şükela:  tümü | bugün
  • boğaziçi üniversitesi tarafından geliştirilmiş, türkçeye en uygun klavye olarak sunulmuş klavye.
  • hızlı yazmanın verimli olacağı kurumlarda kullanılabilmesi için yararlı bir araştırma. buna uygun olarak belirli sektörlerde de kullanımı teşvik edilebilir. ama q klavye'nin normal kullanıcı için bir eksiğinin olmaması ve hem alışmışlık hem de seri üretimden çıkan ürünlerin q klavye olmasından dolayı klasik kullanıcıyı etkilememesi, dayatılmaması gerekmektedir. isteyen serbest piyasada alıp kullanabilir. yazılım olarak da gerekli destekler sağlandığı sürece herhangi bir problem olmayacaktır.
  • 8 yıl önce f klavye için şöyle yazmıştım: "türkçenin sözcük yapılanmasındaki sesli, sessiz harflerin kullanımı, sıklığı, dizilişlerini dikkate alarak yaratılmış; sağ ve sol eldeki parmaklara yazı yazarken makul ve dengeli yük bindiren, bu nedenle de ülkemizi hızlı daktilo kullanma yarışmalarında sık sık birincilik kürsüsüne çıkaran; nasıl basiret bağlanmasıysa artık, terk ettiğimiz, dünya üreticilerine de bizim için özel ürün ürettirme fırsatını neredeyse kaçırdığımız; türkçeyi gerçekten yoğun ve hızlı yazmak isteyenlerin asla vazgeçemeyeceği, yalnızca bu soruna çözüm bulamadığı için dizüstü almaktan insanı vazgeçirtecek denli tutkunluk yaratan, daktilo ve bilgisayarların yazı yazmaya yarayan, türkçe için özel geliştirilmiş tuş takımının adı; uğruna azıcık fanatik olunabilecek belki de tek şey; ucuz milliyetçiliklerin de tuzağına düşmeden, f klavye kullananları sevelim, onları koruyalım."

    şimdi yeni klavyeyi deneyeceğiz ve onların dedikleriyle bizim eskiden dediğimizi karşılaştıracağız. başarmış olmalarını diliyorum.
  • çok fazla bir şey beklememek lazım bu klavyeden. altı üstü tuşların yerleri değişecek. değişse ne olacak? artık öyle bir zamana geldik ki bilgisayarlar klavyeye ihtiyaç duymacan ağızdan çıkanı yazıya geçirebilecek durumda. biz hala klavyeyle uğraşıyoruz.
  • ğ harfinin tam ortaya konulmasıyla daha baştan eksi not almıştır. q klavye öyle sanıldığı gibi türkçe yazımında dezavantaja neden olmuyor, bunun yanında alışanı için f klavye gerçekten de seri yazmayı sağlıyor. tüm bunlar dururken e klavyeye cidden lüzum yok.
  • e klavye için f klavye eleştirilerim halen eksiksiz geçerli (bkz: f klavye/@ssg). hala 10 parmak yazma hızını arttırma derdindeyiz ve klavye düzeni geliştirirken sadece bunu temel alıyoruz. bunu yaparken neleri bozduğumuzun farkında bile değiliz.

    f klavyeden farklı olarak ergonomiyi de dikkate aldıklarını söylemişler. bunu da şöyle açıklamışlar: "klavyenin iki tarafını dengeli kullanırsan daha ergonomik oluyor". e o zaman f klavye de ergonomik zira o da yazım hızını arttırmak için aynı amacı güdüyordu? yani f klavye üzerine yeni bir harf dağılım tablosu kullanmak dışında hiçbir şey katmamış.

    e klavye, f klavye'ye ek olarak f klavye uyumu da gözetmemiş. yani f klavye kullananların bile rahatça geçebileceği bir klavye düzeni değil. harflerin neredeyse tamamının yeri farklı.

    bu uyumu gözetmediklerini görünce f klavye'deki temel problemleri çözmüş olmalarını bekliyorsun. mesela apostorof (') gibi sık kullanılan bir işaretin ingilizce q'daki gibi shift'siz basılabilmesini umuyorsun. yok. f klavye'deki özel işaretlerin dağılımındaki yanlışları aynen korumuşlar. 50 yıllık "* işaretini çok kullanırız kesin, formül falan" algısıyla klavye yapmışlar.

    compumaster'ın kendi imkanlarıyla ekşi sözlük veritabanını kullanarak oluşturduğu klavye düzeni projesi bile (sanırım yüksek lisans teziydi) bundan daha akıllıcaydı. dönemin internet kuşağının yazma alışkanlıkları için mantıklı bir örneklem seçmişti. sonuç mükemmel olmasa bile en azından kalıpların dışına çıkan bir yaklaşım sergilemişti.

    doğuştan sakat f klavyenin ısıtılıp ısıtılıp önümüze getirilmesinden dolayı yeni bir soluk olur ümidiyle heyecanla okumaya başladığım bir haberdi büyük hayal kırıklığı oldu.
  • bu çok gerekli! icat! için 3 yıl harcanmış.
  • her boyle habere denk geldigimde "sizlere akademisyen titri verip o mevkilere getirenin, o butceleri verenin talukatini sikeyim" disinda bir cumle kuramadim henuz.

    koca akademi 3 yil harciyor, butce harciyor, beyin harciyor ama ne icin? sonra egitimde, personelde, insanda kalite niye dustu, ulan siz neydiniz ki yetistirdikleriniz ne olsun.

    tubitagi ayri, itusu ayri, odtusu ayri, bogazicisi ayri. bitmedikleri gibi gittikce de cogaliyorlar.
  • elektrikli araç üretilmeye başlanan dünyada atmosferik motorlu araç üretim işine girmenin klavyecesi.

    yukarda da bir yazar belirtmiş, millet sesli komuta kafa yorarken bizimkiler hala klavye derdinde. f,q derdi bitmiş adam üşenmeden e klavye için ar-ge yapmış, yıllar harcamış. hayır tamam birisinin aklına gelmiş eyvallah da ulan çevresinde hiç mi analiz yeteneği olan insan yok. 'kardeş klavye modası geçti, gel sesli komut olayına kafa yoralım' dememiş mi ?

    daktilo devri geçti panpalar, artık bilgisayar kullanıyoruz. ve inanmayacaksınız ama windows diye bir işletim sistemi bile var.

    ülkenin en güzide üniversitelerinden birisi bile bu kafadaysa olmayız hacım biz.
  • ülkenin kafa yapisini büyük ölcüde gösteren durum.

    calismanin kalitesine degil, bu calismanin elestiri seklinde problem var. iyidir kötüdür, kalitesi sudur budur farkli bir tartisma konusu ama yazi yazma konusunda adamlar verimi arttiracak ve türkceye uygun bir klavye üzerinde calismis, bizimkiler , "sesle yaziyoruz artik buna calissinlar" diye elestiriyor. arkadasim biri elma öbürü armut, birbiriyle alakasi olmayan iki sey.

    salliyorum otomobil tekerleklerindeki materyal üstünde calisan ekibi, "ulan tekerlek yapacagina araba yap" seklinde elestirmek ile ayni sey.

    su anda konusma ile yazma konusunda verimli uygulamalar var, gelecekte günlük kullanim büyük oranda belkide sözlü aramaya gececek, fakat sirketlerde, üniversitelerde, arastirma enstitülerinde etc, konusarak mi yapilacak calismalar? düsünün bir sirket ya da devlet dairesi herkes konusa konusa yaziyor, bi arastirma merkezi düsünün ki arastirmacilar farkli farkli seyler yazmak icin mikrofona konusuyorlar, ortamda ne calisma yapilabilir ne arastirma ne de is.

    klavye dönemi yakin zamanda bitecek gibi degil, belki akildakini direk olarak yaziya dökebilen sistemler gelirse belki, cok daha uzun vakit var önümüzde onun icin.

    bunu gectim konusarak yazi yaziyoruz artik diyen kac insan gidip para verip dragon dictation gibi speech recognition programlari satin aliyor?

    surada elestirilen ve birbiri ile karsilastirilan yazi yazmak ile oral yazi yazma/ tanima(speech recognition etc) bambaska seyler.