şükela:  tümü | bugün
  • bir çok edat, aksine tek başına kullanılabilirler, lakin böyle kullanıldıklarında sonlarına ünlem [ ! ] koymak şeker olur...

    bunlara ünlem edatları denebilir, denmiştir daha önce belki (bkz: unlem edatlari).

    bir de çok sevdiğimiz bağlama edatları wardır ki özellikle (bkz: baglama edatlari).
  • turkce gramerde bulunmasa da dunyanin baris icinde yasamaya devam edebilecegi uyduruk teknik terim. bi isguzar'in icad ettigi* cok acik, oh bebek cok acik.
  • dilb. "ilgeç"in arapçası.
  • aynı zamanda, "alet" kelimesinin de arapçası olup, "edevat"ın tekilidir.
  • sebep, avadanlık. (osm)
  • kullanıldığı tümcedeki diğer kelimelerden ayrı yazılması gereken kelime. genelde bağlaçlarla karıştırılırlar. bir kelimenin bağlaç mı, edat mı olduğunu anlamak çok da zor değildir. şöyle ki:

    edatlar tümceden kaldırıldıklarında o tümcenin anlamı bozulur veya değişir. bağlaçlar tümceden kaldırıldıklarında tümcenin anlamı bozulmaz.

    örnek tümce: "sana söylediklerimi anladın mı ki?

    --bağlaç olan "ki" çıkarsa--> "sana söylediklerimi anladın mı?" [gayet anlamlı]
    --soru edatı olan mi çıkarsa--> "sana söylediklerimi anladın ki?" [ne diyon la?] (görüldüğü üzere soru edatı olan "mi" çıktığında tümce anlamını kaybediyor.)
  • cümle başı edatı, son çekim edatı gibi çeşitleri olan; sanıldığının aksine cümle içerisinde ait olduğu kelime grubunu edat tümleci değil zarf tümleci yapan; bazen tek başına anlamı da olabilen (sözgelimi, gibi; kalıp anlamına gelen kip sözcüğünden türemiştir) türkçenin sekiz sözcük türünden biri.
  • türkçe dilbilgisi özürlüsü bir insan olarak gençliğimin katilidir. edatın ne olduğunu ne işe yaradığını tam olarak anlayamadan geçti 19 yıllık eğitim hayatım , yarın oğlum gelip de edat nedir diye sorsa mal gibi kalacağız karşısında , rol model olayının da içine edebilirim. çok acil olarak yardım bekliyorum , önümüzdeki 7 - 8 sene içerisinde edatı öğrenmem gerekiyor.
  • katalanca yaş.
  • - bağlaçlardan farkı, yeni anlam ilgileri kurmasıdır. bağlaçlar ise zaten var olan anlam ilgilerine dayanarak bağ kurar.

    - edatlar cümlenin bir ögesi olurken, bağlaçlar bir öge özelliği göstermez. (öge içinde yer alabilirler).

    + sabaha karşı eve gelmişlerdi. (edat-zarf tümleci)
    + kitapları ve defterleri çantasına koydu. (nesne) (“ve” bağlacı nesneleri birbirine bağlamıştır.)

    - “ile, yalnız, ancak” gibi kelimeler hem edat hem bağlaç görevinde kullanılabilir. cümle içindeki anlamı bu nedenle önemlidir. ayrıca şu pratik yolla bu kelimelerin edat mı, bağlaç mı olduğunu anlayabiliriz:

    - “ile” yerine “ve” getirilebiliyorsa; “ile” bağlaçtır.

    + defter ile kalemi çantaya koydum.
    + arkadaşları ile konuşmuyordu.

    (birincisinde “ve” gelebildiği için bağlaç; ikincisinde “ve” kullanılamadığı için edattır.)

    - “yalnız, ancak” kelimeleri yerine “ama” bağlacı getirilebiliyorsa, bu kelimeler bağlaçtır. “sadece” kelimesi getirilebilirse bu kelimeler edat olur.

    + almak isterim ancak param kalmadı. / bu işi ancak sen yapabilirsin.

    - bazı cümlelerde “ile” den sonra virgül getirilirse, bağlaç olan “ile” edata dönüşür.

    + fatih ile ali’ye haber gönderdim. (bağlaç)
    + fatih ile, ali’ye haber gönderdim. (edat)

    - edatlar cümleden atılamaz. cümle anlamsızlaşır. bağlaçlar cümleden çıkartılınca cümlenin anlamı daralsa da cümle anlamsızlaşmaz.

    + senin gibisini görmedim. / senin görmedim. (cümle anlamsızlaştı. bu nedenle “gibi” edattır.)

    + koştum ama yetişemedim. / koştum yetişemedim.

    (cümle anlamını pek kaybetmedi. bu nedenle “ama” bağlaçtır.)