*

şükela:  tümü | bugün
  • street fighter'daki japon sumo güreşçisi. putkuik hareketi ve el sallamsı ile ünlüdür. oyunu bitirince kendine ziyafet çeker. el sallama hareketi 2.5 versiyonunda hareketliyken de yapılabildiğinden köşe şıkıştırdı mı eline veren bir karakter olmuş çıkmıştır.
  • adının başındaki "e" edmund anlamına gelir
  • e. honda . edmond honda .

    (bkz: street fighter 2)
  • çok iri yari bi sumocu karakterdir.street fighter oynayanlar hemen hatırlarlar.genelde kaybeden bi dövuscudur.oldugu yerde zıplayıp tekrar ayaklari ustune duserdi.nasi yabiyosa o cusseyle
  • (bkz: bluesman)*
  • dayagi yiyip eline aldigi zamanlarda, yerlerde surunurken, giydigi geleneksel kiyafet* acilirdi. kipkirmizi bir capon çükü gorunurdu. ayip kardesim, coluk cocuk oynuyor bu oyunu.
  • tam adı edmund honda'dır.

    japonya'nın osaka şehrinde doğup büyümüştür. küçük yaştan itibaren sumo çalışmıştır. yaşıtlarına göre minyon yapılı olduğu için yeterince başarı gösterememiştir. fakat çalışma azmiyle ilerlemiş, vücudu gelişince de en tepeye çıkmış, sumoda en üst mertebe olan yokozuna ünvanını almıştır.

    kendini spordan emekli edip, kendi dojo'sunu açar ve yeni sumocular yetiştirmeye başlamıştır. bu arada, sumonun en mükemmel dövüş tekniği olduğu hakkındaki fikirlerini yazar ve bu fikirleri diğer dövüş sanatları ile ilgilenenleri kızdırır. tekniğinin mükemmelliğini ispat etmesi için dövüşmeye çağrılan honda, şerefli bir sumocunun yapması gerektiği gibi bu karşılaşmalara çıkar ve hepsini kazanır. bu başarısı ile cesaretlenen honda, tekniğinin değerini göstermek için street fighter circuit'e katılır.

    uzun, yorucu çalışmalar ve yaptığı işe karşı olan saygısı ve bağımlılığı sayesinde zaferler elde honda, sadece sumo tekniklerini çalışmakla kalmayıp, sumonun ardındaki felsefeyi anlamaya çalışır. şintoizm ve şiir gibi alanlarda da ustalaşıp, bir japon savaşçısının eğitimini tamamlamaya çalışır.

    honda, onuruyla dövüşür ve tekniğinin geleneklerini harfi harfine uygular. adil dövüşüp ismine, japonya'ya ve sanatına leke sürmemeye çalışır. rakiplerine gereken hak ettikleri saygıyı gösterir. kendinden emin, küstah tavırlar ile kimseyi küçük görmez. sumonun en mükemmel teknik olduğunu kanıtlamak için dövüşlerde yeteneğini sonuna kullanır.

    bir yokozuna olan honda, sumo sanatını diğer tekniklere karşı kullanmak için bazı değişiklikler yapar. tokat, güçlü darbeler ve yere fırlatmalar ile rakibinin dengesini bozmaya çalışır. dengesi bozulan rakibinin üstüne zıplayarak cüssesini ve gücünü etkili bir şekilde kullanır. en önemli özelliği, hundred hand slap olarak adlandırılan tekniğidir. göz açıp kapayıncaya kadar vurduğu tokatlar ile rakibini sersemletir. bir sumo güreşçisi olarak tekmelerle pek arası olmamasına rağmen, rakibinin dengesini bozmak için bazen rakibinin bacaklarına tekme atar.

    street fighter circuit'te dövüşmediği zamanlarda başında durduğu sumo okulu, japonya'da en ünlü okullardan biridir.

    boyu 1.91'dir ve kilosu 180'dan fazladır. saçları ve gözleri siyahtır. dövüşürken değiştirilmiş mawashi giyer. saçlarını sumo geleneklerine uygun bir şekilde toplar ve yüzünde kabukimakyajı yapar.
  • kazanma repligi "can't you do better than that" olan sf2 karakteri.
  • street fighter'ın sevimli sumocusu. atari salonunda herkes ken, bison ya da guile ile oynarken çekirdekten muhalif bünyem hep onda karar kılardı. belki pek hızlı bir karakter değildi fakat kendine has kombolarla gayet rahat oyun bitiriliyordu. sıçrayarak rakibin böğrüne götüstü oturmak ardından köşeye sıkıştırıp hııı hı hıııı hı sesleri eşliğinde hundred hand slap yapmak bunlardan biriydi mesela. niye hondayı seçerdim, niye onun oyuncağını almıştım bilemiyordum. ta ki 10 yıl sonra eurosport'ta sumo güreşlerini ilgiyle takip ettiğimi farkedene kadar...

    (bkz: japonlara sempati duymak)