şükela:  tümü | bugün
  • dağ kırlangıcı, keçisağan
  • izel-çelik-ercan'ın bol bol reklamını yaptığı guş
  • ebabil bi kustur bunu bilmeyen pustur seklinde velet tekerlemelerine alet olan canli turu.
  • hakan peker'e degil ufuk ercan'a ait olan $arki.
  • toprak olup gidecez ya , o hoho o hoho $eklinde devam ediyordu $arki.
  • bir orhan veli şiir'i

    ebabil
    alip icinde sesler ucusan bu aksamdan
    hafizami bir deniz kiyisina ceken yol,
    aydinlik ruyalarin pesine dusen gondol
    mavi bir denizde yuzer gibi yanan samdan.

    tuslarin ustunde karanligin heyulasi
    ve birden kalbe cirpinislar veren hatira.
    cekmede beni saadet dolu dunyalara
    mine parmaklarinda sedalasan hulyasi.

    siyrilmada gozlerimden yillarca geceler
    ve yalniz kalmada bir yaza ram olan sahil,
    ucusmada gokyuzunde bir suru ebabil:
    sevgimi ve hasretimi ebedi kilan yer.

    acik pancurlarindan seslerin dokulusu..
    bir gol mu urpermede ruhun uzaklarinda?
    en yakin sevgiyi duymiyan dudaklarinda
    her yasayistan daha guzel olan gulusu.

    ilik golgelerde uyutup dusunceleri
    beyaz etekler ile bana gorundugun an
    ve kapilari yesil sabahlara acilan
    sicak tahayyullerle dolu yaz geceleri.

    renkli fanuslarin altinda dogan dunyasi,
    omuzlarinda ay isigindan orgulerle
    eklenmede icime hasret kaldigim yerle
    mine parmaklarinda sadalasan hulyasi.
  • yok yahu, ebabil bir kuştur bunu bilmeyen puşttur olsa gerek o şarkının sözleri.
  • latincesi apus apus. sanilanin aksine kirlangiclarla okadar da yakin akraba olmayan bşr kus turu. diger bir ilginc ozelligi yere cok az inmesi. bu kuslar uymak icin yukselir ve ucarken uyurlar.
  • kizinin mehmet ali erbil'i cagirma sekli.
  • lat. apus apus, ing swift
    (apodiformes > apodidae | ebabiller • ing. swifts)

    istanbul'da çatı kenarlarına yuva yapan ve çoğunlukla kırlangıç sandığımız, jet hızıyla uçabilen bir tür göçmen kuşu. çok konuşkandır. tam çarpışacaklarını düşündüğünüz anda son bir hamle ile yön değişitirirler. uzun, sivri uçlu yarım ay şeklinde kanatları ve kısa çatal kuyruklarıyla, sık sık kırlangıçlarla karıştırılır. kırlangıçlardan daha uzun olan kanatlarını –uçuşta– ortadan kırmadan gergin tutar, çok daha hızlı uçar ve akşamları havada uyumak için göğe yükselir! 16-17 cm boyunda olan ebabiller, 42 ile 48 cm arası kanat açıklığına sahiptir. istanbul'da sıklıkla gözlemlediğimiz, aynı familya'dan başka bir tür olan ak karınlı ebabil ise (apus melba, alpine swift), boğaz ve karnındaki beyazlık ile göğsünde bulunan kahverengi kuşakla tanınır. 20-22 cm boyunda ve 54-60 cm kanat açıklığına sahiptir. oldukça farklı boyutlarının yanısıra, kırlangıçlardan ayrıldıkları en belirgin nokta ise, ebabillerin pençe yapılarından ötürü yere konamamaları ve/veya dallara tüneyememeleridir. (apus sözcüğü yunanca’da ayaksız anlamına gelmektedir.)

    sonradan gelen ekleme:
    ister inanın ister inanmayın, koskoca ana britannica'da ebabil maddesi yok! elimdeki basımda başka herhangi bir maddeye gönderme olmaması da ilginçti... sağan maddesine bakmak tesadüfen aklımda geldi (ki sağan bu kuşa verilmiş pek de doğru bir ad değildir), bir de ne göreyim, "bakınız yelyutan" yazıyor. halkdilinde ebabil olarak bilinen bu kuşu, yelyutan maddesi altında incelemişler. koskoca ana britannica'da ebabil maddesinin yer almaması çok ilginç, ama yelyutan karşılığını da pek beğenmedim diyemeyeceğim doğrusu. vatana millete hayırlı uğurlu olsun.