• osmaniyenin bir ilçesi..
  • gaziantep ve k.maraş'tan adana'ya gidilirken gavur dağlarını aşıp kanlı geçit'in bittiği yerde (bu geçit selvi boylum al yazmalım filminde de yer alır, minibüsün yağmurlu havada yolda kaldığı yer!) sağa ayrılan yolla gidilir, eski adı haruniye'dir ama sadece yörenin yaşlıları bu adı kullanır ve kaplıcaları bununla anılır (haruniye kaplıcaları). önceden adana'ya bağlıyken osmaniye'nin il olmasıyla buraya bağlanmıştır. yakınından otoyol geçiyor, bir de tren hattı var yakınında bir istasyonu olan.

    küçük bir yerleşim yeridir, herşeyden bir iki tane ancak vardır (ben bıraktığımda öyleydi en azından). ormanlık bir alanda, dağın hemen eteğinde kurulduğundan havası güzeldir. bu temiz havasından sanırım yaşlı nüfus çoktur, düziçi ovasında bir sürü küçük köy vardır. berke barajına gidilirken dağınık bir şekilde yolun etrafında görebilirsiniz. düldül dağı ünlüdür bir de ellek kasabası (bu kasabanın suyundan içenler deli oluyor diye ilçe efsanesi de vardır, bir de kendi kasabalarına "ellak" ilçeye de "düğiçi" der buranın insanları).

    gezilip görülesi pek bir şey vaadetmez, zaten buralı deilseniz düziçi anadolu öğretmen lisesinde okumak dışında pek de işiniz olmaz bu ilçede. genç nüfus pek bir kabadayıdır, yabancıları da cidden sevmezler, burada yaşamak zorunda kalırsanız yöre halkının 20 yaş altıyla muhatap olmayın ama yaşlıları oldukça hoş sohbettir, eski efsanelerden anlatırlar hep! hafta sonları sık sık adana'ya kaçamaklar yapılmalıdır ki 2-2,5 saat sürer "görece medeniyete" kavuşmanız. sık sık otobüs seferleri vardır osmaniye ve adana'ya. kıyıda köşede kalmış ama süper adana kebabı yapan yerler vardı bir zamanlar şimdi nasıldır bilemiyorum. ilçeyi boydan boya geçen bir caddesi vardır, aradığınız her şeyi orada bulursunuz...
  • bütün anadolu kasabaları gibi otobüs süzenlerin, kahvede sıcaklardan şikayet edenlerin, yaşamak için çok da fazla şeye gereksinim duymayanların oluşturduğu bir taşra kentidir. düldül dağına sırtını dayayıp çukurovaya biraz da tepeden bakar şehir. yaşar kemalin çukurova tasvirlerinde geçen insanları ve tabiatı vardır. orda da cevizler büyür, ölenlerin salası okunur, duyanlarca rahmet okunur, gurbete çıkılır, geri dönülür..
  • daha yaratici bir isim olamazmiydi diye dusunduren osmaniye ilcesidir. ancak koy isimleri basarilidir; alibozlu, boyali, pecenek, pirsultanli, karacaoglan(farsak), tesbi, gokcayir, manlar, tabaklar, dumburdek, zindaan, çatak, çotlu...
    kamyoncularinin cogu "gavur dagli" mahlasini kullanir.
    ramazan ayindan sonra "kombe bayrami" kutlanir.
    aslantas barajinin bir kismi ve berke barajina sahiptir.
    konusulanlari anlamak icin orda biraz zaman gecirmek gerekir.ornegin "edem bacim bre yu(h)a" sadece unlem isareti yerine gecer.
  • düziçi uzunca bir süre ikamet ettiğim yer olmakla birlikte zaman zaman gittiğim bir ilçedir.

    osmaniye'nin kadirli'den sonra ikinci büyük ilçesidir. yıllar önce yazılanlara baktım da bilgilere bilgi eklenmesini ve güncellenmesi gerektiğini düşündüm.

    düziçi; geçtiğimiz 5-10 sene içerisinde bayağı değişime uğradı. bu değişime sürekli parti değiştiren belediye başkanı ökkeş namlı'nın emeği büyüktür. babası asaf namlı da bu ilçede belediye başkanlığı yapmış. şimdi de kendisi birkaç dönemdir belediye başkanı. her neyse...

    düziçi'ni doğu bölgelerindeki ilçelerden bir ilçe zannedenler yanılırlar. düziçi'nin doğu ile uzaktan yakından ilgisi yoktur. ancak doğu bölgelerinden göç alan bir ilçe olması itibariyle zaman zaman kürt vatandaşlar ile karşılaşılabilir.

    ilçeye sırf yemek yemek için bile gidilebilir. modernleştirilen restoranlarında enfes kebap ve lahmacunlar yiyebilirsiniz. ayrıca sırf tavuk döner üzerine çalışan büfeye benzer mini restoranlarda enfes dönerler yiyebilirsiniz. türkiye standartlarının çok üzerinde lezzetleri var. eti yumuşaktır. genellikle küçük baş hayvanlar tercih edilir.

    ilçenin girişi var ancak çıkışı yoktur. ilçeden çıkmak için geldiğiniz yerden geri dönmeniz gerekir. aslında varmış andırın tarafından bir çıkış ama o da neredeyse hiç kullanılmaz. ilçenin hemen dibinden geçen, turgut özal zamanında yapılan 3 şeritli ücretli otoban vardır. bu otobandan adana ve gaziantep tarafına gidebilirsiniz. dolayısıyla batıyı doğuya bağlayan önemli bir geçittir. her iki tarafa giderken de uzun ve çok tünellerden geçersiniz.

    geçtiğimiz yıllarda yazılan entrylerde olduğu gibi kabadayı gençlik sayısı azalmıştır ancak bitmemiştir. türkiye'nin hemen her yeri gibi düziçi de değişime uğramış ve insanları da değişmek zorunda kalmıştır. ancak çarşıda pazarda at arabası, şalvarlı amcalar abiler teyzeler ablalar görmeniz mümkündür.

    dedikoducudurlar. "el ne der" diye yaşama burada da dibine kadar yaşanır. nüfusun çoğalması ve değişmesi ile birlikte bunlar azalsa da bitmemiştir. fakat misafirperverdirler. nineleri dedeleri elleri öpülesidir. nüfusunun çok büyük bir kısmı muhafazakardır. düğünleri öyle şatafatlı geçmez ama 3 gün 3 gece davul zurna kültürü devam etmektedir. mevlüt de yaygındır.

    osmaniye'ye 29 km, adana'ya 130 km'dir. ikisine de ulaşım çok kolaydır. sürekli araçlar kalkar. ama gezilesi, haftasonu kaçamakları yapılası yerler arasında kahramanmaraş ve gaziantep de vardır. ulaşım osmaniye ve adana kadar kolay değildir ama zor da değildir. kahramanmaraş opsiyonunu bol bol değerlendirin derim.

    osmaniye'deki sefa şalgamcısının şalgamlarından tadın ve beğenirseniz bol bol tüketin. pekmezli osmaniye simidini de unutmayın. zira düziçi'nin simidi ve şalgamında iş yoktur.

    eskiden atıl durumda olan ancak şimdi yeniden dizayn edilen gezilesi yerleri de vardır. düziçi adı gibi düzlük içerisinde bir yerdir. çevresini dağlar sarmıştır ama bu dağlar başka yerlerdekinin aksine muhteşem bir görsel vaad etmektedir. yemyeşildir. işte bu dağların eteğinde bulunan restore edilmiş harun reşit kalesi gezilesidir. ilçede bulunan haruniye kaplıcıları türkiye'nin kükürt oranı en fazla olan kaplıcalarındandır. ayrıca kaplıca yolu üzerinde bulunan, yıllar evvel cem uzan tarafından yaptırılan ancak devlet tarafından el konan türkiye'nin en uzun barajlarından berke barajı da görülebilir.

    gece geç saatte dışarıda olabilirsiniz ama gece dışarıda olmanızı gerektiren yürüyüş dışında bir eğlence hayatı yoktur.

    düziçi'ne tayinle gelen memurlar genellikle gitmek istemezler. hele evlilerse ev bile alıp yerleşenler olur. çünkü hayat ucuzdur. çarşısı ve haftada 2 defa kurulan pazarı kaliteli şeyleri ucuza verir. organik bir çok gıda bulmanız mümkündür.

    elin karısına kızına bakma heveslisi esnaf ve gençleri vardır. ancak bu güruhun azalarak bitmesini temenni ediyoruz. bu embesilller türkiye'nin dört bir yanında maalesef nefes alıp vermektedirler.

    ilçe merkezinde toplu taşımaya çok ihtiyaç duyulmaz. ilçe merkezindeki yüzde 99'a yakın yerlere yürüyerek gidebilirsiniz.

    her sene 28 mart'ta düziçi'nin fransız işgalinden kurtuluşunun yıl dönümü şatafatlı törenlerle kutlanır.

    2015 sonu itibariyle henüz doğalgaz gelmemiştir. yerli halk soba ile ısınır ancak sayısı giderek artan yeni apartmanlara kalorifer mutlaka yapılmaktadır.

    kar hiç yağmaz. ancak inanılmaz güzel bir görseli olan sönmüş yanardağ düldül dağı'nın tepesindeki karın soğuğu buz gibidir. ama görseli kartpostallıktır.

    oturulabilir ev kiraları 300-500 aralığındadır. ancak yeni yapılan dairelerde fiyatlar 500-800 aralığında değişmektedir.

    bu ilçede yaşamayı tavsiye eder miyim? bir güneydoğu ve doğu anadolu ilinde yaşamaktansa düziçi'nde yaşamayı tercih ederim. ancak söz konusu bir ege, batı akdeniz, karadeniz, marmara ise düziçi'ni tercih etmem. ama bu demek değildir ki düziçi yaşanamaz bir yer...

    ilçe girişinde solda bir mezarlıktır vardır. orada abim, ninem, dayım, kuzenim yatmaktadır. galiba öldüğümde ben de oraya defnedileceğim. ya da başka bir mezara... bilemiyorum. oradan geçerken ölmüşlere fatiha okumayı ihmal etmeyin olur mu?