziği. bu konuyu da ne onlar biliyor ne mal olmayan vatandaş.

    ortak paydanız şu; bu yalana işbirliği yapanlar stalin, hitler, mao, trump, obama, putin, sultan süleyman, ferdinand gibi insanlar. balistik füzesi olan pakistan ve iran da dahil bu sırra. bu kişilerden birisi "ahlaksız batı size yalan söylüyor" diye ortaya çıkmadı.
    500 yıldır binlerce kişinin aslını bildiği bu sırrın saklanıyor olabilme ihtimali yok.
  • bilinen modern astronomi kuramlarını açık bulmaya çalışarak çürütmeye çalışan, her fotoyu her açıklamayı hımmm bakalım gerçekten öyle mi diyerek yalan yanlış ve bilimsellikten uzak metotlarla reddeden ama kendilerinin bir şey söylemediği teori.

    harita var mı? yok hazırlanacak. mevsimler nasıl oluşuyor. açıklama yok. kendilerinin uydurduğu ve bilimsellikten uzak sıcak soğuk akıntılar diyorlar ama tam olarak onlar da bilmiyor. eee peki ay tutulması? ona da dünyanın gölgesi değil de görünmeyen bir şey sebep oluyormuş. buldukları zaman açıklayacaklar.

    madem dünya düz ve yuvarlak ve etrafı güney kutbu dediğimiz kıta ile kaplı ve aşılmayan duvarlar var. gidin çekim yapın yahu. konferanslar düzenliyorsunuz milyonlarca inanan var diyorsunuz. oturup video hazırlamaktan ve yalan uydurmaktan başka bir şey yapmıyorlar. yok efendim illuminati ve masonlar izin vermiyormuş.

    zaten 1500'lerden beri dünyada öyle bir düzen var ki. din, dil, ırk gibi şeylerden bağımsız bizi kandırıyorlar. amaç uzay çalışması diyerek paraları cukkalamak. bu paralarla da çok gizli masonik işler çevirmek.

    hakkında söylenecek çok fazla şey var ama sıkıldım artık çünkü açıklamaları hiç gerçekçi değil ve boşluklarla dolu. ben biraz da oyuk dünya teorisi'ne bakayım size özet geçerim. hayır ben de nasa'yı sevmiyorum yani yoksa bir masonik bağlantım yok.
  • bunu savunan kimseyle tanışmadım ama okuduklarıma göre diyebilirim ki bu tür insanlarla konuşmak için bile nefesinize yazık etmeyin.
  • bu konuda yazmayacaktım ama aranızdan birisinin inanılmaz varsayımlarla dolu mailini görünce dayanamadım. ben de böyle bir insanım aptallığı yok sayamıyorum mideme ağrılar giriyor. birilerinin o salaklığı yayıp çocukları enfekte edecek olması fikrine tahammül edemiyorum.

    en baştan özetle temel çıkarımımı da söyleyeyim. eğer dünyanın düz olduğunu düşünen kitleyle birlikteyseniz eğitimsizsiniz. çok büyük ihtimalle de doğuştan şanssız bir ailede ve çevrede yetiştirilmiş durumdasınız. kendiniz için yapabileceğiniz en iyi şey temel eğitiminizi kendiniz sağlayarak öğrenmeye yeniden başlamanız. bunu saldırı amacıyla değil daha sağlıklı bir toplumda yaşamak için reçete olarak söylüyorum. samimi bir öneridir. güvenin.

    sizinle ilgili tespitim de dünyanın düz olduğuna inanmanızla direkt ilişkili değil üstelik. eğitimsizsiniz çünkü sorgulamakla ilgili temel bir kusurunuz var. salt şüpheciliği, nitelikli sorgulama sanıyorsunuz. oysa durum şu ki sorgulamak gerçek (fact) kontrolü ile yapılır. bir şey öyle de olabilir böyle de olabilir o zaman buna şüpheci yaklaşmalıyım demek sorgulamak değildir. olasılıkları gerçeklerle sınıyor olmanız lazım bunu yaparken.

    sizdeki temel sorun da bu ne yazık ki. gözlerinizle görmediğiniz her şeyi eşit olasılıktaymış gibi dengeliyorsunuz bilincinizde. bunun aynısını ken ham evrim karşıtı okulunda denedi ve sonunda medya maymunu ettiler herifi. okulda öğrencilerine sorduğu sınav soruları şu şekildeydi;

    "size dünya 4.5 milyar yıl önce oluştu denildiğinde ne demelisiniz?"
    ken ham'a göre doğru cevap "orada mıydın?"

    yani ne demeye çalışıyor ken ham, "bir şeyi gözlerinizle görmediyseniz şüphelenmelisiniz. bu nitelikli sorgulamanın ve doğruya ulaşmanın yoludur." oysa gerçek şu ki bu gerçeğin tam zıttı olan beyin yıkama seanslarının ve hatta amerikan hukuki savunma sisteminin taktiğidir. gerçeği yok etmek için şüpheyi kullan. zihinleri bulanıklaştır, istediğin fikri empoze et.

    size direkt olarak kızamıyorum da bir yandan çünkü doğru sorgulama yapabilmek için ihtiyaç duyduğunuz enstrümanlara sahip değilsiniz. bilgi nedir, nereden nasıl elde edilir, nasıl teyit edilir bilmiyorsunuz. bunlar size yetersiz eğitim sistemimiz tarafından verilemedi. sizi eğitmekle görevli öğretmenlerin çoğu vasat. kendileri makale okumaktan, hakemli dergilerin güvenilirliğini sınamaktan habersiz insanlar. ellerine verilen müfredatı uygulayarak müfettiş korkusu ile günü geçirip hayatta kalmaya çalışıyorlar. aldıkları kuş kadar maaşlarıyla kendilerini geliştirecek ortamı da sağlayamıyorlar. faturaları denk getirme derdinde hepsi.

    kalıp buyken oradan iyi ürün çıkmaz. çıkamaz. siz bozuk kalıbın daha bozuk ürünlerisiniz. sizin süngere dönmüş bilincinize seçenek sunup doğrusunu seçmenizi beklemek beyhude bir çaba. zihinsel anlamda potansiyelini çürütmüş kör çocuklarısınız bu memleketin.

    üzülüyorum ama gerçek bu. ailenize kızın, öğretmenlerinize kızın ve acilen gerçekleri temel alan bir sorgulama metodu oluşturmaya başlayın kendiniz için. gerekiyorsa bu amaçla sıfırdan başlayın; newton fiziği, mendel genetiği, faraday kimyası.

    başta zorlanacaksınız ancak her sağlam veride ufkunuz genişleyecek, dünyanız aydınlanacak bana güvenin. öğrenmenin ilk adımları hep sancılıdır ama zamanla özgüveniniz artacak, hızlanacaksınız. temel direkler yerine oturdukça bağlantıları daha kolay görür hale geleceksiniz. evrenin bir kumaşı var onu hissetmeye başlayacaksınız.

    doğru anlamda uygulandığında şüphecilik insanı heyecanlandıracak kadar mükemmel bir düşünce biçimi. birisi size bir veri seti ve bu verilere dayanan bir fikir sunduğunda, onu nasıl analiz edeceğinizi bilmek inanın hayatınızı çok kolaylaştıracak. başarı siz doğru hamleleri yaptığınızda kaçınılmaz sonuçtur. hele ki türkiye gibi kurak toplumlarda ışıldarsınız, bin metreder görünür hale gelirsiniz.

    potansiyelinize kıymayın memleketimin ali ismail yüzlü çocukları.

    çoğunuz okumayı bırakmışken sanırım konuya dönebilirim. öncelikle düz dünya fikri, teori değildir. neden değildir çünkü bilimsel teorinin bir tanımı var o da şu; "teori, belirli bir alanda deneylendirilmiş gerçeklerin tamamını kapsayan bir açıklamadır." yani bilimsel teoriler deney ve gözlemle kesin olan verilere ihtiyaç duyarlar.

    örnek vermek gerekirse evrim teorisi bilimsel bir teoridir. evrimin mekanizmasını anlamak için deneyler sonucu elde edilen veri setleri kullanılır. evrim gerçektir çünkü veriler geçektir. bilimin genel bir kaidesi olarak geliştirilen yeni hipotezlerle doğruluğu sınanmaya da devam edilecektir. bu eşsiz saygın gerçeğe ulaşma metodu son beş bin yılda bizi sefaletten kuantum dalgalanmalarını konuşacak noktaya getirmiştir. yöntemin çalıştığının kanıtı halihazırda içinde yaşamakta olduğumuz dünyadır.

    ve kendisi düz değildir.

    peki ben bunu nasıl biliyorum?

    aslında bu noktada size makalelerden oluşan bir dağ fırlatıp konuyu sizin için içinden çıkılmaz bir probleme dönüştürebilirim ama bu yazının amacı sizi itin götüne sokmak değil her na kadar öyle gözükse de. o yüzden sizin de kendi gözlerinizle test edebileceğiniz ve düz dünyada imkansız olan yöntemlerle devam edeceğiz.

    1) aynı merdiyende bulunan ve aranızda en az 400km olan bir arkadaşınızla eşit boylarda birer çubuk alıp onu 90 derece açı ile yere sabitlerseniz, günün aynı saatinde yaptığınız gölge boyu ölçümü farklı çıkacaktır. dünya düz olsaydı bu mümkün olmazdı. aslına bakarsanız yunan matematikçi eratosthenes bu yöntemle dünyanın çapını 2300 yıl önce kabul edilebilir hata payı ile ölçmüştür. sizin ondan neyiniz eksik.

    2) uçağa binin. 2008 yılında yazılan şu makaleye göre 50.000 feet (15km) yüksekte 60 derece görüş açısıyla dünyanın kıvrımını gözlerinizle görmek gayet mümkün. uluslararası uçuş yapan çoğu ticari uçak bu yüksekliklere yakın uçuşlar gerçekleştirmekte. makaleye göre 35.000 feet de yeterli kıvrımı görmek için.

    3) ay tutulmalarını takip edin. şu adresten lunar seçeneğini seçerek önümüzdeki dönemde türkiye'den gözlemlenebilecek ay tutulmalarını belirleyin. ay tutulması sırasında dünya ay ile güneş arasına girer ve gölgesi ayın üzerine düşer. gölgesi neye benziyorsa dünyanın şekli de odur. öte yandan düz dünyacıların maalesef öngörü üretebilen bir modelleri de yok güneş ay ve dünya arasındaki ilişki hakkında. neylerine güvendiğinizi anlayamıyorum. bir sonraki ay tutulmasını doğru tahmin edebilen bir model yapsınlar önce. misket gibi dizmiş durumdalar güneşi ve ayı dünya atmosferinin içine.

    4) teleskop edinin. güneş sistemindeki gezegenlerin çoğu 10 15 cm çaplı aynalı bir teleskop ile rahatlıkla görülebilmektedir. occam'ın usturası nedir ne değildir bilirseniz tüm gezegenlerin küresel olduğu evrenimizde bizimkinin düz olmasının mantıksız olduğunu da anlayacaksınızdır.

    5) teleskobu da siktir ettim gece şehir ışıklarının az olduğu bir noktadan takımyıldızlara çıplak gözle bakın. kuzey yarımkürede olan türkiye'de büyükayı takımyıldızı kabak gibi görünecektir. oysa güney yarımküreden bir arkadaşınız aynı gece kıçını da yırtsa büyükayıyı göremez çünkü dünya düz değildir. aynısı güney haçı takımyıldızı için de geçerlidir güney yarımkürede görünür kuzey yarımkürede görünmez.

    6) einstein'ın genel ve özel göreliliğini öğrenmeye gayret edin. kütleçekimini kavram olarak anlayacak kadar fizik herkese lazım. dünyanın nasıl oluştuğunu anlarsanız neden düz olamayacağını da anlarsınız. evrenin boş bir kısmına dünya kütlesinde madde saçarsanız kütlenin bir merkezde toplanacağını ve bu şeklin küreye yakınsayacağını anlamak zor değil. dünya kütlesinde bir tepsinin evrende şeklini koruyamayacağını öngörmek için newton fiziği bile yeterli. salaklığı ideoloji sanmayı bırakın.

    bu örneklere sabah kadar devam edebilirim ama temel konu bu değil başta da değindiğim üzere. temel konu şüpheciliği doğru anlamak. nitelikli sorgulamanın gereklerini doğru anlamak. doğru verilere nasıl erişilir bunu anlamak.

    makale okumayı, hakemli dergileri tanımayı öğrenin. safsataya, beyin yıkamaya, manipülasyona prim vermeyin.

    kişilere güvenmek sizi her zaman hataya sürükler. ben de dahil kimsenin lafıyla kanaat oluşturmayın. hele ki üzerinde fikir üreteceğiniz konularda asla insan temelli bir argüman kullanmayın. fact neyse onu arayıp bulun, onu elde etmek için kullanılan yöntemi sorgulayın. makaleler size bu imkanı seve seve vereceklerdir.

    fikir bilim değildir.
    bilim üretmek kolay değildir.

    dünya düz değildir.
  • aşağıda açıklayacağım nedenlerle kendilerine kızmıyor, sinirlenmiyor aksine faydalı buluyorum.

    ortaokulda çok sevdiğim türkçe hocam kamil tural münazara tekniklerini anlatırken "süt karadır" diyenlerin kazandığı bir münazara örneği ile ufkumuzu açmıştı. sonrasında "idam gerekli midir" konulu üçe üç bir münazarada öyle düşünmesem de idamın gerekli olduğuna tüm sınıfı ikna etmemize rağmen teknik bazı konulardan tartışmayı kaybetmiştik. o günlerden beri münazara tekniklerine özel bir ilgi duyuyorum. hayatım boyunca bu teknikleri kullanarak bir sürü insanın kafasında çok bilmiş/ukala/kılçık şeklinde tepkiler uyandırdım. haklı olmadığımı bildiğim konularda dahi karşı tarafı ikna ettiğim oldu. bu uçuruma yaklaşınca atlamaktan korkmak ama gene de aşağıda bakmak gibi bir his. aslında konu uzun. neden tartışma yaparız. amaç karşı tarafı yenmek ve fikrimizi kabul ettirmek mi yoksa bir senteze mi ulaşmalı? her ikisini de yapmadan tartışanlar ve seyredenler yeni kazanımlar elde edebilir mi? buralar karışık ama aklımızda dursun.

    net olan ve hepimizin kabul edeceği gerçek ise tartışmada bilginin ve onu fikri sürecinizde konumlandırdığınız yerin önemi. bu tartışma tekniklerini çoğu siyasetçi çok iyi kullanıyor. bir siyasetçi sizi dünyanın geleceğine olumlu katkısı çok açık sera gazlarının salınımını kısıtlamayı öngören kyoto protokolü'ne uymamaya ikna edebilir. yeterince iyi bir siyasetçi ise iknanın ötesinde sizi bunu savunan bir çocuğa dahi öfkelenmenizi sağlayabilir. peki gerçekler, doğrular, ilkeler? eh çoğu zaman bunları çıkarlarımıza göre yamultabildiğimiz ortada. peki ya bilimsel bir gerçeği yamultabilir miyiz?

    o zaman gelelim düz dünyacılara.
    -nedir bu adamların dertleri? cahiller mi, aptallar mı, kötü niyetliler mi yoksa haklı olma ihtimalleri var mı?
    -bence hiçbiri. bence onlar (bundan nemalanan youtuber'ları ayrı tutuyorum) tartışmayı seviyorlar. bir argümana bağlı olarak tezlerini ispatlamayı. karşı argümanları çürütmeyi. en çok da bilgi olmadan fikir sahibi olanların kekelemelerini ya da sinirlenmelerini seyretmeyi.

    ister insanları savlarına ikna etsinler isterlerse de tersi olsun sonucunda tartışma, daha da ötesinde bilim kazanıyor. dünyanın yuvarlaklığı gibi klişe bir bilimsel bilgiye karşı çıkacak kadar cesur, buna yönelik argüman üretecek kadar akıllılar. temel bilimsel saiklerle hareket ediyorlar. insanlara "dünyanın yuvarlak olduğunu nereden biliyorum" sorusunu sordurmak bence müthiş bir bilimsel başarı. düz dünya teorisi bilim insanları tarafından insanlara bilimi sevdirmek için viral olarak planlanan bir proje bile olabilir.

    o yüzden utanmadan iddia ediyorum bu adamlarla taşak geçen içi boş internet bilimsellerin önemli bir kısmı nizami bir tartışmada dünyanın yuvarlaklığını ispatlayamaz. (evet sözlükçü dostum sen tabi ki ispatlarsın seni ayrı tutuyorum :))

    bunun gibi projelerin sayesinde insanların bilgi/fikir/ispat gibi temel tartışma konularında farkındalık kazanacağını, bu sayede de "dıj güjlerin oyunu bunlar, yosi kohen aslında, bor'u çıkartmıyorlar, rothschild, debremi haarpçılar yapıyor… insanlarının azalacağını düşünüyorum.

    en sevdiğim yazar douglas adams'ın otostopçunun galaksi rehberi'nde geçen zihin bulamacı manyaklığı ile final yapayım:

    rehberde geçen “ x gezegenindeki y yaratıkları için turistler güzel bir kahvaltıdır” bilgisi yerine daha güzel gözüktüğü ve söylendiği için “ x gezegenindeki y yaratıkları turistler için güzel bir kahvaltıdır” bilgisi sebebiyle y yaratıkları tarafından kahvaltıda yenilerek ölen turist arkadaşlarının hakkını aramak için rehberin yayınevine dava açılmış, yayınevinin avukatları çok kaliteli bir şair tutarak cümlenin gerçekten de bu şekilde daha güzel ifade edildiğini kanıtlamış, ayrıca “kesin olan rehberdir gerçek daima kusurludur ve bu kusurluluğun tüm sorumlusu hayattır” ifadeleri mahkemece kabul edilmiş akabinde "hayat" suçlu bulunarak oradaki herkesin hayatlarına el koyulmuştur.
hesabın var mı? giriş yap