1. türk düşmanı sünni kasap.
  2. osmanlı'nın bitmesinde rol alan kişilerden biri, en ön sıralarda hem de. pozitif bilimleri saf dışı bırakıp tüm gelişmelerin temeli sarsılmış, hatta gelişmeler devrilmiştir tam anlamıyla. emrine ve kafasındaki din çerçevesine uymayan herkesi öldürmüştür. o dönemde maktül ibrahim paşa ve damat rüstem paşa'nın ardından en çok cukkayı kaldıran olduğu söylenir.
  3. türkiye'de, söylediklerinin altına imza atıp fetvalarını hayata geçirmek için gönüllü olabilecek yüz binlerce, belki milyonlarca insanın bulunduğunu düşündüğüm engizisyon yargıcı.
  4. olumsuz sekilde yad edilsede samsun merkezde epeyce uzun bir cadde ismi.
  5. yobazın önde gidenini kimse burada şirin göstermeye çalışmasın. hele ki tarihi gerçekleri çarpıtarak!

    murtedlerin katli vacipmiş islam'a göre. islam'a göre müslüman olmayan herkesin katli zaten vacip. bunun tartışılır yanı yok.

    osmanlı'da kızılbaş denen toplum, bugünkü bildiğiniz alevilerdir. tabi o tarihlerde alevi kelimesi kullanılmıyordu, bunun yerine kullanılan tanımlardan biriydi kızılbaş. osmanlı'nın zaten nasıl bir alevi düşmanı olduğu, yavuz sultan selim'in gerçekleştirdiği korkunç katliamlardan, kıyımlardan görülmektedir. ebussuud efendiniz aleviler hakkında böyle bir katliam fetvası çıkarmıştır. savunu olarak "çıkarsaydı, bugün anadolu'da tek bir alevi kalmazdı" demek, bundan 20 yıl önce kullanılan ama artık çoktan çökmüş bir savunma cümlesi. zira bugün islamcı tarihçilerin de bilip kabul ettiği bir gerçek var ki, eğer osmanlı bu büyük alevi katliamlarını gerçekleştirmiş olmasaydı, bugün anadolu'nun çoook çok büyük bir oranı alevi nüfusa sahip olacaktı.

    ayrıca yemişim osmanlı'nın dil zenginliğini. osmanlıca dediğiniz derme çatma, temeli tarihi olmayan bir dil zengin, binlerce yıllık tarihe sahip türkçe mi 500 kelimeden ibaret? böyle bir şey ya eşi görülmemiş bir cehaletten ya da utanmaz bir yalancılıktan söylenir. ama zaten osmanlıca denen dilin ortaya çıkış sebebi de, osmanlı'nın utandığı türk geçmişinden ötürüdür. alevi düşmanlığının sebebi de budur ayrıca. zira aleviler, arap emperyalizmiyle yoğurulmuş neidüğü belirsiz bir kültüre direnip, orta asya'dan getirdikleri şamanist türk geleneklerini sürdürmek istemişlerdir.

    sanıldığının aksine alevilerin tamamını öldürtmemişmiş. bunu bile bir lütuf gibi gösteren zihniyetin "büyük alim" dediği "gerçek hümanist" bu kadar olur işte.

    yobazın, bağnazın, düzenbazın önde gidenlerinden biriydi bu efendi de.

    (bkz: alevilik/@cassey jones)
  6. günümüz iktidarının ecdadımız derken kastettiği şahıstır.
  7. ebu suud efendi osmanlı camiasının en büyük şeyhülislamlarındandır hatta belki ilkidir.bi takım kuduzlar ona saldıracaktır,bunlar olur.nerede ismi dinle birlikte anılan adam olsa ona sövülür,alıştık bunlara.ebu suud müftü-yü sakaleyn sıfatına haiz bir adamdır.yani insanlara ve cinlere fetva veren bir adam.dinden,imandan haberi olmayan hatta ve hatta allah'a kitaba peygambere söven adamlardan ebu suud'a saygı göstermesini ve bok atmamasını bekleyemezsiniz.

    ebu suud hakkında bi çok yazı okudum,ebu suud'un fetvalarını okudum.en beğendiklerimden birisi de şu meşhur karıncayla ilgili olan manzum tarzı yorumu.

    kanuni'den spoiler

    --- spoiler ---
    dirahta ger ziyan etse karınca
    günah var mıdır anı kırınca ?

    --- spoiler ---

    ebu suud'dan spoiler

    --- spoiler ---
    yarın hakk'ın divanına varınca
    süleyman'dan hakkın alır karınca.

    --- spoiler ---
  8. kanuni sultan süleyman veziri pertev mehmed paşa hizmetinde çalışmış bayramilerin önemli bir siması olan sufi şeyh hamza bali'nin idamını, kendi primitif zihniyetinin sonucu ile onaylamıştır.
  9. yunus emre'yle ilgili şu fetvayı veren şeyhü'l-islam

    fetâvâ-yi ebu's suud adlı eserin 217a ve 217 b’de kayıtlı bulunan fetva metni:

    mesele: “bir zaviyenin mescidinde eşhâs-ı muhtelife ile oğlanlar muhtelit olup envâı teganniyat ile tevhid ederler iken kelime-i tehvidi tağyir edip gâh dil men, gâh canmen ve gâh:

    sen bir ulu sultansın
    canlar içinde cansın
    çün âyan gördüm seni

    pinhan kayusu değil
    deyüp ve gâh
    cennet cennet dedikleri
    bir ev ile birkaç hûri
    isteyene ver sen anı
    bana seni gerek seni

    deyü göğüslerini döğüp evzâ-ı garibe ettiklerinde ahâli-i mahalleden bazı kimesneler zâviye-i mezbûrede şeyh olan zeyd’e;

    - bu makule evzâa niçün râzı olursun? dediklerinde, zeyd:

    - ne lazım gelir? ve mâ haleket-el cinne vel inse illa liyabudün demekle cevap verse şer’an zeyd’e ne lazım gelir?

    el cevap: evza ve akval-i mezbure kemal mertebe fuhuş olduğundan gayri, cennet hakkında söyledikleri kelime-i şenia küfr-i sarihtir. katilleri mubahtır, şeyhleri olan bi-din hikâyet olan ef’al ve akvâl men’e mubaşeret olunmazsa dahi ne lazım gelür demekle kâfir olduğundan gayrı o kabayihi ibadet kabilinden addedüb âyet-i kerimeyi ana delil getirmekle tekrar kâfir olur. ve bu itikattan rücu etmezse katilleri vâcib olur.”

    sözün özü: bu şiir şirktir, okuyan dinden çıkar demiş.

ebussuud efendi hakkında bilgi verin