şükela:  tümü | bugün
  • (bkz: incir.com)
  • reklam yapmayı unutan acemi girişimcinin yürek burkan dramı. e-ticarette en büyük bütçeyi ve emeği reklama ayıracaksın koçum! yoksa aylak bakkal hesabı daşşaklarını tartarsın.
  • e-ticaret sitelerinin % 78'i (yaklaşık) ilk senelerinde projelerini sonlandırıyorlar. e-ticaret perakende satıştan çok daha farklıdır. e-ticaret sitesi oluşturmak için aşağı yukarı aşağıdaki alanları uygulamak gerekir.

    - analiz aşaması (internet aranma oranları, talep ve fiyat araştırması, rekabet analizi)
    - projelendirme aşaması
    - mal tedarik
    - kutu ve ambalaj
    - hukuksal süreçler (şirket oluşturulması, sözleşmelerin hazırlanması)
    - payu vb. pos anlaşmaları
    - kargo anlaşmaları
    - e-ticaret yazılım seçimi (paket kullanacaksa)
    - muhasebe entegrasyonu
    - kullanıcı deneyimli tasarım
    - kampanyaların oluşturulması
    - pazar yeri entegrasyonu (n11, cimri, gittigidiyor)

    şimdi bunları yapınca satış yapacağını düşünüyorsun. aslında iş tam olarak yeni başlıyor.

    - seo onpage optimizasyonu
    - analytics e-commerce ve harici tools entegrasyonları
    - adwords çalışmaları (yanlış kullanıldığında ocak yıkar :) )
    - gerilla reklam stratejileri ve uygulamaları
    - mail marketing
    - sosyal medya yönetimi ve optimizasyonu
    - affiliate çözümler
    - harici dijital pazarlama operasyonları

    bizim kullanıcılarımız entegrasyon ile ürünlerini çekip bir e-ticaret paketi satın alıp e-ticaret yapmaya çalışıyor. bu firmaların satış yapmasına imkan yok. başarılı e-ticaret için ciddi emek harcamak gerekiyor. maddi gücünüzden bahsetmiyorum. emek vermek gerektiğinden bahsediyorum. facebook profilinde xxx ceo yazmak için lütfen e-ticaret sitesi açmayın.
  • evet post anlaşması önemli, sonra ayının postuna gelen talebi karşılayamazsan bu iş olmaz. *

    kaç kere dillendirdik, post başka pos* başka.

    toptancıya da postumuz hazır dediğiniz için adamlar sizi ciddiye almıyor bile.

    evet yaptığınız işin içeriğine hakim olmak kadar o işte kullanılacak materyal ve terimlere de hakim olmanız lazım ki, sizi karşınızdakiler ciddiye alsın.

    edit: düzeltme
  • e-e-e-e ticarette sadece script satan firmalar ile tedarikçiler kazandığı için şaşırtmayan durum.

    ne sandın koçum ? aydın doğan, ferit şahenk gibi adamların cirit attığı pazarda, sana lokma mı düşer ? bu işten kazananlar 10-15 yıl önce uyanık davranıp sektörde daha büyük oyuncular yokken, pazara girip bayrağı kapanlardı. şimdi çok geç.

    tanım : çok sağlam bir altyapı ve güçlü bir reklam bütçesi olmadan e-ticaretin ölü bir yatırım olduğunu anlayamayan bireylerin varmak zorunda kalacağı kaçınılmaz son.
  • b2b yapanlar kazanıyor. büyük firmaların en büyük avantajları stoklu çalıştıkları için uygun fiyat verebiliyorlar. 15 yıl geriye gitmeye gerek yok. şuan bile başarılı e-ticaret girişimleri çıkabilir.

    konsept bir sürü iş var : (bkz: portakalbahcem.com)

    doğru planlamanın başarıyı getireceğine inanıyorum. mesela abi çiçek işine girelim dersen. rakibin direk çiçek sepeti olur. bu tarz büyük bir tekel ile rekabet etmen çok zor. o yüzden başdaki analiz ve seo her zaman fark yaratacak temel unsurlar arasında olacak.
  • çok tutuluyor diye klişe alan adları kullanma gafletine düşmek.

    onları alanlar aldı, pastayı götürenler götürdü.

    adam hala daha xml'den ürün çekip birkısmınıdabendenal.com, herbokburada.com, şanzumansepeti.com gibi alan adları alıyor. özgün ol.
  • dükkan açıp sinek avlamaktan iyidir bence.
  • bu dönemlerde oldukça talep gören konudur.
    yaklaşık 18 seneden beri yazılım sektörün içerisindeyim, bunun temiz 12-13 senesi e-ticaretle geçti diyebilirim. şimdi site yaptırmak isteyenlere ve bu alandan para kazanmak isteyenlere bir kaç yazı yazmak istiyorum. çünkü gelinen noktada bence bu uyarılar önemli.

    bazı sorular soralım ve bunları düşünüp cevaplayalım;
    1- bu sektörü ne kadar tanıyorsunuz?
    2- ne satacaksınız?
    3- satacağınız ürünlere ne kadar hakimsiniz?
    4- reklam ve sosyal medyayla aranız nasıl?
    5- piyasa size neden ihtiyaç duysun?
    6- teknik alanlara hakim misiniz?

    kendimce cevaplamak istiyorum;
    1- e-ticaret sektörü çok zorlu ve derin bir sektördür. iş düşündüğünüz gibi değil, arka planda değişken oldukça fazla.

    2- satacağınız ürün sizin değilse bulaşmayın. o ürünü bulmak, temin etmek düşündüğünüzden daha zor. şimdi hayallerinizi yıkma zamanı. maalesef o sık sık duyduğunuz büyütücü ürünleri, zayıflama ürünleri, bitkisel ürünler satmıyor diyebilirim. bu ürünlerin piyasada 2012 senesi sonrasında ağır bir düşüşe başladığını paylaşmak istiyorum. evvelinde evet günde 20-25bin kargo yapanlara çok şahit oldum. son denemeyi bir arkadaşımız yaptı. 25.000tl reklam maliyeti karşılığında yalnızca 38.000tl ciro elde etti. ürün, kargo, iade, kapıdan dönen ürünlerle yüksek ihtimalle ya kafa kafaya geldi ya da direk zarar yazdı. bitkisel ürünlerden uzak durun!

    3- satacağınız ürünü tanıyor musunuz? örneğin bir tekstil ürününe ne kadar hakimsiniz, veya bir ayakkabıya ne kadar hakimsiniz? satacağınız ürünün materyalini tanımıyorsanız bulaşmayın diyelim ve bu maddeyi de kapatalım.

    4- google adwords, facebook ve instagram reklamlarına ne kadar hakimsiniz? bilmek başka, hakim olmak bambaşka bir konu. siz facebook üstünde 0.25-35 kuruş aralığına reklam dönerken rakipleriniz 0.004 kuruşa dönüyorsa işiniz oldukça zorlaşıyor demektir (evet bir kuruşun 10/4 değeri olan 0.004 kuruşa facebook üstünde reklam dönülebiliyor bilenler söylemek istediğimi anlar). adwords planlaması konusuna ne kadar hakimsiniz? eğer bir landing page, negatif kelimeler, cihaz optimizasyonları, reklam varyasyonları, display ve benzeri kelimeler size yabancı geliyorsa veya bu alanla ilgileniyor ama işin içerisinden çıkamıyorsanız pek bulaşmayın.
    "aman ne var ben de outsource eder, veririm % bilmem kaç komisyonunu bu yükten kendimi kurtarırım" dediğinizi duyar gibiyim. harika bir fikir, sizi tebrik ederim. tbo maliyet ödemesi yaparsınız, tbm ödemesi değil.

    5- piyasada sizin gibi ürün satan firmalar illa ki vardır, peki piyasa size neden ihtiyaç duyacak? ya o sektöre yeni bir soluk getirmelisiniz, ya da ciddi fiyat avantajlarınız olmalı.

    6- teknik alt yapı önemlidir ve hakim olunması gerekiyor veya buna hakim personele sahip olunması gerekiyor. sık karşılaşılan hatalara örnek vermek gerekirse. sürpriz responsive sorunları, cihaz ve tarayıcı uyumsuzlukları, apache sorunları, sanal pos sorunları, entegrasyon sorunları (xml, kargo gibi) en sıklıkla yaşanan sorunlardır. bunları hızlıca kendi içinizde çözemiyorsanız bile destek aldığınız firma ne kadar zamanda çözecek? 1-2 gün beklemenizin size zararı ağır olabilir.

    6 madde değil aslında, içerisinde daha çok değişken barındırıyor. üzgünüm ama işler düşündüğünüz gibi değil. bir sitenin trafiği arttıkça ve satın alma yapıldıkça hem işletme hem de diğer maliyetleri artar.

    peki ne yapılabilir?
    bakın çok samimi söylüyorum hayat şu an instagram üstünde. alışveriş orada kötünün iyisi durumunda ve butikler güzel cirolar yakalayabiliyor. peki nasıl yapılır? bunuda tüm samimiyetimle madde madde anlatmak istiyorum.
    1- ürününüz asorti veya beden barındırmasın.
    2- instagram üstünde genelde mutfak, dekorasyon ve anne-çocuk ürünleri daha çok talep görüyor. tabi ki giyim sektörü de buna dahil.
    3- sayfa oluşturun, ismi inanın önemli değil sadece bir sayfa oluşturun. takipçi satan yerlerden uzak durun, bunun size her yeni post ardından zarar verdiğini göreceksiniz. takipçinizin organik olmasına dikkat edin, bunu kendiniz başarırsınız. bir çok butik ve sayfayla reklam anlaşmaları sağlayabilirsiniz. 50k altında olsan sayfalarda ortalama 10-20tl ödeyerek sayfanızın tanıtımını yapabilirsiniz. o sayfanın gerçek mi yoksa bot takipçiyemi sahip olduğunu socialblade ve benzeri yerlerden analiz edebilirsiniz.
    4- siparişler için ya dm ya da whatsapp kullanın. internet sitesi kurmayın, çünkü ihtiyacınız yok!
    5- samimi bir dille müşteriyle konuşun, emo kullanmaya korkmayın. müşteriyle 40 senelik dost gibi konuşun.
    6- müşteriyle sürekli ilgilenin, ürün aldıktan sonra ilgilenmeyi bırakmayın.

    şu 6 madde yine yetersiz ama işin temel prensibi denilebilir. sizi kurtarıyorsa günde 20-30 satış rahatlıkla yapabilirsiniz.

    eğer illa ki "e-ticaret sitem olacak" diyorsanız ve bu sektöre hakim değil, sadece ağzınız sulanıyorsa bence bir daha düşünün. bu yazı tek başına yeterli değildir, sadece belli kıstasları sizinle paylaşmak istedim. içerisinde dikkat edilmesi gereken çok fazla konu barındırır.
    en önemli madde en sona kaldı. eğer bir proje başlatacaksanız lütfen o projeyle nefes alıp nefes verin. hayatınızın tam merkez noktasına yerleştirin. "benim için günde 300-400tl yeterli" diyorsanız boşverin internet sitesini, instagram sizin işinizi rahatlıkla görecektir.
  • türkiye'de açmayın. e-ticaret istatistiklerini google'layıp neden türkiye'de açmamanız gerektiğinin bir kısım cevabını görebilirsiniz.

    diğer en önemli kısım: lojistik. türkiye'de abd ve avrupa'daki gibi bir lojistik ağı olmadığı için ve bu alanda hizmet verdiğini iddia eden en fazla 4-5 tane şirket olduğu için müşteri memnuniyeti konusunda sıkıntı yaşamanız kaçınılmaz. kaldı ki envanter yönetimi konusunda da çok deneyimli değilseniz ve yayınladığınız her ürünün birebir takibini yapmadığınız müddetçe yine müşteri deneyiminde sıkıntı yaşarsınız. müşterinin türkiye'de bir siteden alışveriş yaparken kaç kere düşündüğünü biliyor musunuz? bu pazar araştırmalarına haiz misiniz? hangi ürünleri tercih ettiklerini ve sizin ürünlerinizin onlardan ayrı ne özelliklerini olduğunu biliyor musunuz? bunları ön plana çıkartmak için en gibi çalışmalar yapacaksınız? seo, sem, sosyal medya, sm reklamları, her türlü iletişim için müşteri hizmetleri, operasyonel görevler için o kapasitede adamlar vs. vs. gidiyor liste.

    başarı hikayeleri var evet. ancak şu anda türkiye e-ticaret pazarında bu başarı hikayelerine ulaşmış kaç tane ufak başlayıp iyi yerlere gelmiş site var? türkiye'nin girişimcilik ekosistemindeki en önemli isimlerden hasan aslanoba'nın klon olsa bile çok iyi hizmet veren girişimi tazedirekt bir anda kapandı. neden? çünkü böyle niş alanlarda hizmet verebilmek de apayrı bir yetenek. operasyonel maliyetleri inanılmaz boyutlardaydı, finansçıları yanlışlar yaptı. şimdi migros'a sattılar. operasyonel külfetin altından kalkabilecek küçük bir şirket yok çünkü. ya istanbulla sınırlayacaksın servis alanını ya da çok büyük olman gerekiyor.

    tüm bunları geçiyorum, teknik altyapı için bir yığın cms mevcut evet. her biri birbirinin aynısı siteler oluyor bunlar evet ama cms işin en kolay kısmı tüm bu yukarıdakilere bakınca. ki o bile zor.

    sadece şu sorunun cevabı lazım: sen sattığın bir ürünün ertesi gün ağrı'da teslim edileceğinin garantisini verebiliyor musun? ağrı'daki yarım saat zaman harcayıp mağazadan alacağı ürün için neden 2-5 gün beklemeli? bunun cevabını türkiye e-ticaret pazarındaki aklı bi karış havadalar e-ticaret'i indirim yeri gibi pazarlayarak bulmuş durumdalar. bu da şöyle bir karşılaştırma çıkartıyor ortaya:

    türkiye'de e-ticareti indirim ve kampanyalar sebebiyle tercih edenler: %74
    dünyada e-ticareti indirim ve kampanyalar sebebiyle tercih edenler: %36

    ve hala inatla ödeme yöntemlerinin güvenilir olup olmadığına dair güven araştırmaları yapıyorlar. zaten 5 tane banka var lan türkiye'de? o 5 bankanın da 20-30 tane kartı var en fazla. üstelik ödeme sistemi konusunda 3d secure gibi dünyanın birçok yerinde uygulanmayan bir sistem var. (adamların 3d secure ihtiyacı yok, paypal, stripe var adamların parasını koruyan)ama inatla "insanlar online ödemeye güveniyor mu bik bik" araştırması yapılıyor saçma sapan. ama nedense kimse kargo şirketlerini araştırmıyor, bu alana yatırım yapmıyor. sadece istanbul içinde birkaç motorlu kurye girişimi başladı yeni yeni. e-ticaret sitesi sahibi sürümden kazanarak gelir elde etmek durumunda çünkü lojistik başarısız olduğu kadar da pahalı. 50 tllik alışveriş yap kargo bedava kampanyaları da bundan geliyor zaten.

    bu sektörde çok büyük sorunlar var. hepsiburada, gittigidiyor, n11 vs. gibi plaza şirketleri kendi dev hacimlerini e-ticaret pazarını büyütmek için kullanarak daha fazla gelir elde etmek yerine birbirleriyle didişip küçücük pastadan %1 roi ile pay çalmaya çalışıyorlar. sen bunların olduğu pazarda hangi ürününle hizmet verebilirsin? bakkallık değil bu. saadet zinciri incir bile battı. herkese e-ticaret girişimcisisin dediler, paraları cukkaladılar, operasyonel olarak ne kadar rezalet olduğunu açıp oku. milyonlarca tl yatırım almış şirket bu bi de.

    ben isterdim ki gittigidiyor, hepsiburada, n11, markafoni, vatan vs. birleşip bir kargo girişimi başlatsınlar. birinin arkasında ebay var diğerinin arkasında başkası, diğeri bir başka büyüğe satılacak diye konuşuluyor yıllardır. lan e-ticaretin en önemli boyutlarından biri lojistik, düzgün bir kargo girişimi kurun o kadar black friday'den şu kadar gelir elde ettik diye kopya kampanyalarla case study çıkarmayı biliyorsunuz?

    bilezik yapıp satarım diyorsan ya gittigidiyor'da dükkan aç ya da hiç bulaşma. online fırsatlar globalde olduğu gibi işlemiyor burada. bu fırsatı değerlendirebileceğin bir ortam yok çünkü.

    nereden para kazanıcam lan ben diye soran olursa da b2c yerine b2b öneririm. şirketlere hizmet veren bir fikir bulun. e-ticaretle uğraşmayın. 6 aya saçlarınız ağarır, 1 yıla kel görünür.