şükela:  tümü | bugün
  • ebeveyn olma, ebeveynlik yapma durumu. bir çocuğa ana-babalık yapma hali.

    herkes beceremez. içgüdülerle yapıldığını sanırlar ama aslında detaylı teknikler gerektirir. bu teknikler de kitaplarda yazar.
  • ehliyetsiz yapılmaması gereken şeydir. içgüdülerle falan olmaz.

    genlerinle aktaracağın bir hastalığın var mı, ne kadar kazanıyorsun, ne kadar bilgilisin, dünya'da neler döndüğü hakkında zerre kadar fikrin var mı diye kendine sorman gerekir. daha sonra eşin hakkında da bu soruları sorman gerekir. çocuk yetiştirme eğitimi veren kaynakları inceleyip filtrelemen lazım. yani bayağı fazla nitelik gerekiyor.

    bu kriterleri ölçmek için devlet tarafından testler uygulanabilir ve gerçekten ehil olan kimselere yetki verilir. nüfusun %10 kadarı çocuk yapmaya hak kazanacağı için devlet bu ailelerin çocuk yetiştirmesini teşvik amacıyla primler verebilir.

    örneğin iqsu 120'den aşağı olan çocuk yapmasın dediğinizde doğacak çocukların zeka ortalaması yüksek olacaktır. aynı şekilde sadece yüksek ahlaklı insanların çocuk sahibi olmasına izin verdiğimizde bir sonraki kuşağı nezihleştirmiş oluruz.

    sadece bu bile dünyayı mükemmel bir yer yapmaya yetecek bir şey. ama maalesef hiçbir ülke tarafından uygulanan bir şey değildir bu ebeveynlik lisansı.
  • cocugunuza bir seyler oldugunu biliyorsunuz. bir tur gariplikler... eğer belli bir zeka kapasitesine sahip ve kültürlü bilgili, maddi durumu ortalamanın üzerinde bir durumdaysanız, cocugunuzda farkında vardıgınız sorunların sadece kaderin bir oyunu olmadıgının ve piyango size vurdu diye olmadıgının da farkındasınız. pek dinle alakanız yok ve bu yuzden bazı sorunları hayatınızda hic bir zaman kadere vs baglayıp kenara cekilmemişsiniz. günün sonunda hadi doktora gidelim su bu cabalıyorsunuz kendinizce ama cabalıyor musunuz? hakikaten ona yardım etmek istiyor musunuz? kendinize durust olun ve bu soruya cevap verin. cunku gercekten isterseniz yardım edebilirsiniz. cocugunuzun kendindekileri farkında oldugu kadarı ile anlattıgını yakındıgını yardım istediğini caresizce bilmenize ragmen onun anormal hissetmesine, sorunlu hissetmesine izin veriyorsunuz. neden? cunku ortaya cıkacak seyler sizin basarızlıgınız olacak.

    evet belki oyle belki degil. ama eger biraz cesaretiniz olsaydı, bunun bir onemi olmazdı. sizin hatanız ya da degil egonuzu bir kenara bırakıp hakikaten cocugunuz icin birşeyler yaparsınız.

    sonucunda ortaya cıkan ne varsa bir cocugun kaldıramadıgını gordugunuz seylerin icine, siz bir yetişkin olarak, fiziksel, ekonomik, sosyal ozgürlügü olan bireyler olarak basa cıkamamaktan korkuyorsunuz. sizi bile korkutan seylerle acaba o cocuk nasıl basa cıkıyor ya da cıkmıyor iste gozunuzun onunde kayboluyor, ziyan oluyor. bu ziyanlık sebebi ile sırf bazı seyler ile basa cıkamadıgından birşeyler istiyor siz de ona yardım etmek yerine onu kandırıyor ve oyalıyorsunuz bazı isteklerini yaparak. o ise yardım almak icin daha da kıcını yırtıyor. ama yine de görünmez. sonra cocugunuz buyudugunde kendi kendine yardım buluyor ve sizden nefret ediyor cunku nasıl olması gerektigini ama olmadıgını, onu koruyamamıs oldugunuzu, yıllarca size bazı sorunları ile aslımda birşey anlatmaya calıstıgını ama her ne hikmetse herseye aklı calısan insanların bir tek bu işlere aklı erememesinin sebeplerini fark ediyor.
    yine de sonra sizi anlamaya calısıyor affediyor sizi yeniden sevmeye calısıyor cunku aslında iyi insanlarsınız...

    ama korkaksınız. herseyden korkuyorsunuz. cocugunuza kotu birsey olur diye deli gibi korkuyorsunuz ama ona zarar veren seylerle de yüzleşmekten korkuyorsunuz bu yuzden cocugunuza kotu birsey oluyor. basarılı ve sevilen bir ebeveyn olamamaktan korkuyorsunuz ama baskaları tarafından nasıl gorundugunuzle ilgili taviz veremediginizde cocugunuzu belki de asla değmeyecek insanlar ugruna hayal kırıklıgına ugratıyorsunuz ayıp olmasın vs derken. sonra cocugunuz sizden nefret ediyor. yani yine korktugunuz basınıza geliyor. ama onun bile sorumlulugunu alamadıgınızdan bu nefreti onun sorunlarına baglıyorsunuz.

    üzerine, yetersiz oldugunuzdan o kadar korkuyorsunuz ki, kendi duygusal gecmişinizden, kendi karanlgınızdan, kendi ana babanızdan yasadıklarınıza bakmaktan kendi yanlıslarınıza bakmaktan kendi yaralarınza bakmaktan o kdar korkuyorsunuz ki, size hatırlatmasın diye cocugunuzunkileri gormezden geliyorsunuz. en azından bazı seyleri internete yazıp bile aratamayacak kadar korkuyorsunuz ve tüm bunlar deli gibi suclu hissettirdigi icin, eksikliginiz artık bas edilemez bir hale geldigi icin hukukta bile kendini bilen biri olarak kabul edilmeyen yaslardaki cocugunuzun soylediklerine secimlerine ve soyledigi herseye sanki tüm bunları yapn siz degilmişceisne saygı duyuyor her dedigini dogru kabul ediyorsunuz. yani işinizr gelmediginde cocuk hasta deli sorunlu oluyor ama işinize gelince her dedigi dogru kabul edilebilecek kadar akıllı ve mantıklı.

    bu mantık hatasının farkında olmanıza ragmen suclulukla bas edemediginizden ancak boyle rahatlıyorsunuz ama vicdanınız yine rahat etmiyor ve kendinizi pek cok seye inandırıyorsunuz.

    oyle iki yüzlü hale geliyorsunuz ki dengesiz davranıyor diye cocugunuzu sucluyor ve anormal davranıslar sergilemeye basladıgında bagırıyor cezalandırıyorsunuz.

    iyi oldugu ya da sebebi sizinle ilgili olmayan her kotu iyi zamanında ona sevgi destek verebiliyor onun yanında oluyorsunuz. ama sadece belli kosullarda. ama kendi hatalarınız sonucunda olmus bir durumdan dolayı acı cekiyor ise "yine" kendi sucluluk duygunuz yuzunden sizi suclamakla hic işi yokken tek istedigi yine sizin desteginizken, ortadan kaybolmanızı anlayamayan ve kafası karısan cocugunuz tüm bu dengesizligi, inkar etmeyi, kendinden uzaklsıp baska seylere odaklanıp esas onemli seyleri halletmek varken anlamsız gündelik seylere odaklanmayı sizden ogren ogrenmiş olabilir mi?

    eger korkuyorsanız, eger mükemmelliyetci iseniz cocuk yapmayın. cunku ebeveyn olmak demek hata yapmak demek, bazı seylerin yanlıs gidebilmesi demek, her zaman cocugu koruyamamak demek. ama aynı zamanda tüm sorumlulugu alıp hem kendi yanlıslarınızla yuzlesip ogrenip hem cocugunuzun yanında olabilmek demek. eger kendi kusurlarınızla yuzlesebilecek, eger belki kendi yaralarınızı hatırlayabilecek, cocugunuz soz konusu oldugunda itibar vs dusunmeden yapılması gerekenleri yapabilecek, "hayır" diyebilecek, sorumluluk alabilecek gotunuz yoksa lütfen ebeveyn olmayınız. illa cocugu sizin dunyaya getirmiş olmanız da sart degil, her hangi bir sekilde ebeveyn olmayınız.

    cocuklar durduk yere reaksiyon vermezler. durduk yere kafayı yemiş gibi davranmazlar. etki tepki. sizin yuzunuzden veya degil. lütfen bön bön seyretmeyin. bir şeyler yapın.

    yasadıgı soruna göre tepkileri farklı farklı olacak. oturun bi arastırın en azından. eline oynasın diye birsey verip onu oyalayıp rahatsız oldugu duygu durumundan cıksın diye ugrasacagınıza neden bu duygu durumu icinde diye anlamaya calısın.

    korkuyor musun? korkmalısın. ebeveynlik çok ciddi bir sorumluluk. o cocugun hayatından sen sorumlusun cunku. o yuzden korkularının altındakiler ile ilgili uyanık ol . korkup mal gibi korkuyu ort bas etmek icin baska seyler yapıcaksan bu işe girme. olma anne - baba. herkes cocuk yapmak zorunda degil....
  • geçtiğimiz ay, lisans yerleştirme sınavı ardından çeşitli mecralardan çocukların yazdıklarını okurken karşı karşıya kaldığım bir ekşi entry'si akabinde kendimi sorgulamama neden olmuş sıfat. bir de sıfatına tükürdüğümün zayıflarının ebeveyn olma hakkını kendinde görmelerini takiben sonsuz pişkinlik hakkını da elde ettikleri sanrısına itafen bir toplum gerçeğinin de temeli.

    şu iğrenç bir hikaye:

    https://i.hizliresim.com/0bbgjw.jpg

    bunu paylaşıyorum, çünkü midemi bulandırıyor. ben daha azı için adam döverim. çok ciddiyim. umurumda olmaz karakola mı düşerim hapiste mi çürürüm fakat bir çocuğa; henüz reşit olmuş veya olmamış bir çocuğa psikolojik veya fiziksel baskı uygulayan insanlar ebeveyn olmayı hak eden bireyler değillerdir. bu insanların daha en başında "çocuk yapma hakkı" bulunmamalıydı; daha en başında "evlenmeye yeterli değil" denilmeliydi bu insanların psikolojik durumları hakkında. neden denilmedi? çünkü "nerede çokluk orada bolluk" zannediyor insanlar ve o deyimin aslı öyle değil hepimizin bildiği üzere.

    ebeveynlik başlı başına bir sınav iken, daha "açık uçlu soru nasıl kodlanır" hususunda aklında sorular kalmış ve henüz 18 yaşına bile basmamış bireyleri mesleklerden ve iş kollarından tamamen bağımsız bir sınava sokmanın altında yatan mantığa küfretmek yerine bu ahlaksız ve bilhassa etik dışı yaklaşımı bir kanun gibi dayatmaya çabalayan insanların "anlık sinir" diye kendilerini savunma hakları namevcuttur, sevgili arkadaşlar.

    bu insanlar zayıftır ve zayıfların çocuk yapma, yetiştirme, hatta çocuklara yaklaşma hakkı dahi olamaz. bu sözüm ona ebeveynler toplumun çürük dişlerinden fazla bir benzetmeye tabii tutulamazlar genç arkadaşlar; bahsini geçirdiğimiz yozlaşmış bireylerin aksiyonları geleceğimizi şekillendirmektedir. ve ben bir fizikçiysem ve evrenin bir kanunu var diyorsam o da etki ve tepki; daha berbat, daha iğrenç ve daha yoz geleceğin ebeveynlerinin yetişmesi olacaktır. bu gençler büyüdüklerinde, çocukken tecrübe ettikleri yani kendilerine yapılanları tekrar edecek ve bu ahlaksız adetlerin devamlılığını sağlayacaklardır. - bu yüzden üzerine basa basa şu soruyu yöneltmek mecburiyetindeyim: siz bu çocuklara eğitim verdiğinizi mi zannediyorsunuz? hayır, hepiniz birer embesilsiniz ve aslında çocuk sahibi olmamanız gerekiyordu. bu bir hata. bu bir problem. bu bir yozlaşma.

    pedagojiden anlamayan insanların ebeveyn olamadığı bir gelecek umuduyla.

    problemin bir parçası olmayın.
  • birileri birçoklarına ebeveynliğin sadece kromozom bağışı demek olmadığını öğretmeli. birileri diyorum, birçoklarına diyorum. zira hakkını veren azken bağış meraklıları gırla.