şükela:  tümü | bugün
  • hergece is tutcaklar ya lazim tabi ebeveyne banyo. lan ebeveyn olmus adamsin yakisio mu." aha bu da bizim banyo. hanimla sevisip sevisip yikanioz" .

    11 yıl sonra edit: lazımmış lan, insan üşeniyo valla uykunun ortasında çişe gitmeye, böyle rahat yakınca, gençlik cehaleti işte konuşmuşuk.
  • lan bak sabah sabah ismini görünce işyerinde masamın altında cenin pozisyonunda ağlayasım geldi. 28 yıllık sikko hayatımın 4'te 3'ünü (kağıt kalemle hesap yaptım boşuna heyecanlanma hata arayan adam sağlama bile yaptım) ailemle aynı evde geçirdim. son 4 aya kadar bu illet hayatımıza girmeden her şey ne kadar da güzeldi.

    4 ay önce yeni bir eve taşındık. aha ilk defa bu ağzına sıçtığımın banyosu var evde. ki benim dünyada yiyecek olarak sadece brüksel lahanasının kalması ve rasim ozan kütahyalı'yla beraber şarkı söylemekle beraber anne-babamın seviştiklerine dair en ufak bir emare görmek en büyük kabusumdur. hatta bazen ben ve kardeşimin bir sevişme ürünü olduğumuzu düşünerek ikimize de yabancılaşıyorum adeta aşkımızın meyvesi aytek oluyorum. e tabi ebeveyn banyosunu da görünce daha bir depreşti bu fobim.

    önceleri ne var olm işte evde 2 banyo, 2 tuvalet olacak biri dolu olduğunda diğerinde işini halledersin ne güzel kimseyi beklemezsin, donuna kaçırmazsın (daha önce oldu mu diye sormayın amına koyim işte) diye kendimce olayı güzel hale getirmeye çalışıyorum. ama sonra baktım ki banyolar direkt ayrıldı birini kardeşimle ben diğer adını anmak istemediğim şeytan icadını da anne-baba kullanıyor. yav birkaç kere bizimki dolu diye ebeveyn banyosuna gireyim dedim lan bir kötü oldum bir fena oldum. böyle dokunduğum yerler, o duş kimbilir neler görmüştür diye düşüne düşüne işeyemedim bile içime kaçtı hepsi. lan bir de babam elini yıkamaya bile oraya gidiyor amına koyim beni iyice bunalıma sokmak istercesine. adeta "madem bizim banyomuz var istersem girer otururum içinde sanane lan basit bir sevişmenin ürünü tırrık" dercesine çıkmıyor o banyodan. gece yatıyorlar mesela ben yine her zamanki gibi erken yatarsam bir şeyler kaçırırım korkusu yüzünden mal gibi nicer dicer reklamı izliyorum. içeriden bir sifon, bir su sesi. ben kulaklarımı kapatıp "lalalalalalalalalaaa" diye şarkı söylemeye başlıyorum oturduğum yerde ileri-geri sallanarak. lan alla allaa daha yatalı bir saat oldu işeyip, dişlerinizi fırçalayıp, elinizi yüzünüzü yıkayıp yattınız zaten. gıcıklığına basıyonuz, açıyonuz suyu dimi ya?

    - bak bak şimdi oğlanı nasıl delirtcem bak.
    (foşşşş)
    + ay uyu be adam uğraşma çocukla.
    - dur dur duşu da açayım da iyice ifrit olsun.
    (şşrrrr)
    * lalalalalalalallaala!
    - ahahahaha bak salak huylandı.

    böyle dimi sevgili anne-baba diyalogunuz? daha ötesi yok dimi? hepsi gıcıklık dimi? lan öyle olsun nolur yalvarırım. 1 metrekarelik alan tüm psikolojimi sikti attı yeminle. bu banyo aklına gelen ilk mimarın, mühendisin ben ta amına koyim.

    + oğlum niye bağıra bağıra şarkı söylüyorsun gece gece?
    * çek o cünüp ellerini dokunma bana anne!!
    + oğlum ne diyosun?
    - hanım ben bir duşa gireyim bari ahahahahaah.
    * nicer dicer sipariş ettim doğruycam ikinizi de en sonunda!
  • mimarım. günde en az 30 defa o banyoları ben çiziyorum. ağzını kırarım senin, doğru konuş.
  • "sikişin mimariye etkisi" konulu panelin ana konusudur.
  • fazla iddialı bir isme sahip olan yaşam alanıdır. insan sanki ebeveyn olmadan kullanamıyor gibi. çocuk filan kullanmak için girerse apışıyor. ne yapacağını bilemiyor; lavaboya işeyip, küvete sıçıyor.
  • ev alırken, tutarken en çok dikkat ettiğim şey. ister adı ebeveyn banyosu olsun, ister küçük banyo, bir evde en azından 2 banyo, tuvalet olacak. biri en az yarım saat banyoyu kullanırken, diğerleri rahat rahat tuvaleti kullanabilsin.
  • gayet mantıklı bir ev bölümüdür.

    daha da mantıklı olanı için;

    (bkz: kiler)
  • orta düzey gelir sahiplerinin olmazsa olmazı. önceden ebeveyn banyolu evler lüks işi zengin evlerinde olurken, olmayan evler artık alt düzey oluyor. sırada giyinme odası var. bekle bizi giyinme odası seni de orta düzeye çekeceğiz!!
  • o hooo ebeveyn banyosu ne ki simdilerde bir ebeveyn suitinin bir parcasidir sadece. ingilizce'de (en azindan amerikan ingilizcesinde) bu ebeveynlik durumlar master bedroom, master bathroom, master suite seklinde adlandiriliyor. ebeveyn banyosu iste turkiye'deki gibi ebeveyn odasindan girilen bir banyo, bazi evlerde arada kapi bile yok (cok sacma). cogunlukla bir degil iki lavabosu oluyor (ki kari koca ayni anda burunlarini sumkurebilsinler?). tuvalet kismi kendi bolmesinde oluyor (kapisi falan var yani), birisi disini fircalar dusunu alirken digeri rahat rahat zicabilsin diye. yalniz tuvalette kitap bitirenler icin biraz daraltici olabilir o tuvalet odacigi. bir de kuvet ve kabin-dus yan yana oluyor, yani kuvet ve dus ayri ayri. burada da banyo yapmak ve dus almak farkinin altini cizmeye calisiyor mimar abiler ve ablalar saniyorum. ha bir de bu kuvetleri jakuzili yapanlar var, su puskurtmeli jet met, sefa pezevenkliginde son nokta (kinamiyorum valla, becerebilen oylesini yaptirsin bana ne). bir de iki tarafli somine olayi var, gozumle gordum: banyo ve oda arasinda somine var (gazli) iki tarafa da poz veriyor somine.

    gelelim "retreat" kismina. bu da yatak odasinin bir kismi, arada cogunlukla kapi olmuyor. anladigim kadariyla buraya iki rahat koltuk, minik buzdolabi, tv falan koyuyormus ebeveyn kisiler. cocuklar evde at kostururken onlar bu "master suite"lerine cekilip retreatlerinde keyif catiyorlarmis. giyinme odasi (walk in closet denen eleman) degil bu, o ayri, bu boyle odanin bir kismi. bence o retreat direk yalan. bebeler ilk dogdugunda bu retreat bolumu annesinin yatagina yakin minik bebek odasi olarak kullanilmaya elverisli. bir kez oraya cocuk yatagi koydun mu cocuk orayi isgal eder ki? kovamazsin cocugu oradan ilerleyen yaslarinda. ancak cocugu daha 3 gunlukken koridorun obur tarafindaki odasina birakan her agladiginda basina ususmeyen (ne teknigiydi o, aglayinca gitmiyordun ancak aglama 3. vitese attiginda gidiyordun falan) amerikali insanlar retreatlerinde egemenlik surebilir diyorum.

    son olarak bir de balkon/deck olayindan bahsedelim. bizde standart gibi bir sey olan, hatta kapatilip mutfaga katilan balkonlar iki katli amerikan evlerinde "oh wow, look, there's a deck!" diye bir sevincle karsilaniyor ve ortamda bir balkon varsa bu da ebeveyn odasindan cikilan bir sey oluyor. simdi ben bunu anlamiyorum. kuccucuk de olsa her halikarda o balkondan daha buyuk bir arka bahcen var asagida zaten, bir balkon niye bir arti olsun ki? bizim 20 katli apartmanlarda balkon bir acik alan olarak cok onemlidir evet, ama bahcen var allahsiz!?! ben bunun yine cocuklarla ilgili oldugunu dusunuyorum. arka bahce dedigin yine cocuklarin egemenligi altinda. anne cikip da ustsuz guneslenmek isterse bu balkonu kullanacak, olay bu galiba. ilginc yani, aslinda sikisin mimariye etkisi degil de daha bir kendi yaptigi cocuklardan izole bir yasam surmek isteyen ebeveynin kurtarilmis bolge yaratma cabalarinin mimariye etkisi gibi. bu durumda bu "master"lik master suite'de kaliyor (o domainin masteri yani), odadan adimini attiginda yine cocuklarin kolesi gibi hissediyorlar zaar.

    elestiriyor gibi gorundugume bakmayin, biri bana dese ki "alottecigim sana ev hediye etmek istiyorum, bir tanesi boyle bildigin 3 oda 2 banyo, digeri master suite+bisibisi, hangisini istersin?" "niye bana ev hediye ediyorsun durduk yerde hoduk?" derim, pis pis bakarim. beni ikna edebilirse de "ha tamam o zaman, master suitelisi olsun, ebeveyn banyolusu olsun madem, zahmet olmazsa yani" derim, istemem yan cebime koy numaralarina girmem hic. cocugum olsa isgalci dusman kuvvetleri gibi gorecek bir insan olmadigimdan bana zarari yok mimarinin. bir ebeveyn banyosu icin bu kadar laf sayip doktugume inanamayarak yollaya basiyorum, vay bee.
  • orta anadolu da ilk olarak yüklük şeklinde icat edilmiş bina bölümü.gündüz yatak,yorganın istiflendiği dolap; gece o yataklar, yorganlar çıktıktan sonra ebeveyn banyosuna dönüşürmüş.içi betonla kaplı ve bir su gider deliği olan bu dolaplar tüm aile bir arada yaşayan evlerde genç çiftlerin kurtarıcısı olurmuş.tabi yatak yorgan direk beton üzerine konmuyor.küvetten daha yüksek bir yerden başlayan dolap kapağının hizasında çıtalar var o çıtanın üzerine özel bir tahta konuluyor.yatak ,yorganda bu tahtanın üzerine yığılıyor.altta kalan boşluğa ise küçük tüp,kazan,maşrapa gibi malzemeler konuluyor.