şükela   tümü | bugün
  • 1983 nobel ekonomi odulu sahibi gérard debreu bu okuldandir.
  • şu fakiri bir "ekol" hem "normal" hem de "süperiör" nasıl olur diye yıllardır düşüncelere sevk eden eğitim yuvası.
  • cahit arf da milli eğitim bakanlığı desteği ile burada okumuştur 2 yıl ve dönüşünde kastamonu lisesi'nde matematik öğretmenliğine tayinini istemiştir(!). düşünün böylesine bir zekanın vatan sevgisinin boyutlarını..
  • aynı zamanda albert camus un okuludur
  • uluslararası burslu ogrenci alımı da yapan normal super okul. ancak basvuru icin posta posta belge ister, 200 basvurunun 30unu sınava cagırır, 10unu secer (tum okul icin). simdiye kadar hic bir turk ogrencinin dosyası kabul edilmemistir. sınava cagrılan ogrencileri acıklamaları bile aylarca surmustur, suruyor, sinir bozuyor, asabiyet yapıyor, ay bunaldım, mail bakiim ben...
  • sartre'ın, derrida'nın ve onlar gibilerin gelip geçtiği okul. bazıları da sadece şöyle bir uğramışlar ve uğramakla yetinmişlerdir. genellikle okulu kazananlar (ki bunlar öte kişiliklerdir en azından zeka açısından) dönüp lisenin son iki senesini bir daha okurlar. okula girmek ve çıkmak zor, okulu yarım bırakmak ise normal kabul edilir. önünde fotoğraf çektirmek havalıdır!
  • esasinda bir yuksek ogretmen okulundan baska bir sey degildir.
  • son sınıf öğrencilerine "küp" mezunlarına "arşiküp" diyorlarmış bu okulun insanları.

    ama te ne zaman. tee fukosu, derida'sı okulun avlusunda "gövdem bu kağıt bu ateş!!! hayır! kaçmaaa!" diye diye bağıra çağıra birbirine girdiği zamanlarda ağaçların arkasından birbirlerine el salladığı zamanlarda,

    althusser'in varoluşsal buhranlar geçirdiği ve dersleri ekip okulun psikoterapi revirine gidip kafa dinlediği,

    sartre ile canguilhem'in kürsüde peygamber gibi cirit attığı zamanlarda.

    sanki çok biliyormuşum o zamanları, zaman makinem varmış gibi bir atmosfer estirmek istedim şahsen..
  • paris cachan versiyonunda ekonomi yüksek tahsilimi tamamladığım eğitim yuvası. ekonomi bölümünün başkanı françois bourguignondur, kendisi 2003-2007 arası dünya bankası başkanı ve baş ekonomistliği yapmış, böyle ismi besmeleyle anılan bir insandır.

    (bkz: iki kilo taşşak)

    bitirmesi kabul almaktan zordur, bitirince de bi bok olmuyo maalesef. aslında elinizdeki türk pasaportuyla peygamberliğinizi ilan edip fransaya ayak basmış olsanız da bi işe yaramıyo aslında. yaklaşık 3 aydır çalışma izni bekleyen bünyeye sonunda şirket telefon açmış arkadaş bir aya kadar yeni adam alıcaz artık yeter oldun demiştir.

    diplomaları kutuya koyup geri dönüş hazırlığına başladık efendim. kadıköyde ufak bi kafe açıp almak için kıçımı yırttığım diplomaları da duvara asmayı planlamaktayım şimdi. zira fransız devletinden şamarı yedikten sonra bir de ayetullah yökle uğraşıp denklik almak için kasmaya derman kalmadı.

    en iyisi askere gitmek mi dersin brütüs belki gazi oluruz ha ?