şükela:  tümü | bugün
  • turgay şeren meşhur lafı sarfettiğinde stüdyodaki herkes yaşanan şok sebebiyle kendi meşreplerince tepki gösterirken, ziya şengül'ün sanki yazlığının balkonunda rakı muhabbeti yaparmış gibi "yok artık ebesinin amı ali sami" lafını hiç sallamayıp "bi dakka bi dakka, sevgili ali müsaade eder misin" diyerek ali sami alkış'ın fikrine yorum yapmak istemesi de ayrıca hoştur,candır,canandır.
  • ilginctir ki bu olay vuku bulurken, ali sami alkis, turgay seren, ziya sengul ve de ahmet cakar dortlusunden sadece ahmet cakar "yok ebesinin ami" lafini duyunca sasirip ne yapacagini sasirmistir. turgay seren konusmaya devam ederken ziya sengul "bir dakika, bana da musaade eder misiniz iki kufur de ben sallayim ortama" seklinde israr etmekte, ali sami ise kahkahalar atmaktadir.
  • turgay seren'in sinirden kendini kaybettigi bir anda soyledigi soz. efsanevi turgay seren turkcesinin temel tasi...

    2005'te ek:
    ali sami alkis telegolde galatasarayin transfer politikalarini elestirmektedir ve yonetimin aldigi her oyuncuyu lucescunun alip takimda oynattigindan bahsetmektedir. tabi bu sira, turgay seren hafiften sinirlenmis titremeye baslamistir. o esnada tam olarak su sekilde bir diyalod gerceklesmistir:

    ali sami alkis: galatasaray yonetimi defansa beni transfer etse lucescu alir beni oynatir.
    turgay seren: ebenin ami ali sami.

    herkes biyik altindan gulerken star reklama girer.
  • tekrar tekrar izlendigi zaman, ali sami alkisin "turgay abi bak sana bisey soyleyim mi?" sorusuna turgay serenin verdigi "tabii soyle" yaniti daha da koparici olmaktadir.
    - turgay abi bak sana bisey soyleyim mi
    - tabi soyle.. nasilsa sokacam birazdan lafi..
  • ahmet çakarın ilk defa içten güldüğüne inandığım sahnedir.
  • hiç kimse capture etmediği için senelerdir konudan haberdar her suseri, her telegol delisini merakta bırakan söz öbeği... sanırım ki fırsatçı bir star çalışanı arşivden görüntüleri alıverip güzel bir montajla dört kişiyi birden ekrana sokuşturuvermiş... nitekim pek capture gibi durmuyor, star yazısı falan yok ekranda... artı görüntüye şahit olmuş arkadaşlarımız ısrarla ahmet çakar'ın söz konusu yayının orijinalinde ekranda olmadığını iddia etmekte... bu durumda konuyu su yüzüne çıkaran o yüce star çalışanına teşekkürü borç bilmek gerekir...
  • bombalar ötesi turgay şeren repliği
  • zamanında canlı izleme şerefine nail olduğum, sonra internetten bulup bilgisayarımda başucu eseri yaptığım, her izleyişimde aynı tadı veren, nasıl desem bir tosun paşa, bir süt kardeşler, bir bombacı mülayim gibi, "edelim gel seni desem tarife sığmazsın" türünden bir şey.

    izledikçe ayrıntıları daha iyi idrak ediyorsunuz. olayın dörde bölünmüş ekran sırasında gerçekleşmesi ise programdaki dört kişinin bu tarihi andaki davranış ve sözlerini görmemiz açısından televizyon tarihinde yaşanmış (cidden) en büyük şanslardan bir olsa gerek.

    irdelemek gerekirse;
    *ali sami alkış'ın "turgay abi, sana bir şey söyliyim mi?" dediği anda:
    -ahmet çakar sağa sola karşıya (muhtemelen kamera arkasindeki kişilere) bakıp bıyık altından gülmektedir zaten. o dönem çok popüler olan spor programı sataşmalarından birinin geleceğini görmüştür. zaten ali sami alkış doğrudan turgay abiyi provoke etmek için konuşmaktadır. muhtemelen yapımdan birileri "artık kavga çıkarın" komutunu vermiştir (rejinin isteği üzerine kavgalar o ara pek revaçtaydı).
    -ziya şengül yan yatmış "höoop, ordan dört oralet bi de elliikili deste getir" demesine ramak kalmış, kahve havasında
    -turgay şeren sinirli
    -ali sami alkış turgay şeren'i delirtmenin ve gelen reytinglerin sevinciyle coşmuş, hızını alamıyor.

    *ali sami alkış'ın saçma teorileri ile çıldıran turgay şeren kendini kaybedip de "yok ebesinin amı ali sami" dediği anda:
    ilk anda herkes için yarım saniyelik bir idrak sürecinin işlediğini görüyoruz. akabinde;
    -ali sami alkış "allahım ben var ya ben... bunu bile söylettim" havasında kahkahayı basıyor, kendini bir kere daha aşmanın sevinciye -haklı olarak- uçuyor.
    -ahmet çakar ilk başta baktığı solundaki kişiye/yere tekrar bakıyor, ne dedi bu adam, ne yapacağız dercesine bir anlık utanç yaşıyor, tabi gülmemek için de kendini zor tutuyor. programdaki tek aklıselim belirtisi.
    -turgay şeren, biraz kekeledikten ve ellerini iki yana açma hareketi yaptıktan sonra durumu farkediyor, kalabalık içinde sesli osuran küçük çocuk gibi önüne dönüyor, başı öne eğiliyor. ancak hem sinir krizi devam ettiğinden, hem de nasıl toparlayacağını bilmediğinden "olur mu öyle şey ya, olurmu ya, saçma bir şey yaa" diye diyaloğu repeat'e alıp devam ettiriyor. bir yandan da ali sami alkış ve ziya şengül'ün konuşarak lafı kaynatmasından dolayı mahçup bir minettarlık da duyuyor sanki.
    -ziya şengül ise tam bir muamma. yüz ifadesinde hiçbir değişiklik olmadan yavaşça doğrulup "bi dakka bi dakka, ben bir şey söyleyebilir miyim" diyerek lafa girmeye çalışıyor. ya algıdaki zayıflamanın etkisiyle canlı yayınmış, ebeymiş amıymış tınmayıp ali sami alkış'ın tezine itiraz ediyor, ya da olayın farkında da tepki gösterecek mecali yok, kendi çapında "bari araya gireyim de kaynasın gitsin" çabasında.
  • burada en dikkat çeken taraf da turgay şeren'in dediği laf sonucu şok olmayan tek kişi ziya şengül'dür. e ne de olsa aynı aynı topraklar
  • dikkatli dinlenirse 'ebenin' değil 'ebesinin ami ali sami' demektedir turgay şeren. dolayısı ile ali sami nin ebesinin bu olayla bağlantısı yoktur.

    (bkz: boş işler uzmanı)