şükela:  tümü | bugün
  • bedir savaşında öldürülmüştür.
  • dönemin putperest kaynaklarında mekke ileri gelenlerinden asil ve cesur bir şahsiyet olarak geçer.islam döneminde geleneksel olarak kötülükle özdeşleştirilmiştir,ama sanırım onun gerçek kişiliği hep bir sır olarak kalacaktır.
  • mekkedeki evi şimdi tuvalet olarak kullanılmaktadır. adeta islamdaki hoşgörünün belgesidir.
  • hz muhammed'i bizzat öldürme teşebbüsüne girmiş ayrıca suikast komitesi tertipçiliği de yapmıştır. ironik islam eleştirisi yapmıştır kabilinden tanımlarla neredeyse mizahçı bir kişiliğe sahip olduğunu ifade etmek gerçeği şişe geçirip piliç gibi kızartmakla eş anlamlıdır. ebu cehil'in mizah anlayışı kendisine tabii olan insanları gaza getirip peygamberin üzerine hayvan pisliği attırmaktan ibaret bir derekedir. islam kaynaklarında,kendisine peygamber tarafından onlarca kez tebliğ yapıldığı ifade edilir.
  • islami mitolojinin antagonisti.
  • zamanındaki kafirlerin tabiri caizse, en kalitelisiydi. dostlarına dost, düşmanlarına sonuna kadar düşmandı.
  • dar-ün nedve'nin fikir önderlerindendir. mekkeliler arasında çok büyük bir itibara sahiptir. o dönem için kadar önemli bir kişidir, ki hz. ömer'in islamiyeti kabulünün, hz. muhammed'in "allahım, islamı ömer bin hattab (hz. ömer) veya amr bin hisam (ebu cehil) ile yücelt" duası üzerine gerçekleştiği söylenir. mekke'nin en kudretli adamlarından biridir. makam ve mevkisine güvenerek gücünü yeterli görmüş, islam dinine tüm heybetiyle karşı çıkmış, islam peygamberinin ve o'na inananların kabe önünde namaz kılmalarına inatla mani olmaya çalışmış, bu yüzden de allah'ın son defa olmak üzere gönderdiği kutsal bir kitabın 1 ve 2. surelerinde yoğun bir kin, insani bir nefret ve öfkeyle anılmış, tehdit edilmiştir.

    ilk sure olan alak suresinin 9 -16. ayetleri ile ikinci sure olan kalem suresinin tamamı bu zata ayrılmıştır, ki akıl alır gibi değildir. daha ortada kuran-ı kerim yok, inmeye henüz başlamış, tamamlanmasına yıllar var, sonradan da daha 112 sure gelecek. yeri, göğü, her şeyi yoktan var eden bir yüce yaratıcı, insanlarının kurtuluşu için son bir kitap göndermeye başlamış ama nedense daha bismillah ilk iki surede hisam ebu'l-hakem adlı mekke'li aristokrat bir heriften büyük bir öfke ve bir tanrıya yakıştıramadığım insani bir nefret ve kin ile bahsetmiş. hey maşallah!

    yani şöyle düşünün, son peygamber gelmiş, ki cahiliye devri bitmiş, asr-ı saadet dönemi başlamış ama cahiliye devrinden kalan kız çocuklarını diri diri toprağa gömmek caniliği halen devam ediyor. çünkü "inanmış kadınlardan çocuklarını öldürmemesini" isteyen mümtehine suresi, islam kaynaklarında belirtildiğine göre hicretin 8. yılında, yani hz. muhammed'in peygamberliğinin 18. yılında inecek. bu durumda ya ortada diri diri gömülen kız çocuklarına göz yuman ve evlatlarını öldüren ebeveynlere 18 yıl ses çıkarmayan bir allah ve peygamberi var ya da kız çocuklarının diri diri gömülmeleri o dönem için sözkonusu değil!

    demem o ki ortada diri diri gömülen kız çocukları ve evlatlarını öldüren anne-babalar var ama insanlığı huzura kavuşturmak isteyen çok merhametli yüce allah bu katliama hiç oralı olmuyor. kız çocuklarına dönük bu vahşet, merhamet abidesi iki cihan serveri islam peygamberinin de hiç umurunda değil. allah ve elçisi bu zalimane cinayetlere ancak islam dininin 18. yılında karşı çıkacak ve kız çocuklarını diri diri toprağa gömmek vahşetini yasaklayacaklar. eh anca! allah ve peygamberi her şeyi bir yana bırakmışlar, mekke'nin en bilgili, en görgülü, en güçlü ve en zengin kullarından biriyle uğraşıyorlar, o'na lanetler yağdırıyorlar, tehditde bulunuyorlar, kin kusuyorlar.

    devam ediyorum ilk olarak kısa bir sure olan alak suresi inmiş. islam peygamberine tebliğ edilen ilk sure bu. kalem suresi de hemen peşinden. kalem/15 gelindiğinde "ona ayetlerimiz okunduğu zaman o, 'öncekilerin masalları!' der" diye bir cümle var. anladığım kadarıyla bu kelamı eden de ebu cehil (*). iyi de hafız daha ortada bir masal yok ki? burada "öncekilerin, yani eskilerin masalları" tanımından kasıt da neredeyse kuran'ın yarısına yakınını oluşturan tevrat'taki hikayeler ve yahudi efsaneleri. yani inen sure ve ayetler itibariyle ortada bu sözleri edecek bir konu yok, ki bu efsane-hikaye mevzularından bahseden sureler daha sonraki yıllarda tebliğ edilecek. ne demek istediğimi anlamanız için kısacık olan ilk sureyi, yani alak suresini ve peşinden kalem suresini okumanız lazım.

    burada bir öngörü var, ki tüm insanlığa gönderildiği iddia edilen bir kutsal kitabın surelerinin o mekan ve dönemin sorunlarının, o devrin meşhur adamlarının çevresinde dönüp durması, o dar çevrede biçimlenmesi bence ilahilikten ve evrensellikten çok uzak bir hal. (aslen bu mevzuda sözü edilmesi gereken esas oğlan ebu leheb ama o konuya hiç bulaşmıyorum artık).

    koskoca bir allah, yarattığı ebu cehil adlı bir kulun karşısında esip gürlüyor, kendini bir insanla kıyaslıyor, boy ölçüşüyor ki bunu da insani aklım almıyor:

    "(bu adam) allah'ın, (yaptıklarını) gördüğünü bilmez mi! / hayır, hayır! eğer vazgeçmezse, derhal onu alnından (perçeminden), yakalarız (cehenneme atarız) / o, hemen gidip meclisini (kendi taraftarlarını) çağırsın. / biz de zebanileri çağıracağız." (alak/14-18).

    ~
    (*) kuran-ı kerim için "eskilerin masalları" tanımlamasını yapan kişi ebu cehil değil, kureyş'in ileri gelenlerinden velid el-mugiyre ya da el-ahnes ibn-i seriyk ya da as ibn-i vail ya da umeyye ibn-i halef ya da ukbe ibn-i ebi muayt gibi kimseler imiş:

    . [kur'an hakkında masallar kitabıdır diyenlerin ya da muhammed'le alay edenlerin tanrı tarafından küfre layık görülmelerinin hikayesi]
  • zamaninda bu adama ebu cehil (cehaletin babasi) lakabini takan islamiyetin gunumuzde cehalet ile anilir olmasi tarihin bir oyunu olmali. tanrinin da olabilir.
  • nesnellik ve nötrlük iddiası olan bir mecrada (viki gibi) amr bin hişam başlığı altında inelenmesi ve isimledirilmesi gerekir.