şükela:  tümü | bugün
  • günümüz türk yazarlarında görülen hastalık. edebiyatı halâ bir bezeme sanatı zannedenler bu tuzağa düşüyor. çok ünlüler de var aralarında, solcusu islamcısı da. demin bir ekşici sema kaygusuz okuyamadığını söylüyordu. dostum sorun sende değil inan bana.
    türk edebiyatı son yıllarda bir ruh hastası kervanına döndü. nazan bekiroğlu var bir tane. yazmıyor kadın, duvar beziyor, elifler, nunlar sikimin ilahi aşkları. gecen yine biri, geleneksel hasan ali toptaş övme günlerinden birinde arada ters bir laf ediyor. enntriyi de bulamadim. ama işte, dedim bu kadar tapınanin içinde bir tane asi çıktı. topbaş da fazla kasanlardan. bir ermiş edasiyla hayat- mayat üzerine konuşuyor.
    neyse laf çok da uzatmayalım, genelde aynı örneği veriyorum: akşam oldu.bu basit ve yalın cümleyi, gün bütün yorgunluğuyla saltanatını tamamladı, demek edebiyat kasmaktır. alın bir tane daha:
    'onu görünce kalbindeki güvercinler kaf dağının ardına uçardı.'
    kasan kassın, süslesin.ancak bunun çok modasi geçmiş bir paradigma olduğunu düşünüyorum. yüz elli sayfayı tumturaklı laflarla iki yüz elli sayfa yapanlara uyuz oluyorum.

    meramımı anlatabildim mi bilmiyorum.
  • bilinçli ya da değil çokça yaptığım şey sanırım. yerine göre hayal aleminizi şenlendirdiğini düşünüyorum. ama bazen okurken ağda kıvamına gelmiş cümleler bitmek bilmiyor. bu yüzden düşmanı değilsem de her şey yerli yerinde olmalı diye düşünüyorum. artık her nerede yaşanıyor ve yaşatılıyorsa.*
  • sonu ölümle bitwn bir hayatta çok gereksiz bir eylemdir. daha fazla söylenecek şey var halbuki, edebiyat kasmak lafı ağzında gevelemektir bir nevi. yapmayın dostlar.