şükela:  tümü | bugün soru sor
  • ileri haber'de kadın hakları mücadelesine marksist perspektif ve belki daha da önemlisi komünist mücadeleye kadın bakış açısı taşıyan yazılarıyla dikkat çeken yazar.
  • kadın sorunu üzerinde diyalektik spor yaptığı kitabını okumuştum. kendisinin uluslararası emekçi kadınlar günü'ne dair "diktatör değil vibratör istiyoruz" sloganını öven paylaşımını görünce dikkatimi çekti. yeşiller ve sol gelecek partisi'nin "faşizme karşı bacak omuza" sloganını hatırlattı bana bu paylaşım. sevişmekle faşizm arasında, vibratör kullanımı ile diktatörlük arasında bu şekilde bir illiyet kurabilmek için dünyaya fena şekilde cinsiyet penceresinden bakmak gerekiyor. bu pencereden bazı solcuları kolaylıkla "soyut bir emekçi kadın"dan hareket etmekle eleştirebilir ve 'makbul olmamak' adına vibratör sevdalısı emekçi kadın gibi abuk soyutlamaları bizzat yaptığınızı fark etmeyebilirsiniz. iktidar arayışından kopup akademik spora dönüşen siyasi ilgiden marksist değil marksolog çıkıyor işte böyle. içinden apolitizm fışkıran her şeye politik bir anlam yükleme hastalığı da bundan geliyor.

    pektaş, 8 mart'taki kadınlı erkekli komünist kortejine ait fotoğraflardan erkeklerin çoğunlukta göründüğü bir tanesini cımbızlayıp dalga konusu yapabiliyor. oysa komünist siyasetin neyi amaçladığını ve neyi kast ettiğini çok iyi biliyor olmalı. komünistler için 8 mart bir işçi anmasıdır. bir yaşam tarzı ve cinsel alışkanlık beyanı değil, bunları baskı altına alan gerçek ilişkilerin teşhir edilmesidir. bir örgütlenme çağrısıdır. çünkü kadın sorunu "kadın" sorunu değildir. fotoğrafta ima edilen cinsiyet bileşimi doğru olsaydı bile, komünistlerin siyasetten anladığı şey o bileşimi kadınlar lehine değiştirmek için örgütlenmek olurdu, ilk fırsatta koşa koşa "sütyen insan hakkı ihlalidir" pankartının yanında saf tutmak değil. komünist siyaset özgür cinselliği savunur ama özgürlüğü cinsel alışkanlıklar üzerinden tanımlamaz. ikincisi liberalizmin metodudur.

    morun bir tonuna dönüşerek şeker gibi erimenin vicdani mazereti sanırım bunlar. hdp'ye angaje feminizmin içler acısı hali...