şükela:  tümü | bugün
  • kurg...
    kurgus...
    kurgusu güz...
    kurgusu iyi olan, kome...
    kurgusu iyi olan, komedisi de...
    oyuncuları karakterlerine tam oturmuş. kurgusu iyi olan, komedisi de bo...
    oyuncuları karakterlerine tam oturmuş. kurgusu iyi olan, komedisi de bol, macera, bilimkurgik fil...
    oyuncuları karakterlerine tam oturmuş. kurgusu iyi olan, komedisi de bol, macera, bilimkurgik filmdir.
    ayrıca filmdeki uzaylı dostlarımızı pek sevdim. çünkü böylesi uzaylı tipi çalışması pek olmadı. pek ağzı açık tipler ama iyiler.

    daha öncesinde de yine aynı temayı işleyen groundhog day filminde de belirttiğim gibi
    (bkz: #32417648)

    kurg...

    edit: https://www.youtube.com/watch?v=-asb97fumk8
  • net bir şekilde türünün en iyilerinden biri olmuş. oyuncu seçimleri tarz olarak klişe olsa da düzgün oturtulmuş. çok kafa yorulması gereken bir konu işlemesine rağmen pek fazla açık bırakmamış. bıraktığı açıklardan birisi aslında açık değil fakat yanlış yorumlandığı için açık olarak gözüküyor. diğeri ise ağır bir muamma. şimdi açık olarak lanse edilmesine rağmen açık olmayan ve senaryoya düzgün oturtulan durumu irdeleyelim.

    --- spoiler ---

    birçok izleyici filmin sonunda bill cage'in iki gün geriye gittiği yanılgısına düşmüş, burada öyle bir durum yok. basitçe örneklemek gerekirse sallamasyon tarihleri ve saatleri referans vererek olayı netleştirelim;

    a-20 eylül 2020 saat 06:30 bill cage karakteri londra'ya iner.
    b-20 eylül 2020 saat 12:00 bill cage karakteri askeri üste kelepçeli olarak uyanır.
    c-21 eylül 2020 saat 06:30 bill cage karakteri üsten askeri harekat noktasına gitmek için ayrılır.
    d-21 eylül 2020 saat 11:45 bill cage karakteri harekat noktasına iner.
    e-21 eylül 2020 saat 12:00 bill cage karakteri alfayı öldürür ve ölür.

    e sekmesi alfanın ölüm tarihi ve saati olduğu için zamanı 24 saat geriye alır ve b sekmesi filmin checkpointi olur. bu dönemden sonra her ölümün tarihi ve saati ne olursa olsun bill cage karakteri b sekmesinde uyanacaktır.

    peki bill cage karakteri nasıl oldu da filmin sonunda a sekmesinde uyandı sorusunun cevabı da karakterin omegayı öldürmesiyle alfadan ayrı yeni bir checkpoint oluşturmasında saklı. şimdi sekmeleri tekrar düzenleyelim;

    b-20 eylül 2020 saat 12:00 bill cage karakteri askeri üste kelepçeli olarak uyanır.
    c-21 eylül 2020 saat 00:30 bill cage karakteri üsten askeri paris'e gitmek için ayrılır.
    d-21 eylül 2020 saat 06:00 bill cage karakteri ekip ile beraber paris'e iner.
    e-21 eylül 2020 saat 06.30 bill cage karakteri omegayı öldürür ve ölür.
    a-20 eylül 2020 saat 06:30 bill cage karakteri londra'ya iner.

    özetlemek gerekirse, 21 eylül saat 12:00'da alfayı öldürüp 24 saat geriye dönen ve kelepçeli şekilde üste uyanan bill cage karakteri, omegayı 21 eylül saat 06:30'da öldürünce yine 24 saat geriye dönerek helikopterde uyanır ve londra'ya iner.

    bu kısmı hallettikten sonra daha önce bahsettiğim muamma kısmına geliyoruz;

    bill cage karakteri zamanı mı geriye alıyor, yoksa bir gün önceden tekrar mı yaşamaya başlıyor. burası ince bir nokta neticesinde zamanı geri alıyor ise;

    bill cage karakteri öldüğünde tüm zaman çizelgesi geriye gider ve o an herkes baştan başlar.

    fakat bir gün önceden tekrar yaşamaya başlıyorsa başarısızlıkla sonuçlanan denemeler arkasında farklı bir çizelge bırakıyor, yani bill cage karakterinin her ölümü bir paralel evren oluşturuyor.

    asıl sıkıntı film, karakterin komple günü sıfırladığını irdelese de işleyiş olarak bunu göstermiyor olması, bunun en basit örneği rita vrataski karakterine ulaşmaya çalıştığı denemelerden birinde görünüyor, sekansı hatırlayalım;

    bill cage karakteri şınavdan sonra dönerek askeri aracı aşmak ister ve ölür, o andan itibaren çavul farell'i görürürüz. onun ve o sırada orada bulunan diğerleri için hayat devam etmektedir. film omega ve alfayı anlatırken zamanın geriye alındığından bahsetse de gösterimde sanki bill cage karakteri öldüğünde o zaman çizelgesini geride bırakıp kendisine yeni bir çizelge yaratıyor gibi gösteriyor.

    bunu tablolamak gerekirse;

    123456789 normal bir zaman çizelgesi akışı iken,

    filmin anlattığı;

    12345678787878787878789 (çizelge içi tekrar)

    filmin gösterdiği;

    12345678
    12345678
    12345678
    12345678
    12345678
    12345678
    12345678
    12345678
    123456789

    bana kalırsa filmin belli çerçevelerini kabul ettiğimizde (zamanı geri alma gibi) tek açık noktası burası kalıyor, bunu netleştirmedikleri gibi ola ki eğer ikinci durum söz konusu ise ortaya şöyle de bir sorun çıkıyor;

    rita vrataski karakteri sırf bill cage karakteri kendi çizelgesinde savaşı kazanmış olsun diye, defalarca kendi zaman çizelgesini yakmış oluyor.

    üstelik aynı karışık durum rita vrataski karakteri için de geçerli, rita vrataski de bu durumda arkasında bir sürü paralel evren bırakmış oluyor.

    bu gibi durumlar çok karışık sonuçlara çıktığı için muhtemelen kimse arkada paralel evren bırakmıyor ya da yeni bir çizelge oluşturmuyor. komple tüm zaman geriye alınıyor karakterler tarafından. fakat senaristler filme mizah katmak için karakter ölümünden sonraki sahneleri koyarak bu kısmın bir açık olarak gözükmesine sebep olmuş. buna istinaden filmden sadece bir puan kırıyorum. o da emily blunt'un full metal bitch performansı hatrına.

    9/10

    --- spoiler ---
  • beni benden alan film.

    --- spoiler ---

    filmde en hoşlandığım sahne, onlarca kez aynı şeyi yaşamaktan yorulan cage'in, motosiklet çalıp bir barda bira içme kaçamağı idi.

    --- spoiler ---

    beğeneceğiniz yüksek ihtimal. beğenilsin veya beğenilmesin, asıl sorun şu:
    bu filmi hiç seyretmemiş olmak. bu kabul edilemez. net.
  • hani "o adam başrol olm, ölürse film biter" kalıbı var ya, o kalıbı yıkan film işte.
  • --- spoiler ---

    soru: emily blunt'un oynadığı karakter yeniden dirilme özelliğini kaybettiğini nasıl anladı?

    --- spoiler ---
  • annemin milyon dolarlara, özel efektlera, cgi'lara falan siktiri çekip filmin onuncu dakikasında "ee bunu mu izleyecez delinin şeyi gibi aynı şeyi" diyerek başından kalkıp medcezir izlemeye gittiği film.

    isterse 10 dalda oskar alsın; medcezir wins!
  • mis gibi filmdir. yok mantık hatası, yok ahım şahım film değildir diyen kekoları es geçiniz, keyifle izleyin. onlar kızlara muhabbet kasacağım diye festival filmi seyretmekten fantastik, bilim kurgu, aksiyon filmlerinin ne denli insana zevk verdiğini unutmuş.
  • filmde en hoşuma giden ayrıntı:

    --- spoiler ---

    en sonunda binbaşı cage'in rose'a sırıtıp castla beraber john newmandan "love me again" parçasının başlaması.

    --- spoiler ---
  • bana source code ve azınlık raporundan esintiler var gibi gelen film.

    --- spoiler ---

    bu cage ve rita tam bir denyo arkadaş. generalin odasına girip omeganın yerini öğrentikten sonra neden kaçmaya çalışıyorlarki. günü resetle, mekanı biliyorsun. tekrar sıfırdan başla. sıf aksiyon katmak, kahramanları zor koşullara doğru sürüklemek için kaçmaya çalışıyor, hastane ve gücü kaybetme. madem bin kere konuştuk generalle, demekki önceki 999 seferde, rita seni hep vurdu. 1000 de mekanı öğrendikten sonra, yine vur. niye riske atıyorsun ki olayları.

    bide, bende şu iki gün olayına takıldım. hep bir gün resetlenirken, filmin sonunda 2 gün resetleniyor. heralde, omega hadi beni öldürdün köftehor, al sana benden de bir gün dedi

    --- spoiler ---
  • tom cruise isabetli yapımlarda oynama konusunda başarılı bir adam. son dönemlerde "yakışıklılığım da bitmeden bir kaç filmde oynayım bari" diye biyografisine bolca film ekledi ama çöp filmlerde oynamadı yine de. seçimleri oldukça iyi. (de niro, john cusack falan gibi. video piyasasına düştüler iyice. üzüyor beni bu adamların düştüğü hal)

    neyse alttaki paragrafta öyle spoiler sayılabilecek bir şey yok ama yine de hikaye hakkında ufak tefek tüyo verebilir. uyarmış olalım..

    tıpkı bir diğer tom cruise filmi oblivion gibi bu da gayet iyi bir film. her ikisi de birer bilimkurgu başyapıtı değil elbette ama hiç te boş olmayan, akılda kalıcı, sağlam filmler. edge of tomorrow iyi bir senaryo ile birlikte kaliteli eğlence de vaad ediyor. filmin merkezindeki ölüm teması üzerine yapılan geyikler güldürdü. (hele cage'in birlikten kendisini arabanın altına atıp kaçmayı denediği an) esas oğlan cage'in ilk günü sıfırlandıktan sonraki "noluyor? komutanım bakın kötü şeyler olacak?" gibi telaşlı ve korkak halinden, finale doğru geldiği ne yaptığını bilen kendine güvenli haline geçişi de oldukça gerçekçi bir şekilde aktarılmış. ayrıca rita'ya karşı gitgide aşka evrilen ilgisi de öyle. yani "bu adam ne ara böyle makine gibi hareket etmeye başladı" ya da "ooo hemen de aşık oldu" demiyorsunuz hiç. yan karakterler eğlenceli tipler. işlerini yapıyorlar. bill paxton'un oynadığı başçavuş karakteri sinir bozucu derecede başarılı. 3d olayı gayet güzel bu kez. hatta böyle yüzünüzü sakınacağınız sahneler de var.

    ancak final konusunda burada yapılan eleştirilere de sonuna kadar katılıyorum. belki de filmi "iyi bir bilimkurgu örneği" diye değil de "bilimkurgu klasiği" olarak hatırlayabilirdim finalde hollywood mantığının biraz dışına çıkabilselerdi. tıpkı oblivion gibi

    son olarak ta tom cruise amcaya seslenmek istiyorum: yeter lan babam yaşımdasın hala bu kadar yakışıklı olma. kilo al, yüzün şişsin, tenin çöksün ne bileyim saçın dökülsün. ölmeyecek misin olm neyin peşindesin sen?