şükela:  tümü | bugün
  • gelmis gecmis en basarisiz kayakla atlama sporcusu. cocukluk hayali dublor olmakken kayakla atlama da cok tehlikeli oh ne guzel diyip bu spora baslamis , rica minnet olimpiyatlara katilmis, kendine has bir laubalikle atlayislarini yapmis ve de cuvallayip milleti eglendirmis bir hayal insani. sonrasinda ise sululuk sevmeyen olimpiyat komitesi sirf eddie katilamasin diye bi yigin kurallar koyup , bu sarlatan ruhlu kayak adamini saf disi biraktiklari icin olimpiyata filan katilmak nasip olmamistir bir daha kendisine. ya ne var birakin da biraz eglence olsun be. gelecek yil filmini de izliycez beyaz perdede. eger film macerasi da spor hayati gibi basarisiz olmaz ise (bkz: baslik parsellemek)
  • yonetmenligini dexter fletcher'in yaptigi, basrollerinde taron egerton* ve hugh jackman'in oldugu, 2016 yapimi, ingiltere adina kis olimpiyatlarinda yarisan ilk kayakla atlama sporcusunun hayatinin anlatildigi, biyografi tadindaki film. abd gosterim tarihi 26 subat:

    trailer
  • feel good movie diyorlar merakla bekliyoruz.
  • christopher walken'i izlemek için iyi bir firsat olan film. amca o kadar yaslandi ki daha kaç film çeker bilemedim
  • 1988 kış olimpiyatlarında kayakla atlama'da üç kategori vardı, ikisi bireysel biri takım. işte bu manyak ikisine katılmış ve sonuncu olmuş. ama öyle böyle sonuncu olmamış :(

    normal hill individual
    large hill individual

    film türkiye'de 1 nisan'da gösterime girecek.
  • hikayesi ile ilham verici, oyunculukları ile izlemesi oldukça keyifli bir film. hayata böyle tatlar da lazım dedirtenlerden.
  • kendini izleten bir film. öyle cok super degil de yine de sizi gulumseten, cerezlik bir film.
  • azmin zaferi (burada bahsi geçen zafer biraz farklı) temalı güzel film.
  • daha önce de bahsedildiği gibi çıtır çerezlik, gavurların feel good movie+inspirational movie dedikleri tarzda bir film olmuş. piyasada şu anda bulunan filmler düşünüldüğünde illa ki sinemaya gidilecekse tercih edilebilecek bir alternatif. özellikle çoluğuna çocuğuna gaz vermek isteyen ebeveynler tercih edebilirler.

    onun dışında eddie'nin hayatını biraz araştırınca adamın motivasyonunun filmdeki gibi saf çocukça duygular değil bariz bir şekilde olimpiyat trollemesi olduğunu görüyorsunuz. dönemde dublör ve downhill denilen tarzda yarışıp 84 olimpiyatlarına giremeyip atlamadaki boşluktan yararlanıp kendini olimpiyatlarda buluyor ve sonu malum zaten. ki olimpiyatlar sonrası sırf böyle trollemeler tekrarlanmasın diye sıkı kurallar getiriliyor vs.

    hugh jackman da nasıl oynamış bu filmde garibime gitti doğrusu.
  • kendimi iyi hissettiren film. filmin tamamını sırıtarak izledim. yılın en keyifli filmlerinden. eddie'nin hayatının birebir uyarlaması olmadığını daha jenerikte "eddie'nin hayatından 'esinlenilmiştir'" ibaresini yazarak oluşabilecek tartışmaların önüne geçmişler. dolayısıyla filmdeki eddie ile gerçekteki eddie arasında farklar olması normal. buna takılmadım ben. taron egerton, eddie rolünde epey başarılı. keza eddie'yi oynayan veletler de pek sevimlilerdi. hugh jackman'ı da ne denli sevdiğimi bu filmle gene anladım. jackman'ı da izlemek pek keyifliydi. tabii roller de şahane. filmdeki eddie başarısızın önde gideni olsa da epey azimli birisi. bu azmiyle de bizi eğlendiriyor. keza ona koçu da (jackman) klasik bir karakter olsa da (çok yetenekli olmasına rağmen yeteneğini çarçur etmiş birisi) keyifli bir karakter. eddie'nin ebeveynlerini de pek sevdim. gerçekte nasıllar bilemiyorum ama filmdeki bu karakterler de eğlenceliydiler.

    klasik bir spor filmi çoğu açıdan. inat etme, azmetme, yılmama, düştüğünde toparlanıp tekrar mücadele etme, yarışlara hazırlık gibi spor (ve zafere ulaşma) filmlerinin vazgeçilmez temaları resmi geçit yapıyorlar filmde arka arkaya. ama bu klişe temalar klişe bir şekilde karşımıza çıksa da film sürükleyiciliğinden, temposundan ve mizahından ödün vermiyor. öte yandan bu temalardan sonra karakterler şampiyonluğa erişirken bu film zaferi işlemeyerek o filmlerden ayrılıyor. genelde bu tür spor filmleri takımın ya da bireyin şampiyonluğa erişmesiyle biterken gerçekte de başarısız olan eddie sonuncu sırada yer alarak olimpiyatları tamamlıyor. "mühim olan mücadele etmek, zafer değil" diye yazılar beliriyor finalde. doğrudur, mücadele etmek, yılmamak, azmetmek bunlar mühim şeyler ama şimdi kalkıp da zafere de bok atmayın lütfen diyesim geldi. adamın başarısızlığı en sonunda "mühim olan katılmaktı"ya bağlandı.

    velhasıl keyifli bir film. 2.kez izler miyim bilemiyorum ama ilk izleyişte beklemediğim kadar eğlendirdi.